Gezi davasında karar: Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet, 7 kişiye tutuklama

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamadığı gerekçesiyle Türkiye için yaptırım prosedürünü başlatmasına yol açan Gezi davasında karar...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamadığı gerekçesiyle Türkiye için yaptırım prosedürünü başlatmasına yol açan Gezi davasında karar açıklandı. 

1637 gündür tutuklu olan Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı ve iş insanı Osman Kavala’nın sadece hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs (TCK 312) suçlamasından, takdir inidirimi olmaksızın ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmasına,  Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi’nin hükümeti ortaya kaldırmaya teşebbüse yardım etmekten 18’er yıl hapis cezasına çarptırılmalarına ve tutuklamalarına karar verildi.

Üye hâkimden şerh
Karar oy çokluğu ile alındı. Üye hâkimlerden biri sanıkların üzerlerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeterli delil bulunmadığından beraatlerine, tutuklu sanık Osman Kavala’nın tahliyesi ile diğer sanıkların tutuklanmaması yönünde görüşünde olduğunu belirterek karara şerh düştü.

7 kişi tutuklandı
Mahkeme heyetinin mahkumiyet kararlarını açıklamasının ardından salonda gerginlik yaşandı. Cezaevine gönderilecek isimlerle vedalaşılırken, "Her yer Taksim, her yer direniş" sloganları atıldı.

Karar duruşmasında üye hâkim Murat Bircan’ın 2018 yılında AKP’den milletvekili aday adayı olduğu gündeme geldi. Avukatlar, yargı bağımsızlığı çiğnendiği için mahkeme heyetinin çekilmesini talep etti. Mahkeme, Murat Bircan’ın davadan çekilmesi talebini reddetti. Avukatlar karar tepki gösterdi.

Taksim Dayanışması: Adalet Nöbeti için Çağlayan Adliyesi'ndeyiz
Taksim Dayanışması kararın ardından, "Demokrasi adına, hukuk adına, adalet adına ülkemizin en karanlık günlerinden birini yaşıyoruz. Mahkemenin aldığı bu kararın hukuki olarak meşru olmadığını biliyoruz. Bu karar hukuki değil siyasi bir karardır, reddediyoruz. Bizler hukukun üstünlüğüne inanan, her koşulda adaleti, demokrasiyi savunan kurumlar olarak, bu ülkenin demokrasi güçleri olarak bu kararı reddediyoruz. Çağlayan'ı terketmiyor, bu hukuksuzluğa karşı sesimizi yükseltiyoruz! Adalet Nöbeti için Çağlayan Adliyesi'ndeyiz" açıklamasını yaptı. 

Duruşmada yaşananlar

duruşmada avukatlar mütalaaya karşı savunmalarını yaptı. İzleyici sayısının çokluğu nedeniyle duruşma 27. Ağır Ceza Mahkemesinin salonunda görüldü.



1637 gündür tutuklu olan Osman Kavala, SEGBİS bağlantısı ile duruşmaya katıldı. Kavala'nın  SEGBİS sistemindeki sorun nedeniyle bir süre salonda sadece sesi duyulabildi.

Duruşmada ilk olarak söz alan yargılananlardan Mine Özerden'in avukatı Tuğçe Duygu Köksal, "Beraat kararının verildiği 18 Şubat 2020'den beri bu dosyada hiçbir ilerleme yok derhal beraat kararı verilmesi gerekir. Beraatın aksi yönünde ne delil toplandı? Hangi delil tartışıldı?" diye sordu. 

"Esas hakkında mütalaada zımni beraat mütalaasıdır"
Köksal, "Ben değil sözlü beyanlarım, dosyaya eklediğim taleplerimin de okunmadığını düşünüyorum. Beraat kararı istinaf mahkemesince esastan bozulmadı. İstinaf, dosyanın delillerin tartışılmasını ve Çarşı davası ile birleştirilmesi talep edilmişti. Anlaşıldı ki o dosyadan aleyhe hiçbir şey çıkmayacaktı dolayısıyla ara karardan dönüldü. O karardan sonra derhal beraat verilmeliydi ama onun yerine dosya esas hakkında mütalaa için savcılığa verildi. Esas hakkında mütalaada zımni beraat mütalaasıdır." dedi.

