"Kalpazan" dedikleri gazeteci hakkında ne karar verildi

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Abdullah Kocaman hakkında 3 yıl önce “parada sahtecilik” suçlamasıyla verilen ve Yargıtay tarafından da onanan 8 yıl 4 aylık hapis cezası ile ilgili hüküm bozuldu.

Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı Abdullah Kocaman hakkında 3 yıl önce “parada sahtecilik” suçlamasıyla verilen ve Yargıtay tarafından da onanan 8 yıl 4 aylık hapis cezası ile ilgili hüküm bozuldu. Abdullah Kocaman, Türkiye'ye göre değeri çok daha düşük olan "Suriye parası basmak"la suçlanmıştı.

Gazeteci Abdullah Kocaman hakkında, 3 yıl önce “parada sahtecilik” suçundan mahkemenin verdiği 8 yıl 4 ay hapis ve 6666 gün adli para cezası, Yargıtay’ın da onamasıyla kesinleşmişti.

Verilen ceza kararı üzerine Kocaman’ın o dönemdeki savunma avukatı Metin Feyzioğlu kararı temyiz etmiş, ancak Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararı onaylamıştı.

Hükmün kesinleşmesiyle birlikte Abdullah Kocaman, cezaevine girmesi durumunda suçsuzluğunu ispatlayamayacağı gerekçesiyle teslim olmayı reddetmiş ve kaçak hayatı yaşamaya başlamıştı.

Kararın yeniden incelenmesi konusunda Yargıtay’a yeniden yapılan başvurular bir süre önce sonuç verdi ve Abdullah Sabri Kocaman hukuk mücadelesini kazandı.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 11.02.2016 tarih 2015/14795 esas ve 2016/1394 karar sayılı ilamıyla hüküm bozularak infaz durduruldu.

NEDEN BAŞINA BUNLAR GELDİ

Peki "kalpazanlıkla" suçlanan gazetecinin başına bunlar neden geldi?

Ceza alan Abdullah Sabri Kocaman’ın Gaziantep’teki kimi yolsuzlukları sahibi bulunduğu Hakimiyet gazetesinde yayımlamasıyla gündeme gelmişti.

Örneğin Kocaman, hakkında soruşturma başlamadan kısa süre önce vergi kaçıran 120 firmayı Vergi Dairesi ve Gelir İdaresi’ne yazılı olarak bildirmişti.

Yine Gaziantepspor’un vergi ödemelerinde "usulsüzlükleri" Gaziantep Vergi Dairesi’ne ileterek, Gaziantepspor'un 17 yöneticisi hakkında dava açılmasını sağlamıştı.

Bir başka sefer de, Hatay’da stratejik konumda olan bir araziyi bir grubun devletten değerinin çok altında satın alınmasını yaptığı haberle engellemiş ve araziyi satın almaya kalkışan Mehmet Kızıl’ın “Kocaman’la hesaplaşacağız,” tehdidine maruz kalmış.

ÖNCE "FUHUŞ" SONRA "UYUŞTURUCU" SONRA DA "SAHTE PARA"

Abdullah Sabri Kocaman hakkında önce bir “fuhuş” dosyası açılmış, mahkeme takipsizlik kararı vermişti.

Ardından uyuşturucu soruşturması başlatıldı. Ancak oradan da ceza verilemeyince son olarak“sahte para” bastığı öne sürülmüş ve bu suçtan da ceza almıştı.

Kocaman'ın nasıl "kalpazanlık"la suçlandığını Odatv yazarı Mümtaz İdil Mayıs 2013'te şöyle anlatmıştı:

"(...)İddianameyi hazırlayan savcılık, dinlemelere takılan “Nasıl gidiyor işler?”, “Ne var ne yok?” gibi normal konuşmaları, paranın basımının nasıl gittiğine ilişkin sorular olarak kabul edip fezlekeye eklemiş.

Bundan sonra arama işlemleri başlamış. Kocaman’a ait 5 değişik mekanda aramalar yapılmış ve tutanaklar tutulmuş.

Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan aramalarda suç unsuru bulunmadığı tespit edilmiş ve tutanağa işlenmiş.

Hakimiyet gazetesine ait matbaada aramalar yapılmış, herhangi bir suç unsuru bulunmadığı tespit edilmiş, tutanaklara işlenmiş.

Hakimiyet gazetesinin merkezinde yapılan aramalarda herhangi bir suç unsuru bulunmadığı tutanaklara geçmiş.

Kocaman’a ait bağ evinde yapılan aramada da suç unsuru bulunmadığı tutanaklara geçirilmiş.

