Gaziantep'ten bir ' Jön ' geçti

Gaziantep'ten bir jön geçti.Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden oldu.İşte onun yaşam hikayesi

Gaziantep'ten bir jön geçti.Yeşilçam'ın unutulmaz isimlerinden oldu.İşte onun yaşam hikayesi

Gerçek adı Baki Solak olan oyuncu, Elâzığ-Harput’tan köklü bir ailenin çocuğu olarak 26 Aralık 1924′de, ailesinin 15. çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğu ve gençliği Gaziantep’te geçti. İlkokulu değişik illerde (Elazığ, Gaziantep, Adana ve Bingöl) okudu. Gaziantep ve Erzurum’da, lise ve öğretmen okullarında okudu.

Sanata olan tutkusu çocukluk yıllarında başladı. Halk evi temsil kollarında profesyonel olarak sahne yaşamına atıldı.

Sporda üstün başarılı hizmetler vermiş, cirit, kros, mukavemet ve yüzmede bölgesel dereceleri ve Türkiye çapında aldığı ödüller bulunmaktadır. Hatta Gaziantep’te birçok spor kulübünün ilk kurucusu olmuş, atletizm milli hakem lisansına sahip olmuştur. Sportif faaliyetleri yanı sıra birçok derneğin kuruculuğunu ve yöneticiliğini üstlenmiştir.

Öğretmenlik, Gümrük İstihbarat Memurluğu, polislik, muhasebecilik gibi branşlarda çalıştı.

İlk tiyatro deneyimini 1937 yılında İstanbul Şehir tiyatrosunun Gaziantep’te sergilediği oyunda rol alarak yaşadı. 1940-1953 yılları arasında Gaziantep Halkevi’nde Temsil Kolu Başkanı, idarecisi, başrol oyuncusu olarak 150′ye yakın telif ve tercüme eseri sahneye koydu ve oynadı.

1955 yılında İstanbul’a yerleştikten sonra kendini Yeşilçam ve sinema sanatının içinde bulunmuştur. 1960-1961 sezonunda İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. İlk başrolünü 1957′de Belgin Doruk ile Çileli Bülbül filminde İhsan Tomaç yönetiminde oynadı. 70′e yakın filminde başrolde oynayarak zamanının ünlü yıldızları arasına girmiş, 20 senaryosu filme alınmış, ünlü yönetmenlere asistanlık yapmıştır. İlk Türk Film Festivali’nde ödül kazandı.

Türk sinemasının iyi yönde gelişmesi için dernek, sendika, kuruluşun başında ve içinde yer aldı.

Bir ara ses sanatçısı olarak sahneye de çıkmıştır.

Evli ve 4 çocuk babası olan sanatçı 04.08.2004 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ölümüne kadar yüzlerce film ve TV dizisinde rol almıştır. Önemli filmleri arasında Çileli Bülbül, Çölde Bir İstanbul Kızı, Köyde Bir Kız Sevdim, Çoban Kızı, Kara Güneş, Kanayan Yara, Ah Gardaşım filmleri örnek verilebilir.

Sitemiz yazarlarından merhum, Gazeteci-Yazar Fevzi Günenç, Baki Tamer'in ölümü üzerine gaziantephaberler.com'da şunu yazmıştı:

Onunla, 13-14 yaşlarımda yüz yüze gelmiştim. Babamın Suburcu’nda kitapçı dükkanı vardı. Orada eyleşirdim. Bir gün duyumlarım beni dükkanımızın bitişiğindeki çıkmaz sokağa çekti.

Dayıahmetağa İlkokulunun arka kapısı vardı burada. Günlerden Pazardı. Okul tatil olduğundan kapının kapalı olması gerekirdi. Ne ki o gün açıktı. Açık kapıdan girdim. Duyduğum seslere doğru yürüdüm.

Bir sınıfta çocuklar, gençler toplaşmıştı. 10-12 kadar vardılar. Öğretmenleri uzun boylu, renkli gözlü, iyi giyimli yakışıklı biriydi. Adının Baki Tamer olduğunu tahmin etmiştim.

Çünkü onu görmek için gelmiştim buraya. Bir köşeye çekilip oturdum. Onları izlemeye başladım. Şahinbey adlı bir tiyatro oyununun provasını yapıyorlardı.

Tiyatro kanına işleyen, sahne tozunu çocuk yaşlarında yutan bu adam zamanın Tütün Kooperatifi Müdürüydü. İyi maaşı vardı. Epeyce dünyalık biriktirmişti.

