Bütün yollar 'BÜYÜK PATRON'a çıkıyor!

Bütün yollar 'BÜYÜK PATRON'a çıkıyor!

Türkiye'nin yakın tarihine BÜYÜK RÜŞVET koduyla geçen ''17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu'', iktidar partisi AKP'nin hiç de AK olmadığını saklanamaz bir biçimde ortaya çıkardı. AKP iktidarı, artık bir bataklığa dönüşmüş olan para / altın kaçakçılığı / imar yağması ilişkilerini saklamak için dört bir koldan harekete geçti. Bugünler için beslenip büyütülen medyadaki tosuncukları, aldıkları paraların karşılığını ödeyebilmek için aynı ağızdan konuşmaya başladı: "Bu bir İsrail operasyonudur. İsrail ve ABD Erdoğan'ı yemek istiyor. Operasyon bu yüzden yapıldı.''


Bu söylemi dolaşıma sokan AKP'liler, komplo teorilerine, Fethullah Gülen Hareketi'ni de ekledi. Böylece, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda ortaya çıkan gerçekler, "iktidar kavgası''yla perdelenmek istendi.


Ancak olmuyor; ne derlerse desinler, mızrak çuvala sığmıyor. Erdoğan Bayraktar'ın havalimanında para dağıtarak toplayabildiği kalabalıklar AKP'ye -hala- inanmak istese de ''samimi dindarlar'' yazılıp çizilenler karşısında kusmamak için midelerini tutuyor.


Gerçek Gündem.com, 17 Aralık'ta başlatılan BÜYÜK RÜŞVET operasyonunun ilk anından itibaren, ciddi bir gazetecilik başarısı sergileyerek, AKP'nin AK olmayan yüzünü sergiliyor. Türkiye, henüz ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, Gerçek Gündem okurları, sabah saatlerinde operasyonun imar yolsuzluğu / altın kaçakçılığı / kara para aklama suçlarını içerdiğini öğrendi. Üstelik; bu suçlamalarla itham edilen kişilerin liderlerinden birinin Ebru Gündeş'in kocası Rıza Sarraf olduğunu da belirtti. Böylece, bakan çocuklarından bürokratlara, siyasetçilerden milletvekillerine dek uzanan operasyonun niteliği de ortaya çıkmış oldu.

Bu bağlamda, HALK TV'nin hakkını da teslim etmemiz gerekir. Halk TV yönetimi de çarşamba gecesi yaptığımız programda, Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'a dek uzanan yolsuzluk iddialarını anlatmamıza olanak sağladı. Halk TV de tıpkı Gerçek Gündem gibi her türlü riski göze alarak başarılı bir yayıncılık örneği gösterdi. Hakan Aygün ve Şaban Sevinç yönetimindeki Halk TV, 17 Aralık'tan bu yana aynı çizgisini koruyor. Başımıza bir şey gelmediği taktirde, gerçekleri hem burada hem de HALK TV'de söylemeye devam edeceğiz.


Bunları neden anlatıyorum?

BÜYÜK RÜŞVET kod adlı operasyona ilişkin birçok dinleme kaydına, polis deyimiyle TAPE'ye ulaştık. Bunların en önemlilerinden biri hiç kuşkusuz ki; cumartesi günü yayınladığımız Başbakan Erdoğan - Ali Ağaoğlu - Erdoğan Bayraktar - Bilal Erdoğan dörtgenindeki ilişkiler ağıydı. Cumartesi günü yayınladığımız haberde, Ali Ağaoğlu'nun Bakırköy'de yaptığı ve adını "46'' koyduğu projenin hayata nasıl geçirildiğini belgeleriyle ortaya koyduk.


Ağaoğlu, adını Türk Ceza Kanunu'nun 46. maddesinden alan ve toplumdaki yaygın deyimle "delilerin cezai ehliyetinin olmadığı''nı simgeleyen 46 adlı projesini uygulamak için gerekli adımları atıyor. "Akıl Hastanesi''nin bulunduğu Bakırköy'e vurgu yapılarak adına 46 denilen projeyi hayata geçirmek için, Kadir Topbaş'la irtibat kuruyor. Topbaş, söz vermesine rağmen proje İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin meclis üyelerince reddedilince, Ali Ağaoğlu çareyi telefon tapelerinde BÜYÜK PATRON dediği Başbakan Erdoğan'da arıyor.

