Bir İş İnsanının Lokantada Satış Rekoru Kıran Kitabı: Nereden Nereye

Bir İş İnsanının Lokantada Satış Rekoru Kıran Kitabı: Nereden Nereye

Gaziantepli sanayici- iş insanı Hüseyin Arıca'nın ' Nereden Nereye' adlı Kitabı büyük bir beğeni topluyor.; Tüm, D&R'ler, Oli Marketler Zinciri , internet siteleri üzerinden ve Cevizli Kitabevi'nde satışa sunulan kitap için " en çok nerede satılıyor" derseniz, sizlere ilginç bir yanıt verelim. LOKANTADA

Başpınarda kurulu Ünal Et Lokantası'nda da satışa sunulan " nereden Nereye" kitabı burada yemek yiyen iş insanları tarafından satın alınıyor.

Ünal Et Lokantası kendini " Biz, fiyatlandırmanın getirdiği popülerlik ile değil, esnafımıza, esnaflığımızdan gelen deneyim ve titizliğimizle yemekler sunmanın gururu ve istikrarı ile çalıştık. Bu yüzden biz " Gaziantep'in En İyi Esnaf Lokantası" unvanını almaya layık görüldük..." diye tanımlıyor.

Biz yine dönelim Nereden Nereye Kitabına. İşte Gaziantepli bir iş insanının ,orta ve uzakdoğudaki girişimcilik ruhunun hanbi boyutlara geldiğinin bir anısı. Hep birlikte okuyalım:

ORTADOĞU ÜLKELERİYLE TİCARET İLİŞKİLERİ

“Konuşma, insanın aklını kullanma sanatıdır.”

Eflatun

Ürettiği malı satmak isteyenlerin en önemli özelliklerinden biri de iletişim becerisine sahip olmalarıdır. Etkili iletişimde bulunmak, anlaşılır ve açıksözlü olmak, ticaretin gerekliliğini yerine getirmek, müşterilere güven vermek önemli kıstaslarımdandır.

İletişimin en önemli aracı dil, o da bende yok.

Bu nedenle yurtdışına giderken ya bir heyetle ya da çok sevdiğim bir dostumla giderdim. Kuveyt’te bir şeyhin yeni kurduğu firması bizden irmik numunesi istiyor ve yüz yüze görüşmek için bizi davet ediyordu. Ali Küçükkınacı da hem oraya mal göndermiş, alacağı var, hem de bana tercüman olacak.

Türk Hava Yolları’nın da ilk seferiymiş. Yolculuğumuz çok güzel ve bol ikramlı bir şekilde tamamlandı. İtalyanlar oraya Şeyh

için çok güzel bir tesis yapmışlar, gezdik, inceledik ama fiyat konusunda anlaşamadık.

Ali, alacaklarının peşinden çok uğraştı ama sorunlarını halledemedi. Biz de elçiliğe gidip ziyaret ettik. Bizi çok güzel ağırladılar. İlgi ve alaka gösterdiler. Yanımıza bir görevli ticaret ataşesi verdiler. Her tarafı gezdik. Kuveyt halinde yüzlerce Türk kamyonu ve tırı vardı. Bizi çok güzel karşıladılar. Konuştuk,şoförlerin de çoğu Hataylıydı. Kuveytliler bir hal yapmışlar ki her dükkân bin metrekare. Bütün komisyoncuları gezdik,hatta ben bir konteyner da makarna sattım.

Gelmişken Mısır, Ürdün, Lübnan’ı da görelim dedik. Mısır’a gittik ki birkaç gün sonra Mısır ordusunun otuz bin

ton mercimek kırma ihalesi var. Bu haberi alır almaz doğruca Mısır’daki Türk Büyükelçiliği’ne gittik. Durumumuzu anlattık, yardımcı olurlarsa ihaleye girmek istediğimizi söyledim ve yardımcı olup olmayacaklarını sordum. Çünkü numuneleri

Kuveyt’te bırakmıştım yanımda numune bile yoktu. Büyükelçiye hiçbir hazırlığımızın olmadığını, buraya gelince haberimizin olduğunu belirttim. İhaleye de yalnız giremiyorsun, mutlaka Mısırlı bir simsar olmalı ve bir de teminat mektubu istiyorlar. Büyükelçi düğmeye bastı ve başkâtibi çağırdı.