Bugünün Fıstık Kooperatifleri Genel Müdürlüğünün temeli olan Tütün Kooperatifi Müdürlüğünden istifa etti. Yükünü yükleyip İstanbul’a, Yeşilçam’a göç etti. Gözümüz de onunla birlikte gitti. Ondan iyi haberler bekliyorduk.

Kısa zamanda çok yükselecekti. Hep başrollerde, jön oynayacaktı. Yüreğimiz yanarak bekleyip durduk uzun yıllar onun hak ettiği yere yükselmesini.

Yükseldi, yükselemedi değil ama onun yükseldiği yerden çok daha ötesinde yer almasını bekledi hep gönlümüz.

Her zaman olduğu gibi o yıllarda da, Yeşilçam’da da geçerliydi Bizans oyunları. Kalleşlikler, arkadan vurmalar, ayaktan vurmalar, ihanetler, kadirbilmezlikler…

Geçerli olan Abdo Bey olmaktı. Hani “Şu Mezarımı Taştan Oyun” türü filmler çeken Urfalı arabesk bir sinemacı vardı ya… Hüseyin Peyda…

Sermayesini kendisinin koyup, başrol oynadığı filmlerin yapımcısı… Filmlerini izlemek için sinemaya izleyicinin bir düzine mendille gittiği adam…

Onun silahıyla girmedi Baki Tamer Savaşı. Kültür adamıydı. Sanatın ne olduğunu bilirdi. Sanattan ödün vermezdi.

. Elâzığ-Harput'tan köklü bir ailenin çocuğu olarak 26 Aralık 1924'de, ailesinin 15. çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluğu da gençliği de Gaziantep'te geçti..Öğretmen okullarında parasız yatılı okudu.

Sanata olan tutkusu çocukluk yıllarında başlamıştı. İlkokul müsamerelerinde, piyeslerde oynamıştı. Sonra Halkevi Temsil Kollarında profesyonel olarak sahne yaşamına atılmıştı.

İlk tiyatro deneyimini 1937 yılında İstanbul Şehir tiyatrosunun Gaziantep'te sergilediği oyunda rol alarak yaşamıştı.1940-1953 yılları arasında Gaziantep Halkevi'nde Temsil Kolu Başkanı, idarecisi, başrol oyuncusu olarak 150'ye yakın telif ve tercüme eseri sahneye koymuş ve oynamıştı.

İstanbul’a yerleşme işini 1955 yılında gerçekleştirmişti. O yıl sinemayla tanışmış,1960-1961 sezonunda İstanbul Belediye Şehir Tiyatrosu'nda sahneye çıkmıştı.

Sinemada ilk başrolünü 1957'de Belgin Doruk ile Çileli Bülbül filminde oynadı. 70'e yakın filminde başrolde oynayarak zamanının ünlü yıldızları arasına girmiştir. 20 senaryosu filme alındı. Ünlü yönetmenlere asistanlık yaptı.
İlk Türk Film Festivali'nde ödül kazandı. Türk sinemasının iyi yönde gelişmesi, sinema adamlarının insanca yaşayabilmesi, geleceklerinin güvence içinde yaşamalarının sağlanabilmesi için dernek, sendika kuruluşlarının başında, en azından içinde yer aldı.

Önemli filmleri arasında Çileli Bülbül , Çölde Bir İstanbul Kızı , Köyde Bir Kız Sevdim , Çoban Kızı , Kara Güneş , Kanayan Yara , Ah Gardaşım filmleri örnek verilebilir.

Ölümüne kadar 1000'e yakın film ve TV dizisinde rol aldı. Aldı da ne oldu? Bırakın Türkiye’mizi, doğduğu Elazığ kentinde; çocukluğunu, ilk geçlik yıllarını eskittiği, sanata ilk adımını attığı Gaziantep’te bugün kaç kişi anımsıyor onun adını?

Evli, 4 çocuk babası olan sanatçı 4 Ağustos 2004 tarihinde aramızdan sessizce ayrıldı. Feriköy Mezarlığında bulunan aile kabristanına yatıyor şimdi.

Baki Solak’tı adı, Baki Tamer oldu. Soyadı değişti ama adı değişmedi. Keşke anısı da adı gibi baki kalabilse sonsuza kadar.

İç çekerek diyorum ki: Bir zamanlar bir Baki Tamer vardı. O yok artık. Yıldız yağmurları üstünden eksik olmasın bari.

05 Ara 2021 - 09:38 - Eğitim, Kültür & Sanat



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.



Anket İmamoğlu Cumhurbaşkanlığına Aday Olursa Oy Verir misin?