Şimdi sıkı durun:
Telefon tapelerine göre, Ali Ağaoğlu, Başbakan Erdoğan'la görüştükten sonra, AKP'li Timur Soysal'la konuşuyor. On yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olan Soysal ile Ağaoğlu arasında geçen konuşma, yoruma gerek bırakmayacak denli net ifadeler içeriyor. Ağaoğlu, AKP'li Soysal'a, aynen şunu söylüyor:
"Orada bak orada şunu söyleyeyim, bak ben onu bakanlığa yaptırmadım açık da net de konuşuyorum... Başbakan'a yaptırdım. Yani yapmadınız yapmadınız... Kadir Bey bin kişinin önünde söz verdi, bu ay dedi, önümüzdeki ay dedi yapmadı. Ben de gittim sayın patrona söyledim. Büyük Patron'a o da direkt bakana talimat verdi, halledin burayı dedi, yani o da gitmiş...''
Ağaoğlu'nun BÜYÜK PATRON dediği kişinin Başbakan Erdoğan olduğu anlaşılıyor. Erdoğan, imar planlarını kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemek isteyen Ağaoğlu'na her türlü kolaylığı sağlıyor. Hatta bunun için Bakan Erdoğan Bayraktar'a talimat veriyor. Ağaoğlu ile Bayraktar arasındaki konuşmalar ise yine skandal niteliği taşıyor. Ağaoğlu, "Binayı biraz daha yüksek yapacağız'' deyince, Çevre'den Sorumlu Bakan, "Kafana göre yap'' cevabını veriyor.
Peki, skandal bununla mı bitiyor?
Tabii ki hayır!
Cumartesi günü sadece Gerçek Gündem'in pazar günü ise Halk TV ile SOL'un yayınladığı belgelere göre, Ali Ağaoğlu, Başbakan'la görüştükten sonra, Bilal Erdoğan'ın yanına gidiyor. Ağaoğlu, telefon tapelerinde Başbakan Erdoğan'ın İstanbul Ataşehir'deki 20 dönümlük arazisini, Bilal Erdoğan ile Sümeyye Erdoğan'ın yöneticisi olduğu TÜRGEV'e bağışlamasını istediğini söylüyor. Ağaoğlu, Bilal Erdoğan'la görüştükten sonra bir yakınına "Büyük patron bize faturayı kesti'' diyerek gülüyor. Böylece, yaklaşık 200 milyonluk (eski parayla 200 trilyon) arazi, Bilal Erdoğan'ın vakfına bağışlanıyor.
Doğrusu hangi bir rezaleti yazayım bilmiyorum...
Bunların bir kısmını çarşamba gecesi Halk TV'de de anlatacağız... Gürkan Hacır ve Azmi Karamahmutoğlu ile yaptığımız programda, camide verilen rüşveti, Ortodoks Kilisesi'ndeki 200 milyonluk vurgunu ve Bilal Erdoğan'ın dükkanlarını konuşacağız.
Siz çarşambayı beklemeden, konuya kısaca değinelim...
BÜYÜK RÜŞVET operasyonunda, Ağaoğlu'nun deyimiyle BÜYÜK PATRON olarak adlandırılan Erdoğan'ın, İstanbul'daki tüm imar tadil planlarıyla yakından ilgilendiği görülüyor.
İmar planlarına tamamen aykırı bir biçimde inşa edilen Beşiktaş'taki Zorlu Center'ın da Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla hizmete sokturulduğu görülüyor. Telefon tapelerine göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ahmet Ayyıldız ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun yeğeni Çevre ve Şahircilik Bakanlığı yetkilisi Sadık Soylu arasında geçen konuşma ilişkiler ağını sergiliyor. Ayyıldız, "Zorlu Center için Başbakan talimat verdi. Bina açılacak'' diyor.
Uzatmayayım;
Başbakan Erdoğan'ın talimatı üzerine tüm imar kuralları yerle bir edilerek açılan ve değeri 2,5 milyar dolar olan Zorlu Center'daki iki dükkana birkaç gün sonra tabela asılıyor. Tabelalarda, Günaydın Köfte Döner ve Gülhane Döner yazıyor. Dükkanların Bilal Erdoğan'a ait olduğu ve ''Doruk Izgara A.Ş'' adı altında faaliyet gösterdiği anlaşılıyor. Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla yasalara aykırı bir biçimde açılan Zorlu Center'da, Başbakan'ın oğlu iki dükkana birden sahip oluyor.
Tabii bu bağlamda, Zorlu Grubu'nun CEO'sunun Mesut Pekdaş olduğunu da hatırlatmak gerekiyor. Pekdaş ismini Türkiye ilk kez Kemal Kılıçdaroğlu'ndan duymuştu. Kılıçdaroğlu, 2009 yılında, Pekdaş'ın örtülü ödeniğin başında olduğunu ve örtülü ödenekteki harcamaların usulsüz yapıldığını belgelemişti. Pekdaş, emekli olduktan sonra Zorlu Grubu'na geçiyor ve Başbakan'la ilişkileri yürütüyor.
Biz bunları yazınca, AKP beslemeleri hep bir ağızdan ve hiç utanmadan, arlanmadan yolsuzluğu savunuyor. AKP iktidarının suç ortağı haline gelen gazeteci kılıklı tosuncuklar, "Bunlar hep İsrail'in tuzakları'' diyerek anti-semitizmin bataklığına düşüyor.
Dedim ya; hangi birini yazacağımı, hangi birini anlatacağımı bilmiyorum... Bulgar Ortodoks Kilisesi'ni alan ve imara açan Taşyapı'nın Sahibi Emrullah Turanlı'nın Başbakan Erdoğan'la yaptığı görüşmenin ardından bürokratik işlemlerin birden bire hızlanması da telefon tapelerinde gözden kaçmıyor. Emrullah Turanlı, 40 trilyona aldığı araziyi, imar planlarında değişiklik yaptırtarak 200 milyon liraya çıkarttırıyor.
Ancak bunu yapmadan önce, o da Bilal Erdoğan'ın vakfına ''sık sık'' uğruyor. Turanlı, Bilal Erdoğan'a telefonda "sana bir evrak getireceğim'' diyor. Görüşmenin ardından, imar planları hızlanıyor. İmar planı için izni atacak kişi de Çevre Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü'nden bakanlığa tayin ettiriliyor. Müsteşar Yardımcısı yapılan Emin Birpınar adlı bürokrat, istenilen tüm evrakları imzalıyor. Birpınar, aynı zamanda AKP'nin Kentsel Dönüşüm Projeleri'nin başındaki beş kişiden biri haline getiriliyor.
Biliyorum, okurken isyan ettiniz... ''Bu kadar da olmaz'' dediniz... Midenizi tuttunuz...
Ama bitmedi!
BÜYÜK RÜŞVET çerçevesinde, AKP'li Fatih Belediyesi'nde ucu Bilal Erdoğan'a uzanacak bir operasyon yapıldı biliyorsunuz... AKP iktidarı, operasyonun Bilal Erdoğan'a uzamasini önleyebilmek için, Fatih Belediye Başkanı'nı sorgulayacak olan Organize Şube Müdürü'nü hemen görevden aldı. Yerine ise; -ilçeye dikkat- Fatih Emniyet Müdürü'nü atadı. Yaklaşık üç yıldır Fatih'te görev yapan polis müdürü, Fatih Belediye Başkanı'nı ''sorguladı.''
Şimdi anladınız mı AKP'nin neden son dönemde ''türbanlı vekil'' projesini hayata sokup kendisine daha çok ''İslami kimlik'' yaratmaya çalıştığını?
Yıllardan bu yana, AKP'nin İslam'ı yolsuzluklara karşı bir kalkan, türbanı ise her şeyin üstünü örtmeye yarayan bir ''araç'' olarak kullandığını söylüyorduk. Son birkaç günde belgeleriyle ortaya koyduğunuz gerçekler, İsrail - ABD - Batı komplosu teorilerini kökünden kurutuyor.
Ortada bir komplo yok!
Ortada büyük bir rüşvet ve yolsuzluk ağı var...
Meseleye böyle bakmak gerekiyor...
AKP bunu bildiği için, devamı 23 ile uzanacak ve 480 kişiyi kapsayacak olan operasyonu durdurmaya çalışıyor.
İnsan bu yolsuzlukları okuyunca ve yazınca, "Bu da mı gol değil hakem bey?'' diye isyan etmek istiyor.