Derhal T.C. antetli kâğıdından istedi. Başkâtip az sonra odaya tekrar geldi. ‘‘ Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin teminat mektubudur. Bu firma ülkemizin önde gelen büyük firmalarındandır. Garanti olarak da T.C. Büyükelçiliği kefildir’’ şeklinde bir yazı yazdı ve bizi ihaleye sokmayı başardı.

Biz Türkiye’de iken TOBB15 biz ihracatçılara özel ekip göndererek bilgilendirme yapmış ve satılacak ürünlerde bulunması gereken şartlar konusunda bizleri bilgilendirmişti. Biz de TOBB’den aldığımız bilgiler doğrultusunda ve ürünü göstermeden kaliteli mal diye güzel bir fiyat teklifi verdik.

Sonra konuşma ve tartışmalar oldu, mola verdiler. Dışarı çıktım, baktım ki köşede bir çuval mercimek duruyor, “Bu ne- 15 TOBB: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği dir?” diye sordum. “Numune mercimek böyle olacak,” dediler. “Bu mercimekse battık,” diye mırıldandım. Çuvalın içinde neredeyse mercimekten başka her şey vardı. Dürüstlük değil gördüğümüz, malla fiyatı düşük tutan Suriyeliler kazandı. Biz de büyük bir ihaleyi kaybetmenin üzüntüsünü yaşadık.

Bu ihalede gördüğüm numunelerden ve daha sonra da Cezayir’de gördüğüm irmik örneklerinden şunu anladım ki, Ortadoğu ve Afrika insanı yabancı ülkelerden, özellikle AB ve ABD’den aldığı ürünlerde bol bol kazık yemiş. Aldıkları ürünler ikinci ve üçüncü sınıf, ödedikleri paralar ise yerinde. Cezayir’e irmik gönderdiğimde adamlar şaşırıp kalmışlardı, bu irmik mi diyerek. Çünkü daha önce aldıklarının irmikle uzaktan yakından ilgisi yoktu. Bildiğiniz, unu irmik diye çok satın almışlar yabancılardan.

Mısır Piramitleri. Krallık dönemlerinde Firavunlar ve eşleri için inşa edilmiştir.

 

TÜRKİYE’DE MÜTEŞEBBİS OLMAK ZORDUR

“Siyasal, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olamaz, az zamanda söner.”

Gazi Paşa ve silah arkadaşları Kurtuluş Savaşı’nı işgalci güçlere karşı verdi ve başardılar. Allah onlardan razı olsun. Bu kurtuluşun ilk adımıydı. Asıl savaş ekonomik alanda olacaktı.

Yıllardır cepheden cepheye koşan Anadolu insanı yokluğun ve yoksulluğun pençesinden de mutlaka kurtulmalıydı. Kişi başı milli gelirimiz hâlâ on bin dolarların altında ve dış borçlarımız gayrisafi milli hasılaya göre yüksekse bizlerin daha çok çalışması gerekecektir.

Bu da üreten, ihracat yapan ve tıkır tıkır işleyen fabrikalarla, tarımda ve sanayide kendine yeten ve üreten, ürettiğini de dünya ülkelerine satan durumuna geçmekle olur.

Atatürk ne güzel ifade etmiş: “Bilirsiniz ki, ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasal felaketlerden yakasını kurtaramaz. Memleketin yönetimindeki başarı da ekonomisindeki kazançların derecesiyle orantılı olur. Hiçbir uygar devlet yoktur ki ordu ve donanmasından evvel ekonomisini düşünmüş olmasın. Memleket ve bağımsızlık savunması için varlığı gerekli olan bütün kuvvetler vearaçlar, ekonomik yaşamın açılma ve gelişmesiyle olabilir.”

Milli sanayimizin büyüyüp gelişmesi elbette teknolojiyle olacaktır. Teknolojiyi ya kendimiz üreteceğiz ya da üretemediklerimizi yurtdışından alacağız. Ben de bu nedenle yeni teknolojileri ve makineleri görmek, tanımak ve almak için zaman zaman mütercimle veya dil bilen arkadaşlarla yurtdışındaki fuarlara gider, hem yeni makineleri inceler hem de uygun bulduklarımızla anlaşmalar yaparak ülkemiz sanayisinin hizmetine sokardık.

