Kumanya Bağışı: Kriz Bölgelerindeki İhtiyaç Sahiplerine Destek Verin!

KumanyaDinimiz bizlere sıkı bir dayanışmayı ve toplumsal olarak bağlarımızı güçlendirmeyi öğütler. Bu öğütler ışığında yardımlaşmak ve toplumsal deng...

Kumanya

Dinimiz bizlere sıkı bir dayanışmayı ve toplumsal olarak bağlarımızı güçlendirmeyi öğütler. Bu öğütler ışığında yardımlaşmak ve toplumsal dengeyi sağlamak oldukça önemli bir konudur. Bu sayede adaletin ve eşitliğin tüm insani ilkelerini sağlamış oluruz. Bu da daha refah içerisinde bir toplum olmanın ve dinimizi en iyi şekilde yaşamanın verdiği huzur ortamının oluşmasına katkıda bulunur. Malını Allah için harcamak, bencil olmadan herkese yardım etmeyi öğütleyen, Bakara Suresi, 2.267: "Ey iman edenler, Allah yolunda infak edecek bir şey bulamayıp da, dilediği şeyi verinceye kadar, mallarınızı ve canlarınızı hanginizin daha hayırlı infak edeceğini düşünmekten geri kalmayın. İşte kurtuluşa erenler işte onlar başarıya erenlerdir." Emredilmektedir. İkinci olarak da Hac Suresi, 22.77: "Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah, onun yerine öyle bir kavim getirir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetli bir şekilde Allah yolunda cihad ederler. Allah’ın vaadi hak olduğuna göre, bilin ki Allah, kullarına yardım eden ve onları destekleyenlerle beraberdir." Ayetinde de belirtildiği üzere bizler arasında yardımlaşma hem maddi hem de manevi değerler üzerinden sürdürülmektedir. Bunlar hem kültürümüzün hem de dinimizin parçalarıdır. Bu sebeple Ramazan ayı içerisinde de yardımlaşmak hem bireysel hem de toplumsal varoluşumuza katkıda bulunmaktadır. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak ayetler ışığında bizler de bu yardımlaşma zincirinde yer almaktan memnuniyet duyuyor ve kumanya dağıtımlarımıza devam ediyoruz. Hayırsever vatandaşlarımız ve ihtiyaç sahibi kimseler arasında bir köprü vazifesi görmek bizleri vicdanen oldukça memnun ediyor. Sizler de bizim bağışçımız olmak ve bu zincire katılmak isterseniz İftar yemeği kumanya bedelimiz 100 TL (Yüz Türk Lirası) sahur ve sebze kumanya fiyatı 500 TL (Beş Yüz Türk Lirası), Ekmek dağıtımı ücretlerimiz ise 30TL (Otuz Türk Lirası) olarak derneğimiz tarafından asgari düzeyde belirlenmiştir. Banka yoluyla, Online sistem üzerinden, 7/24 açık çağrı merkezimizden, PTT ile bağış yaparak, E-kart ve SMS yoluyla da bağışlarınızı derneğimize iletebilirsiniz. Yurt dışı bağışlarınız için de USD VE EURO birimleri üzerinden bizlere bağışlarınızı iletebilirsiniz. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği aracılığıyla kumanya bağışı yaparak deprem bölgeleri ve kriz bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaşın. Gazze, Kudüs, Suriye, Afganistan, Yemen, Bangladeş ve Afrika gibi bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine iftar programları, gıda kumanya dağıtımlarımız devam etmektedir, bağışlarınız ile Kumanya bağışlarınızı, vekaletleriniz ile ulaştırıyoruz.