Barış Yarkadaş/Gerçek gündem

26 Ara 2013 - 00:00 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.

04

Anladın sen! - Şabalak eğitmek zor zanaat! Bre deyyus-ul ekber; komün toplum demektir. Kapital ise mal! Komünist demek toplumcu demektir. Kapitalist ise maloğlumal demektir. Malla malak arasındaki nüansın yansıması ise ahanda sen gibi öküzlerdir. Yazıyı yazanın adı altta... Gerçek gündem isimli haber sitesinden Barış Yarkadaş yazmış. Yazının can alıcı kısmı ise Fatih Emniyet Müdürünün yani Fatih Belediye Başkanının üç yıllık kankası olan tipin Fatih Belediyesindeki yolsuzluklarla ilgili araştırmaları yapan şubeye yani İstanbul Organize Şube Müdürlüğüne atanması. Giderayak atamayı yapan isim ise Muammer Güler... Bre deyyusl okusan da doğrusu bu, okumasan da... Mızrak çuvala sığmıyor. Hadi bakalım tosuncuk doğru sürüye !

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:00
03

yorgun - Bu ülke Aziz Nesi ülkesi.Çok Turan var.Turan lar olmasa ülke bu hale gelirmiydi ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:00
02

Turan ürkmez'e yanıt - Turan kardeş,bir defa kominist değil komünist. Kimi getiriyorsanız getiriniz.Ayıp olan çalıp-çırpma değil, bunu haber yapmak mı. Sitemizi okumANIZ İÇİN KAFANIZA SİLAH DAYADIĞIMIZ AKLIMIZA GELMİYOR. ADIM ATİLLA OLDUĞUNA GÖRE TÜRK DÜŞMANI OLAMAM. BİLGİNE

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:00
01

Turan Ürkmez - anladık senin kominist olduğunu Dünyada kominstler bitti sen hala akıllanmadın.Kimi getirelimİşçi partsimnimi yoksa CHP'yimi iAyıp bu kadarıda fazla yani.Başbakana gücünüz yermez. Bundan sonrasenin bu siteni okumayacağım.Türk düşmanı seni

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 00:00