Dosyadaki TAPE'lerden bahseden Köksal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir delil hukuka aykırıysa kabul etseniz ne olur? Hukuka aykırı olan hukuka aykırıdır. Ceza kanunumuz net. Müvekkilimin hakkını kullanması esas hakkında mütalaada "hükümeti kaldırmaya yönelik teşebbüse yardım" olarak nitelendirmiş. Esas hakkında mütalaada müvekkilin sağlıklı bir çevreye yaşama hakkına yönelik talebi kriminalize ediliyor"

Görüntünün hâlâ bozuk olduğu SEGBİS yayınıyla duruşmaya bağlanan Osman Kavala (solda) ve yargılananlardan Mine Özerden'in avukatı Tuğçe Duygu Köksal (Çizim: Murat Başol)

Köksal, AİHM’in Osman Kavala hakkında verdiği kararın 146. paragrafında, iddianameye konu olan eylemlerin “her halükârda şiddet içermeyen faaliyetler” olarak nitelendirildiğini hatırlattı. Bunun objektif etki nedeniyle tüm sanıkları ilgilendirdiğini vurguladı.

 Köksal salonda dosyada delil olarak geçen deniz gözlüğü, gaz maskesi ve sargı bezini göstererek, "Deniz gözlüğü basınçlı suya karşı korur, maske gaza karşı, sargı bezi ise copla fişekle yaralandıysa ona karşı. Bunlar delil olamaz. Ortada hükümeti devirme suçu olmadığından yardım da söz konusu değildir. Müvekkilim hakkını kullandığı için suçlanmaktadır. Beraat talep ediyoruz." değerlendirmesini yaptı. 

Yiğit Ali Ekmekçi'nin avukatı Emel Ataktürk, “Bu dava insan hakları için çalışanların ve sivil alanın yok edilmesine yöneliktir. Konusu suç olan eylemlerin yargılanması değil, hak savunucuları üzerinden tüm toplumun susturulmasını amaçlayan politik bir davadır.. Gezi ve Çarşı davaları yüksek mahkemelerde incelenirken siyasi otoriteler Gezi davası hakkında yorum yapmayı sürdürdü" dedi.

"Gezi ve Çarşı davaları yerel mahkemeye döndüğünde de müdahaleler sürdü"
Ataktürk, "Gezi ve Çarşı davaları yerel mahkemeye döndüğünde de müdahaleler sürdü. 30 ACM dosyaya daha hakimdi, beraat kararı verilmişti ama dosya tefrik aşamasına geldiğinde dosya hızla karara çıkarılmak için 30 ACM'ye değil mahkemenize verildi" düşüncesini dile getirdi.

Hâkim ve savcının telefonuyla ilgilenmesine tepki
İzleyici sıralarında bulunan gözlemcilerden biri üye hâkim ve savcının uzun süredir telefonuyla ilgilenmesine tepki gösterdi. Tepki üzerine telefonlar kürsüye bırakıldı.

"Müvekkillerimiz olmayan suçun savunmasını yapmaya çalışıyorlar"
Ekmekçi'nin diğer avukatı Hasan Fehmi Demir, "Bunlar 'Bana suçumu verin' davalarıdır. Çünkü bu davalarda suç yoktur, suçluluk inşa edilir, niyet okunarak suç yöneltilir.  Müvekkillerimiz olmayan suçun savunmasını yapmaya çalışıyorlar. Yapmadıkları eylemleri kanıtlanmaları istiyor." diye konuştu. 

Demir şunları söyledi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bugün hapiste olan farklı fraksiyona mensup eski meslektaşlarının yöntemlerini tekrarlamakla kalmıyor, istismarcı Anayasa alayışı ortamında temkinli davranırken, sanatı, hak savunusunu kriminalize etmeye çalışıyor

Savcı, Gezi direnişi boyunca öldürülen tek kişinin adını dile getirmemiştir. Ethem'in katili polise verilen 15.000 ile kaç direk onarılır? Sizce biber gazıyla insanlarımızın öldürülmesi mi ülkemizin yüzünü karartır yoksa biber gazının kullanımına karşı çıkmak mı? Tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermek hukuki sorumluluktur.

