Barış Güler'in konuşmalarını duyunca çok şaşıracaksınız

Barış Güler'in konuşmalarını duyunca çok şaşıracaksınız

Barış Güler İbn Muammer

Çarpık Kapitalizm’den Çarpıtılmış İslam’a

Dil mi, sadece tarif’tir ve tarif mi, sine qua non ilim’dir, hep böyle başlıyoruz. Güzel, ilave olarak, sözcükleri hep ideoloji yüklü görüyorum. “Anamal” diyorlardı, Bülent Ecevit pek özensizdi; Farisi’den ödünç “sermaye” biliyorduk, “ser” ve “baş” ile başlıyordu, capita-l, baş’tan geliyor ki, “anamal” bir güzellemedir. Köylüce bir güzellemedir ve karşı çıkıyordum. Şimdi köylüce islam dönemindeyiz. Köyü çok severim, “köylüce” olandan nefret duyarım; şimdilerde şehirlerde “çarpık islam” var. Görüyoruz.

ÇARPITILMIŞ İSLAM

Bir de “çarpık kapitalizm” diyorlardı; kalemimde tüy bitti, saçmadır. “Bab-ı Ali kapısı” demek kadar saçmadır, çünkü kapitalizmin kendisi, doğası, çarpıktır; böylece çarpık “çarpık” tarif ediyorlardı. Peki, kapitalizm geçmişte kaldı, çarpıklığını artık kabul ediyoruz ve şimdi vitrinde “çarpıtılmış islam” buluyoruz. Deyiş Hülya Biçer’in buluşudur, dilimizde “kesmiş” ve ingilizce’de “to coin” diyoruz, ben sunuyorum.

Deve türü bir tekeliyette, sözün kökü İran’da, demişler ki “boynun neden eğri”, bu deve cevap vermiş, “kocayem rast est”, “nerem doğru ki”, Kürtler “raste” diyorlar ve devam ediyorum, her açıdan deve misli bir tekeliyette, Doktor Biçer’in nitelemesiyle, çarpıtılmış islam yaptılar. Tabii tersi daha “raste”, halkın sırtına kambur üstü kambur yerleştirebilmek için ancak çarpıtılmış bir islama ihtiyaç duydular. Tekeliyet çarpıtılmış islamda rahattır ve sürüye kambur üstüne hörgüç bindirebilmektedir.

AMERİKA’YA BAĞLI İSLAM

Adımı da eklediğim için affımı diliyorum, Hülya Biçer’in, “Yeni Şehir Dindarlığının Sınıf Farkına Dayalı Mekansal Temsilleri” adındaki incelemesini, Sosyologca, sayı 4, yıl 2012, daha önce de ele almış ve analiz ile tanıtmıştım. Küçük küçük eklemelerim var, Küçük imzayı da koymak zorunda kalıyorum. Şimdi Doktor Biçer’in iki ibaresini aktarıyorum. Bir, Yeşil Vadi Camii örneği islam geleneği içinde bir gelişmenin uzantısını belirtmemektedir. Batı geleneğine bağlanan yeni bir yorumu ve bağlanmayı belirtmektedir.” Güzel ve peki, akepe her şeyi ile kökü Garp’ta olan bir harekettir ve İslam’ı Amerika’ya bağlayan bir açılım olmuştur; ilave ediyorum, sonuna yaklaşıyoruz. Ve sonunu bulmazsak, yokuz. Bu, sonun sonudur.

İkincisi şudur: “Bu yapay/uydurma ve köksüz yeni sınıfın kendilerine uygun ortamlar, gelenekler, ibadet etme biçimleri yaratma çabaları her geçen gün kendisini başka bir örnekle pekiştirmektedir. Yeşil Vadi Konakları Camii ve sitesi belli bir kesim tarafından yaratılmış/uydurulmuş ve kendi çıkarlarınca çarpıtılmış İslam anlayışını yansıtan çeşitli girişimlerin göstergesi olmaktan ileri gitmemektedir.” Güzel, bu, bu köksüz yeni sınıfın, New Class, çıkarcı ve çarpıtılmış islamı’dır. İşte vitrindeki islam budur.

YENİ ZENGİNLER

Ne mi, kamunun yazlık kamplarını mı sattılar, işte yerlerine, yeni zenginlerine kamplar yaptılar, karşımızda olan budur. Ve bu da şudur: “Yeşil Vadi Konakları Sitesi İstanbul Ümraniye’de, Tem otoyolu ile devlet ormanı arazisi arasında kalan kısımda konumlandırılmış lüks bir site yerleşmesidir.” Nerede mi, sitecilerin tarifi ile “İstanbul’a yakın ve İstanbul’a uzak” bir yerdedir. Ve buradayız.