İplikçilik o zamanlar çok kıymetli. Amca oğlum aynı zamanda tekstil mühendisi olan Hüseyin Arıca ile İsviçre’de fuardayız. Bilim insanları öyle güzel makineler üretmişler, mühendisler öyle çalışmışlar ki iplik makineleri da çok rağbet görüyor.

Biz de on adet Opinent marka makine almak için fuardayız.

Amca oğlu ısrar etti alalım diye, biz fiyatta anlaşamadık ve alamadık.

Daha sonra bu makineleri Sanko aldı ve iplik konusunda söz sahibi oldular.

Biz tabii ki geziyoruz Dünya’yı, Çinliler de. Her şeyi inceliyorlar, fiyat kırmak için sebepler üretiyorlar. ABD’de Atlanta’da ona yakın çok güzel ve fiyatı da uygun makineleri bulduk, uzun süren pazarlık sonucunda aldık. Çinliler de almak istiyorlardı fakat biz pazarlığı daha güzel yaparak anlaştık ve kaparo olarak da 5.000 dolar verdik.

Daha önceden tüm detaylarını anlattığımız projemize, İş Bankası yöneticileri “Siz bulun, yardımcı oluruz,” diyerek bizi

cesaretlendirmişlerdi. Türkiye’ye gelince bankaya müracaat edip anlaşma evraklarını verip kredi talebinde bulunduk. Ama banka yöneticileri krediyi çıkarmadılar. Dolayısıyla 1 birim (hat) üretim yapacak iplik makinelerini biz değil Çinliler aldı.

Bizim verdiğimiz kaparo da yandı. Şimdi bu olay üzerinden çok uzun yıllar geçti. Biz iplikte neredeyiz, Çinliler nerede? Bir bankanın vereceği bir kredi belki ülkemizi tekstilde çok ileri taşıyabilirdi ama olmadı. Bazen senin koşuşturman, çalışman yetmiyor; arkanda devlet ve özel bankaların da durması gerekiyor.

O dönemlerde Türkiye birçok konuda (tarım, hayvancılık kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydi. Teknolojide ve makineleşmede istenilen seviyede değildik. Bu açığı da çoğu zaman fuarlardan yeni ürün alarak veya ikinci el makineleri getirerek çözüyorduk.

Çinliler de dünyaya açılmış her yeri geziyorlar, fotoğraflar çekip teknoloji transferleri yapmak için gayretle çalışıyorlardı.

“Çin, yüzölçümü bakımından Rusya ve Kanada’nın ardından dünyanın en büyük üçüncü ülkesidir. Çin’de gerek 1978 sonrası dışa açılma sonrasında ihracata dayalı kalkınma stratejisinin etkisi, gerekse de Çin halkının gerçekten çok yüksek seviyedeki tasarruf oranıyla (%40’lar seviyesinde) çok ciddi bir sermaye birikimi oluşmuştur. Çin’de geleneksel olarak; finans sektöründe bankacılığın çok büyük payı ve gücü olup; ülke dışına sermaye transferindeki engellerin de etkisiyle, ülke halkının ve şirketlerinin gelirleri düşük seviyede görülebilecek faizlerle, devlet bankalarında değerlendirilmektedir. Bu durum, Çin devletine olası ekonomik krizlerden korunma anlamında da; yurtdışındaki ‘Bir Kuşak ve Bir Yol’ başta olmak üzere kamusal projelere de destek için çok önemli katkı ve güç sağlamaktadır.”

Bugün yapılan araştırmalar göstermektedir ki Çin, gayretli çalışmaları ve işadamlarının teşvik edilmesiyle dünyanın en büyük ekonomik güçleri arasına girmeyi başarmıştır. Her yıl %10’un üstünde büyüyerek dünya ticaretinin %20’sine hâkim olmuştur. Bugün ithal ettiğimiz bütün ürünler içerisinde Çin malları %10’luk bir yer kaplamaktadır.

Yani demem o ki: Nereden Nereye? Biz ülke olarak son kırk yılda ne kadar büyüdük, Çin ne kadar büyüdü? Ben şöyle özetliyorum: Biz pinpon topu kadar büyüdük, Çinliler basket topu kadar. Gerisini siz düşünün…

DEVAM EDECEK

02 Tem 2022 - 08:59 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.


tiktok takipçi satın al