Gökçe Tüylüoğlu avukatı Bahri Belen, "Mahkemenin beraatin dışında bir karar verme olasılığı yok.  Müvekkilimin çalıştığı vakıfta yapılan denetimlerde hiçbir usulsüzlük bulunmadı. Müvekkilimin sorgusu da yapılmadı. Aslında bu dava hukukun siyasetle dansıdır. Siyaset dans etmek isteyebilir ancak hukukun böyle bir dansa izin vermemesi gerekir. Başta müvekkilim olmak üzere dosyadaki sanıklar hakkında, mahkemenin siyasetin dışında haâimler olarak bir karar vermenizi talep ediyorum" diyerek konuşmasını bitirdi.

Duruşma Taksim Dayanışması bileşenlerinin avukatlarından Fikret İlkiz, "Emniyete savcılığa talimat verme yetkisi verilirse ortaya 2 bin sayfadan fazla fezleke ortaya çıkar, 657 sayfalık bir iddianame ortaya çıkar." değerlendirmesini yaptı.

İlkiz şu ifadeleri kullandı:

"30 ACM'deki yargılamaya hiçbiriniz katılmadınız, orada neler konuşulduğunu bilmiyorsunuz. Biz tekrarların tekrarlarını yaşıyoruz. Yargı organları aynı şeyleri tekrarlatmak için insanları sanık yapma hakkına sahip değildir.

"Hükümete karşı suçlar kapsamında yapılmış bir dinleme yok bu dosyada"
Hükümete karşı suçlar kapsamında yapılmış bir dinleme yok bu dosyada. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verirken bunların zehirli ağacın meyvesi olduğunu söyledi.

"Müvekkillerim Gezi'nin finansörü değil, olamazlar da çünkü beş paraları yok"
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin gerekçeli kararında Osman Kavala'nın Gezi'nin finansörü olmadığı belirtildi. Müvekkillerim de değildir, olamazlar da çünkü beş paraları yok.

Ters çevrilmiş araçların görüntüleri sanıklara izletildi, ne diyorsunuz denildi. İkinci mütalaada da yine aynı görüntüler önümüze getiriliyor ama İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi bu görüntülerin sanıklarla bağlantısı olmadığını söyledi.

İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk yargılama sırasında kaç iddianame düzenlerseniz düzenleyin aynı savunmayı yapacağını söyleyen Mücella Yapıcı, yine aynı savunmayı yaptı. Beş yıl sonra yine yargılarsanız yine aynı savunmayı yapacağız.

Savcılığın esas hakkındaki mütalaası 72 sayfa, mütalaaya karşı aynı sayfalarla yanıt vermek için 72 sayfalık beyanımı sunacağım.

"Her olasılıkta derhal karar vermek istiyorsunuz"
Her olasılıkta derhal karar vermek istiyorsunuz. Savunma için süre verilmesine dair bir karar çıkmadı ağzınızdan. Başka bir ceza muhakemesini dikkate almıyorsanız savunma için süre verilir. Avukat Tora Pekin konuşurken 48 dakika oldu dediniz. Süre mi tutuyorsunuz? 10 dakika daha süre verdiniz. Bu savunma hakkının ihlalidir.

"Ne dersen de karar belli!"
O halde biz burada ne yapıyoruz? Bir ritüeli tamamlamak üzere savunma yapıyoruz. Bu insanlar size karşı ne kadar çok şey savundular!  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bekleyen bir dosyanız varsa getirin, bizi tekrar yargılayın! Hangi yasada yeri var bunun: Ne dersen de karar belli! Yargılanan sanıklar aslında yargılar. Şimdi siz bulunduğunuz yerden sanıklara bakıyorsunuz. Onlar da oturdukları yerden yargılandıkları için size sesini duyurmaya çalışıyorlar.

Ravel, en bilinen eseri Bolero için "İçinde hiç müzik yoktur" der. Adaletin dağıtıldığı yer mahkemelerdir ama ne yazık ki içinde hiç adalet yoktur."

Çizer: Murat Başol

Avukat İşler: Baktınız bulamadınız ve dosyayı iade ettiniz!
Avukat İlkiz'in ardından, Taksim Dayanışması bileşenlerinin avukatlarından Evren İşler, "Yeniden kıymetlendirme lafının ne olduğunu bilen yok, ilk kez bu iddianamede duyduk. Herhalde kıymeti kendinden menkul" dedi. 

