VE İNSANLAR ÖLÜYOR, BİZ HÂLÂ SUSUYORUZ!

Nevin KOÇOĞLU

VE İNSANLAR ÖLÜYOR, BİZ HÂLÂ SUSUYORUZ!

“ŞİİR BANA AİT” DEDİ BARIŞ!

 

 4 Kasım’da “şiir bana ait” dedi barış…


Çünkü şiir kimin ihtiyacı varsa ona aitti…


İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği (İŞTİSAN) tarafından yapılan çağrı ile 4 Kasım 2012 saat 19:30’ta 17 ilde tiyatrolar, “Savaşa hayır” dedi.


“Savaşa Hayır Barışa Şiir” çağrısı ile yapıldı etkinlik…


Aynı saatte aynı metin okundu 17 ilde…


Ankara, Antalya, aydın, Bartın, Bursa, Denizli, Eskişehir, Giresun, Hatay, İstanbul, İzmir, Kütahya, Muğla, Samsun, Siirt, Sinop ve Zonguldak şiirle “savaşa hayır” dedi...


Susmak istiyorum burada, çünkü söylenecekleri  şiirler söyler en güzel şekliyle, en yalın haliyle ya da en derin haliyle..

 

 Bana göre bir manifesto olan bu etkinlikte yüzümüze haykırılan şiirlerden bazı bölümler paylaşmak istiyorum…

 

 

“Hitler bir gün şöyle bağırmıştı;

“Tereyağı yerine tank! Tankımız var mı? Eee şimdi yapacağımız tek şey onun ezeceği bir düşman bulmakta; bu kolay!

Büyük ekonomist Keynes şöyle bağırıyordu; Kapitalist ekonominin durgunluğu yerini sürekli olarak savaş ekonomisine bırakmalıdır. Ürettik mi bu silahları, e şimdi yapılacak şey onları satacak birini bulmakta, bu kolay. Ticaret bu baylar ticaret.

 Ve biz şöyle bağırıyoruz;

 Biraz daha para için nasıl öldürülür bir çocuk, kaç liradır canının bedeli iki milyon çocuğun?”

 

 

“Bir gün parası bitti bir adamın ve silah yaptı bir adam. Petrolü kalmadı birinin ve birinin bombası vardı. Bomba sattı tacir, silah aldı başkan, savaş dedi komutan.Çocuğunu öpücükle uyuttu bir asker ve dünyanın öbür ucuna çocukları öldürmeye gitti, annesinin elini öptü, sıkıca sarıldı ona bir asker ve dünyanın öbür ucunda bir anneyi öldürdü.

Karısını emanet etti babasına ve birinin karısına tecavüz etti  dünyanın öbür ucunda…

Ve biz havai fişek gösterisi izlerken kolu koptu bir bebeğin, biz bir film karesinde bir şehrin bombalanışını seyrederken bacağını kaybetti bir anne.

Tecavüze uğrarken sekiz yaşındaki büyük çocuklar, kadınlar, sustuk biz insanlar.

Silah tacirleri için dönüyor çark ve susuyor insanlar, emperyalizmin bomba yağmurları altında ölüyor masumlar ve susuyor insanlar…”

 

 

 “Savaş istiyoruz!

En önce vuruldu

Bunu yazan…”

 

 

“Çocuğun gördüğü düştür barış

Ananın gördüğü düştür barış

Ağaçların altında söylenen sevda sözleridir barış.”

 

 

“Tankınız ne güçlü generalim

Siler süpürür bir ormanı

Yüz insanı ezer geçer

Ama bir kusurcuğu var

İster bir sürücü

 

Bombardıman uçağınız ne güçlü generalim

Fırtınadan tez gider, filden zorlu

Ama bir kusurcuğu var

Usta ister yapacak

 

İnsan dediğin nice işler görür generalim

Bilir uçurmasını, öldürmesini insan dediğin

Ama bir kusuru var

Bilir düşünmesini de.”

 

 

“Savaşa gitmemiz buyruldu

“toprak için aslanlar gibi döğüşün “ diyerek

Toprak için!

Ama Kimin toprağı?

Söylenmedi bu

Derebeyinin toprağı olsa gerek!

Savaşa gitmemiz buyruldu

Özgürlük adına diyerek!

Ama kimin özgürlüğü

Söylenmedi bu

Halkın özgürlüğü olmasa gerek!

Savaşa gitmemiz buyruldu.

 

“Bizden” dendi “yardım bekliyor müttefik uluslar”

Ama en önemli şey unutuldu:

Kimin cebine girecek banknotlar?

Savaş kimisi için hayatla ödenen bir fatura

Milyonluk kazançtır kimisine

Çocuklar, daha ne kadar

Katlanacağız bu ağır işkenceye?”

 

 

 

VE İNSANLAR ÖLÜYOR, BİZ HÂLÂ SUSUYORUZ!!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

06.11.2012 (Nevin KOÇOĞLU)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

TUZ VE GECE