SARA İLE ÖLÇÜ

Bir parantez açıyorum, bu tarifi şimdilerde çok seviyoruz, Tuncay Özkan nihayet koğuşumuza gelebildiler ve ev dolusu kitapları getirdiler, başımı kaldıramıyorum. Bu arada Dr. Mustafa Karataş’ın “Hz. Peygamberin Beden Dili” nam eserini de derhal kıraat etme imkanı buldum. Şunları da öğrenmiş oldum: “Doğduğu vakit de tertemiz, sünnetli ve göbeği kesik olarak doğmuştu. Hisleri, yani duyuları çok kuvvetliydi. Çok uzaktan işitir ve kimsenin göremeyeceği uzaklıktan görürdü. Bütün hareketleri orta halliydi. Bir yere giderken acele etmez, sağa sola salınmazdı…” Tabii, sünnetli ve göbeği kesik doğmuş olmasından ileride peygamber olacağını da anlıyoruz, ancak bu orta hal’in bir islami tarif biçimi olduğunu da keşfetmiş oluyoruz. Boyu için de “kısadan uzunca, uzundan kısaca” diyor ki, ölçülülüğü hatmediyoruz. Tabii bu ölçülülük normu bazen Tayyip Bey’de şaşıyor ve ancak, sara hastalığına bağlayabiliyoruz. Zaman zaman olmaktadır. Ve son Oda Tv Davası’nda Hadis’ini okudum, Hazreti Peygamber saralıyı gayet iyi karşılıyordu.

YENİ ZENGİNLERİN CAMİ YATIRIMLARI

Şimdi bu New Class zengin kamplarında camiler de var, Yeşil Vadi’dekini, Biçer’in yayımladığı fotoğraflara bakarak anlamaya çalıştım, pek anlayamadım. Yeşil Vadi’nin imam-hatibi Bay Olgun, cami mimarisinin çizimine, “dünyanın ahiretin tarlası olması” hadisini rehber aldığını açıklıyor ama böyle bir hadisi bulamadım, cehaletimden kaynaklanabilir. Yalnız pek meraklıyım, devam ettim, bir Hadis’ten, Halife olacak Ömer’in Peygamber’e birgün, Ya Resulullah, gece oldu, nasıl oldu, işte oldu, anal oldu, şimdi… sorusunu yönelttiği biliniyor. Bunun üzerine “Kadın Tarla” ayeti nüzul etmişti; buradan, islami düşüncede “tarla” sözcüğünün yatırım manasına geldiğini çıkarabiliyorum. O halde, bir hadise göre, Resulullah’ın “ipek-ibrişim ve altın-gümüş giymeyin ve kullanmayın, çünkü tüm bunlar, dünyada kafirlerin, ahirette ise bizimdir” dediğini buldum ki, işte kasıt bu olmalıdır, diyorum. Yeşil Vadi Camii, yatırımının önemine uygun islami mimaridedir. Bu nedenle olabilir, pek anlaşılamamaktadır.

DEVLET GİBİ SİTE

Sosyologca’dan devam etmek istiyorum. “Yeşil Vadi Konakları’ndaki toplumsallaşmanın site içinde yaşayan sınırlı sayıdaki insanla içe kapalı dar bir cemaat biçiminde gerçekleşeceği aşikardır.” Bir yoldan böylece devam ediyorum: “Cami, ‘herkese açık’, ama pratikte ‘siteye’ özeldir. Site, İstanbul şehir merkezinden uzak bir noktadadır. Sitenin içindeki lüks daireler toplumun ekonomik gelir düzeyi yüksek olan kesimine hitap etmektedir. Bu anlamda siteden lüks daire satın alanların protokol isimlerinden olması” herhalde tesadüf değildir. Güzel, şöyle de söyleyebilirim, “devlet gibi bir site” ile karşı karşıyayız. Bitiriyorum.

ABDÜLKADİR AKSU, MUAMMER GÜLER, CELALETTİN CERRAH

Yeşil Vadi ve camili sitesinden site-misli daire alanlarının, siteyi kuranların da diyebiliriz, adları ve ödedikleri dolarlar şöyledir, yazıyorum: İçişleri Bakanları’ndan ve “AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu’nun oğlu Murat Aksu, projedeki 404 metrekarelik bahçe dublekslerinden 873 bin dolar ödeyerek satın aldı. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın aldığı 267 metrekare alanlı daire fiyatı ise kdv ile birlikte 572 bin dolara ulaşıyor. İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, projeden 178 metrekarelik bir rezidans aldı. Engin’in dairesinin fiyatı 360 bin dolar. İstanbul Valisi Muammer Güler’in oğlu Barış Güler’i aldığı dairenin fiyatı kdv ile birlikte 519 bin dolara varıyor.” Sosyologca’da yer alan, Akşam gazetesinin 12 Aralık 2008 tarihli haberine dayanan bilgilerin hepsi bu kadardır. Devlet gibi bir site ve Muammer Bin Barış, erken yaşlarında devlet erkanı arasına girebilmiştir, görüyoruz. Devlet giremez bir yerdedir.

Site bu, camii var, camiinin konferans salonu var, salonun giriş kısmında ihlas suresi var, çıkış kısmında ise kokteyl salonu mevcuttur. Ve hiçbir söz gerekmemektedir. Ve bitirmek üzereyiz. Namazdan sonra kokteyl neo-islamda var. Ama öteki devlet görmektedir.

ÖTEKİ DEVLET

Ancak Başbakanlık makamında da Tayyip Erdoğan var. Ve dediler ki devlet içinde çete var. Ve galiba doğru söylemektedir, var ve çarpıldılar. Ve dinleri misli oldular. Ve öteki devlettekiler mallarına el koydular ve malsız kaldılar. Şimdi sadece anaları var, babalarını dama atıyorlar. Bizi çıkarıyorlar; çünkü damda yere ihtiyaçları var.

Prof. Dr. Yalçın Küçük


Odatv.com

27 Ara 2013 - 00:00 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.