Zekât hesabı

Zekât toplum içinde Fakirlerin ve yoksulların desteklenmesi bakımından hayati öneme sahip bir ibadettir. Zekât, toplumun daha zengin kesimlerinden alınarak ihtiyaç sahibi olan ve daha az imkâna sahip olan fakirlere verilerek toplumsal adalet duygusunun tatmin edilmesini sağlar. Bu sebeple dinimiz bizlere üstünlüğün mal ile alakalı olmadığını ancak üstünlüğün takvada olabileceği konusunda bir vurgu daha yapmıştır. Her kim ki çok malı var ise onu ancak haramdan zekât ile temizleyebilir ve fakir kimselerle paylaşarak onlarla empati içerisinde olur. Gerçek empati kurabilen insanlar ihtiyaç sahibi insanların yerine kendilerini koyarak onları net ve derinden anlar, bir gün kendinin de bu duruma düşebileceği ihtimalini gözden kaçırmaz. Unutulmamalıdır ki gerçek mülk sahibi yalnızca Allah’tır. Bizler onun mallarından yalnızca payımıza düşen kadarını alırız. Tüm bunlar sayesinde zekât vermek bizler için beş temel ibadet arasında yer almaktadır. Gönüllülük ve Sadakat: Zekât, Müslümanların gönüllü olarak Allah'a verdikleri bir bağıştır. Bu, bireylerin Allah'a olan sadakatini ve bağlılığını gösterir. Zekât vermek, kişinin imanının bir göstergesi olarak kabul edilir. Gelelim bu ibadeti en iyi şekilde yapabilmek için bilmemiz gereken noktalara, Zekât hesabını kesinlikle net bir şekilde bilmemiz gerekir. Zekât hesabı Matematiksel olarak açıklamak gerekirse, Peygamber sünneti takip edildiğinde 20 dinar altın 80,18 ile 80,2 gram arasında olduğu tahmin edilmektedir. 200 dinar gümüşün ise 561,2 gram olduğu ön görülmekte. Bu sebeple bunların halk arasında bilinen 1/40 oranını yani %2,5 kadarını vermek doğru olacaktır. Zekât hesabı yapıldığında nisap miktarı malı olan kimse kameri ayda 354 gün malı elinde bulunursa artık farz olur ve zekâtını vermesi gerekir. Nisaba ulaşan, zengin olduğu tarihi, kameri aya göre bir yere yazar. Mesela, Recep ayının 3’ünde zengin olmuşsa, bir yıl sonra Recebin üçü gelince yine nisap kadar parası ve ticaret malı varsa zekâtını verir. Yani 100 gram altını olan bir kişi bu 100 gramın 1/40 miktarı olan 2,5 gram altın tutarınca zekât vermesi gerekmektedir. Her yüz gram için 2,5 gram ve her 50 gram için ise 1,25 gram altın tutarında zekât vermesi gerekir.

Zekât nasıl hesaplanır

Toplumsal dengenin sağlanması ve refah ortamının oluşabilmesi bakımından zekât vermek oldukça önemlidir. Zekât zengin kimselerin bencil şekilde davranmasının önüne geçer. Aynı zamanda biriktirme hastalığının da kişide azalmasını ve paylaşma duygunun gelişmesini tetikler. Zengin kişilerde fazla malın verdiği rahatlık ve israfın da önüne geçilebilmesi bakımından zekât vermek oldukça önemlidir. Kimi insanlar vardır ki zenginlik onların en büyük imtihanı haline gelebilir. Bu sebeple toplumun varlıklı kesiminin bu konuda bilinçli ve yeterli olması ihtiyaç sahibi kesimin de her alanda gelişmesi ve toplum içerisindeki adalet duyguna gönülden güvenmelerini sağlamaktadır. Bu sayede toplumsal refah artar ve herkes ortalama bir geçim sağlayabilecek bir duruma getirilmiş olur. Dünya üzerindeki kapitalist sistemin etkileri her yerde devam etmektedir. Bu sebeple adalet ve eşitlik ortamının sağlanması her geçen gün artmakta ve zenginle fakir arasındaki uçurum arttıkça empati, sağduyu, saygı ve anlayış gibi duygular da yok olmaktadır. İnsanlar hırsızlık, kavga, hak yeme gibi birçok illete bulaşarak toplumsal düzenin adeta yıkımı gerçekleşmektedir. Zekâtlarımızı düzgün bir şekilde vermek bizlerin en önemli vazifeleri arasında yer almaktadır. Tüm bu sorunların yaşanması için mallarımızdan gerekli miktarları ihtiyaç sahipleri ile paylaşmalıyız. Bunun da en güzel yolu zekâtlarımızı bağışlamaktır. Zekât bağışında bulunabilmek için önce en başından başlamalı ve zekât nasıl hesaplanır? sorusuna bir yanıt bulmalıyız. Zekât nasıl hesaplanır? Sorusu oldukça merak edilen başlıklar altındadır. Zekât açıklanması bakımından hükümleri kesin, her maldan verilecek olan oran da net şekilde belirtilmiştir. Üzerinde herhangi bir oynama yapılmaksızın genel tabirle kişinin borç ve hayati giderleri dışında kalan 80,2 gramlık altın kadar en az değerde birikmişi var ise ve bu artan bir birim üzerindeyse, örneğin altın, gümüş, ticari malların tamamı ve benzeri, zekâtını bir kameri yılsonunda vermeye başlaması gerekmektedir. Bir kameri yıl 354 gündür. Zekât nasıl hesaplanır? Sorusunun cevabı sonrası kişi bunu kendisi kolaylıkla hesaplayabilir. Ardından da bu miktarı derneğimize bağışlayarak birçok hayır işine vesile olabilir. Bağışçılarımızla el ele bu yolda hep birlikte.

25 Mar 2024 - 15:26 - Yaşam --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantephaberler.com Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantephaberler.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantephaberler.com editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantephaberler.com değil haberi geçen ajanstır.