ERGENEKON ARAMALARINA BENZİYOR

Savcılıkça bir yandan itibarsızlaştırma faaliyeti çerçevesinde Abdullah Sabri Kocman hakkında basına sürekli bilgi sızdırılmış. Kocaman gözaltına alınmadan 5 saat önce Cihan Haber Ajansı Kocaman’ın göz altına alındığını duyurmuş.

Gözaltına alınma kararından hemen sonra, bu talep Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/21 Sorgu sayılı kararıyla Kocaman hakkında kuvvetli suç şüphesinin oluştuğuna dair delil bulunmaması sebebiyle talep reddedilmiş.

Savcılık bu karara 3 gün sonra itiraz etmiş ve dosya Gaziantep 14. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş, bu mahkeme itirazı kabul etmiş ve Kocaman için “yakalama” kararı çıkarmış.

Uzatmayalım, yakalama kararı üzerine Kocaman, 13 Şubat 2012 günü akşamüzeri 4’de yakalanmış. Yakalama ve gözaltına alma yönetmeliğinin 16. Maddesi gereği 24 saat içinde hakim karşısına çıkarılması gerekirken, Kocaman emniyette bekletilmiş.

Hemen iddianame hazırlanmış.

YARGILAMA SAFHASI

Ertesi gün, yani 14 Şubat 2012 günü dosya, UYAP dağıtımı yapılmadan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş ve 1. Ağır Ceza Mahkemesi bin sayfanın üzerindeki iddianameyi hemen okuyup, kabul etmiş, Kocaman’ın da tutuklanmasına karar vermiş.

Yargılama sonucunda Kocaman’a 8 yıl 4 ay hapis ve 6666 gün para cezası verilmiş.

Dosya kapsamında Kocaman’ın, kendisiyle birlikte yargılanan 5 sanıkla ilgili bir telefon görüşmesine rastlanmamış. Evinde ve işyerlerinde yapılan aramalarda suç unsuruna ulaşılmamış. Tapelerde direkt olarak suç unsuru oluşturan bir konuşma bulunamamış. Yargılanan diğer 5 sanık da Abdullah Kocaman’ı tanımadığını belirtmiş. Tedavüle çıkmamış ve üçüncü kişilerin zarar görmesine neden olmamış sahte paralarla ilgili olarak yasada öngörülen 2 yıl ile 12 yıl arasındaki ceza keyfiyetinde en üst sınır ceza verilmiş. Ayrıca parayı basan matbaacı soruşturmaya dahil edilmemiş. Tutuklanmasına “karşı oy” veren hakim duruşmadan hemen önce 2 gün rapor almış.

Verilen ceza kararı üzerine Kocaman’ın savunma avukatı Türkiye Barolar Birliği Başkanı da olan avukat Metin Feyzioğlu kararı 10 Eylül 2012 tarihinde temyiz etmiş.

Dosyanın Yargıtay’a gitmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca karar incelenmiş ve hazırlanan tebliğnamede, “… iletişim tespit tutanaklarında sanık Mehmet Arif ile sahte para ile ilgili açıkça hiçbir görüşmesinin olmaması, sanığın üzeri, işyeri ve evinde yapılan aramalarda hiçbir sahte paranın ele geçmemesi ile sanığın üzerine atılı suçu işlediiğine dair savunmasının aksine, içeriği maddi bulgularla desteklenmeyen ve birtakım sözlere anlam yüklenen telefon görüşmelerine dayalı iletişim kayıtları dışında cezalandırılmasına yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraati yerine, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğundan…” denilmek suretiyle beraati istenmiş.

Sonra dosya 8.Ceza Dairesi’nde görüşülmüş ve 18 Şubat 2013 tarihli kararında, tebliğnamenin aksine Abdullah Sari Kocaman hakkında verilen hüküm onanmış.

Daha da vahim olanı, üzerinde sahte para ile yakalanan Mehmet Cemiloğlu ve Hüseyin Şanverdi’nin cezalarının fazla olduğu gerekçesiyle aynı daire bu iki sanık lehine kararı bozmuş.

Kocaman’ın savunma avukatı kararın tebliğinden sonra 25 Mart 2013 tarihinde ilam inceleme aşamasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na itiraz edilmesi yönünde itiraz dilekçesi vermiş. Ardından Kocaman da durumunu izah eden ve yine Yargıtay ilamına itiraz edilmesi yönündeki talebini içeren dilekçeyi kişisel olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletmiş.

Dosya halen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiş. İlam inceleme aşamasında, başsavcılığın kararı da olumsuz gelmiş.

Geriye Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru kalıyor. Kolay gelsin, ne diyelim..."

Odatv.com

06 Haz 2016 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.


tiktok takipçi satın al