Çağdaş Hukukçular derneği Gaziantep Şubesi'nden Meclis Başkanı'na Sert tepki

Çağdaş Hukukçular derneği Gaziantep Şubesi'nden Meclis Başkanı'na Sert tepki

Çağdaş Hukukçular Derneği Gaziantep Şubesi'ndem Meclis Başkanı Kahraman'a tepki geldi.Kahraman için" ABD Emperyalizmini kıble bellemiştir" denildi.

YAZILI AÇIKLAMA

Çağdaş Hukukçular derneği Gaziantep Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:

Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın, 25 Nisan 2016 tarihinde İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Yeni Anayasa, Yeni Türkiye’ sempozyumunda sarfettiği; “Dindar Anayasa yapılmalı, yeni anayasada lâiklik yer almamalı” söylemleri, farklı siyasî eğilimlerin temsil edildiği TBMM’nin Başkanı olma sorumluluğuyla değil de, âdeta AKP sözcüsü gibi hareket etme pervasızlığının açık bir göstergesidir. Peki, kimdir İsmail Kahraman? Biz İsmail Kahraman’ı, tarihimizdeki en büyük gerici-faşist ayaklanmalardan biri olan Kanlı Pazar’dan hatırlıyoruz. Biz İsmail Kahraman’ı, Kanlı Pazar’ın tetikçisi Millî Türk Talebe Birliği'nin kontrgerilla yapılanması olan ‘40’lar Komitesi’nden tanıyoruz. O dönem Yankee’leri denize döken devrimci-yurtseverlere satırlarla, sopalarla saldıranlar nasıl 6. Filoya karşı namaza duruyorduysa, bugün de ABD emperyalizmini kıble bellemişlerdir.

AKP iktidarı güncel gündemi manipüle etmek, önden nabız yoklamak, toplumu kutuplaştırarak baskı ve şiddetle teslim almak için her zaman olduğu gibi yine harekete geçmiş ve ‘ağzındaki baklayı’ çıkarmıştır. Zamanında, iktidara geldiklerinde ‘gizli ajandaları yok’ diyenler, ‘onlar değişti artık, Millî Görüş gömleğini çıkardılar, demokrat oldular’ söylemleriyle AKP’ye methiyeler düzenler de, gelinen noktada en az AKP kadar suçlu ve sorumludur. Ancak halklarımız karanlığa teslim olmayacaktır.

Meclis Başkanı’nın ağzından çıkardığı bakla, her ne kadar gelen tepkiler üzerine çark etmeye çalışsalar da; dindar söylemli siyasî hareketlerin her daim yaptığı gibi ‘Türkiye toplumunun %99’u Müslüman’ lafazanlığıyla, toplumsal yaşamın işleyişinin din kuralları referans alınarak düzenlenmesi iradesinden başka bir anlam taşımamaktadır. Yoksa ‘Dindar Anayasa’ ifadesiyle kastedilen herhâlde hacca giden anayasa değildir. “Laiklik olmasın, dindar anayasa olsun” demek; ‘dindar’ söylemli politik bir gücün, din dışındaki referansların toplumsal yaşamdaki etkinliğini ortadan kaldırması operasyonudur. “Laiklik olmasın, dindar anayasa olsun” demek; yurttaş yerine tebaa, sosyal devletteki hak kavramı yerine zekât kavramlarının ikâme edilmesi, yüzlerce yıllık mücadelelerle elde edilen kazanımların gasp edilerek karanlığa gömülmesi demektir.

Erdoğan’ın başkanlık hedefi, dindar anayasa, mezhep temelli dış politika; şüphesiz ki, Erdoğan’ın dillendirmekten çekinmediği Neo-Osmanlı hayâllerine karşılık gelmektedir. Mutlak monarşilerdeki ‘Tanrı-Kral’ özentisi türünden anayasal diktatörlük hesabı yapanlar için, din sadece iktidarlarını halk nezdinde meşrûlaştırmak ve halkı zapturapt altında tutmak adına kullanageldikleri bir araçtır. Biliyoruz ki, Neo-Osmanlıcıların öykündükleri Osmanlı’da -tarihteki diğer mutlak monarşilerde olduğu gibi- din yalnızca iktidarın kaynağı ve meşrûiyet aracıydı. Yoksa asla iktidarın işleyişini düzenleyen hukuk kaynağı değildi. Yani padişah Allah'ın yeryüzündeki gölgesiydi, bu hakkı ve yetkiyi Allah'tan almıştı ve doğal olarak padişahın ağzından çıkan kânundu! Tebaanın evlenme, boşanma gibi Özel Hukuka ilişkin sorunlarının çözümünde Şer'î hukukun uygulanabilirliği bulunsa da, Ukûbat yani Ceza Hukuku bakımından İslâm Hukukunda belirginleştirilmiş suçlara verilecek cezalar, Fâtih ve Kânunî örneğinde olduğu gibi padişahlarca değiştirilmişti. İşte AKP iktidarının özendiği düzen budur! Erdoğan’ın ağzından çıkanın kânun kabul edileceği, halkın din söylemiyle avutulup kazanımlarının yağmalanacağı, her türden gericiliğin mûteber kabul edileceği bir Orta Çağ düzeni! İşte bu yüzdendendir ki, din ait olduğu vicdanlarda kalmalı; siyasetten, ticaretten, hukuktan ve toplumsal yaşamdan çekilmelidir.

İstanbul ve İzmir gibi kentlerimizde, Meclis Başkanı tarafından dillendirilen şeriatçı darbeye karşı demokratik tepkisini göstermek ve lâikliği savunmak adına barışçıl gösteriler düzenleyen yurttaşlarımıza uygulanan faşist baskıyı ve şiddeti lânetliyor ve dayanışma dileklerimizi iletiyoruz. Çağdaşlık, özgürlük ve eşitlik mücadelesinde hukukçular olarak lâikliği sahiplendiğimizi bildiriyor, kamusal yaşamın dinselleştirilmesine müsaade etmeyeceğimizi ilân ediyoruz! Halk Düşmanlarına, Faşizme, Karanlığa Geçit Yok!

28 Nis 2016 - 00:00 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.