İşler, "Önünüzdeki tape kayıtlarına baktığımız zaman bu dinlemeleri yapan hakimler ve emniyet mensupları delil üretmekten yargılandı ve cezalandırıldı. Mahkemenizde bir tek delil tartışması yaptırılmadı, bütün talepler reddedildi" ifadesini kullandı. 

Avukat Evren İşler, cuma günkü duruşmada mahkeme başkanı Mesut Özdemir'in sözünü keserek savunma yapmasına izin vermediği avukat Tora Pekin'in savunmasını okudu. 

İşler, "Manasız bir birleştirme süreci yaşadık, hemen sonrasında da hızlı bir ayırma kararı verildi. İstinaf mahkemesi kararında 'elinde bir delil yok bir de oraya bak' diyerek çarşı dosyasını işaret etti. Baktınız bulamadınız ve dosyayı iade ettiniz" diye konuştu. 

Çizer: Murat Başol

"Üye hakim Murat Bircan aynı zamanda AKP'den milletvekili aday adayı da olmuş"
İşler, şöyle konuştu:

"Hükümetin istifasını talep etmenin suç olmadığını tekrar etmek gerek. Sanıklar hakkındaki bu iddianame yazana kadar hükümetler defalarca kez değişti. Hükümet kendine yönelik bir kalkışma olduğunu düşünseydi altı yıl beklemezdi.

Bu dosyada adil ve dürüst ve hatta bir yargılama yapıldı mı? Hayır. Adil yargılama bu kadar basit bir şey değil. Memleket yargıya yönelik çeşitli baskılardan geçmiş ama yine dönüp mahkemelerden medet umuyoruz.

Adil yargılanmanın görüntüde de topluma yansıtılması gerekir. Bir yurttaşın burada adil bir yargılama yapıldığını hissetmesi gerekir.

Mahkeme heyetini oluşturan üyelerin ismini Google'a yazdığımızda üye hakim Murat Bircan'ın Bafra Belediyesi Hukuk İşleri Müdürlüğü'nde çalışırken istifa edip hakim olduğunuzu görüyoruz. Murat Bircan aynı zamanda AKP'den milletvekili aday adayı da olmuş.

Bu dosyada Erdoğan ilk mağdur. Talimat vermeye gerek var mı? Üye hakim onu seviyor zaten, onun liderliğine!  Ortada biçimsel olarak bile tarafsız adil bir yargı yok"

Heyet, İşler'in konuşmasından sonra ara verdi.

Avukat Bayraktar: Biz sizi reddediyoruz
Aranın ardından devam eden duruşmada Avukat İşler'in savunmasından sonra Osman Kavala'nın avukatlarından Köksal Bayraktar konuşmaya başladı.

Bayraktar, şunları söyledi:

"Siyasi bir liderle arasındaki bağı açık eden bir hakimin karar verme mevkiinde bulunmaması gerekir. Bunlar üzeri örtülecek şeyler değil. Mahkemenin bir karar vermesi lazım, bu karar davadan çekilme şeklinde veya üye hakimin çekilmesi şeklinde olabilir.

Biz sizi reddediyoruz. Bunun 4,5 yıldır tutuklu olan müvekkilimizin durumuna halel getireceğinin de farkındayız."

Bircan'ın davadan çekilmesi talebi reddedildi
Hakan Altınay'ın avukatı Tora Pekin, "Üye hakim Murat Bircan'ın bu davadaki hakimlik görevini kabul etmemesi gerekirdi" dedi. 

Mahkeme başkanı Mesut Özdemir'in Savcı Edip Şahiner'e görüşünü sorması üzerine savcı "Takdir mahkemenin" yanıtını verdi. 

Mahkeme heyeti, üye hakim Murat Bircan'ın davadan çekilmesi talebinin "davayı uzatmaya yönelik bir talep olduğuna" karar vererek talebi reddetti.

26 Nis 2022 - 01:18 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Haberler Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Haberler hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Haberler editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Haberler değil haberi geçen ajanstır.


tiktok takipçi satın al