YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA!

Sibel ÖZBUDUN

YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA!

“Kapitalizmde kadın;

yatak odası, çocuk odası ve

mutfağa hapsedilmiş köledir.”[2]

 

Gazete Manifesto (GM): Kadın mücadelesinin kadın cinayetleri ve şiddet çerçevesine sıkıştırılması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sibel Özbudun (SÖ): Son zamanlarda sıkça hatırladığım bir enstantane var. Hatta iki… İKD’nin ilk üyelerindendim. O dönemlerde, yani 70’li yılların ortalarında örgütün temel şiarı, “Eşit işe eşit ücret” idi… 1990’ların başlarında yaşadığımız feminist-sosyalist kadınlar ayrışmasında sosyalist kadınlar olarak bir araya geldiğimiz oluşumun şiarı ise “Yerimiz mutfak değil, dünya!” olmuştu. Bunlar kadınların, kadınlık durumunun ilerletilmesine yönelik taleplerdi.

Bugün kadın hareketinin “kadına yönelik şiddet” ile “kadın cinayetleri” arasında sıkışmış olması, bir başka deyişle, mücadelenin “öldürülmeme” noktasına irca etmiş olması, “hücum”dan “savunma”ya geçtiğimizin göstergesi. Yani “kadınlık durumu” 90’lardan bu yana ne kadar gerilediğini gösteriyor. Bunda iki gelişme etkin kanımca: uluslararası ölçekte neoliberal talanın toplumsal destek mekanizmalarını felce uğratarak kadını şiddet karşısında savunmasız bırakması ile bununla bağlantılı olarak sağcı, faşizan bir iklimin birçok ülkede başat hâle gelmesi. Bu iklimin Türkiye’deki karşılığı, siyasal İslâmcı AKP iktidarı ve onun aileye, yani kadının şiddete en fazla uğradığı mekâna toz kondurmayan zihniyetidir.

Ama yalnız bu değil. Bugün kadın hareketinde başat olan feminist hat da, öyle gözüküyor ki, kadına yönelik şiddet ve özellikle de kadın cinayetlerinde temel varsayımlarını doğrulayan bir yön buluyor.

Malum, Marksistler analiz ve eylemlerinde yatay (yani sınıflar arasındaki) bölünmeyi esas alırken feministler açısından öncelikli ve esas olan dikey, yani kimlikler (burada kadınlarla erkekler) arasındaki bölünmedir. Elbette kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet bu karşıtlığın en bariz, çıplak gösterenlerinden biri. Kendini gündelik, daraltılmış hedeflerle sınırlayan, maksimalizmden vaz geçmiş, giderek onu küçümseyen bir mücadele mantığının bu konuda odaklaşması anlaşılabilir bir durum.

Ancak sıkıntı şurada ki, böylesi bir odaklaşma, kadınların daha derinlerde ve çok daha karmaşık olan maduniyetlerinin, tabiyetlerinin üstünün örtülmesine neden olabiliyor. Çünkü eril şiddet, sadece kafası bozulan, ya da ne bileyim sevgilisi ayrılmak, karısı boşanmak istedi diye kendini küçük düşürülmüş hisseden erkeğin kadını “terbiye” ya da “intikam” aracı değil. Bunu mümkün kılan, kolaylaştıran, hatta teşvik eden koşullar var: kadınların büyük bölümünün açlık seviyesinin altında ücretlerle, uzun saatler çalıştırılmasını, ev işlerinin karşılıksız olarak sırtlarına yıkılmasını, işsizliğin yükünü “ev kadınlığı” kisvesiyle üstlenmelerini, sosyal destek mekanizmalarının tasfiyesi ya da özelleştirilmesi sonucu ortaya sosyal maliyetin büyük bölümünü omuzlamalarını, cinselliklerinin, bedenlerinin milyar dolarlık cirolu küresel bir ticarete dönüşmesini, giderek 21. yüzyılda köle pazarlarında satılmalarını mümkün kılan koşullar. Tüm bu durum ve koşullarla (ve burada sıralayamadığım daha niceleriyle) bağlantılı ele alıp emeğin, emekçilerin topyekûn kurtuluş mücadelesiyle ilişkilendirmezsek, kadına yönelik şiddetin önüne geçmek mümkün gözükmüyor.

Bu önermelere kestirme bir itiraz yükseltilebilir, biliyorum: “Ne yani, erkekler sosyalizmde kadınlara şiddet uygulamadılar/ uygulamayacaklar mı?” Uygulamaya kalkıştılar, kuşkusuz -eğer yeniden bir sosyalist kuruluş gerçekleştirebilirsek- bundan böyle de kalkışacaklar elbette. Ama hem karşılaşacakları yaptırımlar, hem toplumun yeniden eğitilmesi süreçleri (“ataerkisizleştirme” diyelim dilerseniz), hem emek eksenli eşitlikçi/ özgürlükçü bir sistemin kadınlara sağlayacağı destekler (eğitim, istihdam ve toplumsal/ siyasal yaşama her düzeyde tam katılım olanakları) hem de bağımsız örgütlenmeleri aracılığıyla sistemi denetleme olanakları, sosyal iklimi kadına yönelik şiddete uygun olmaktan çıkartacaktır.

 

GM: 8 Mart vesilesiyle bir mesajınız var mı?

SÖ: Son yıllarda toplumun hemen her kesiminde (işçiler, beyaz yakalılar, öğrenciler, köylüler, Kürtler, Aleviler…) yükselen itirazlarda kadınların öne çıktığını görmek, geleceğe daha umutla bakmamı sağlıyor. Kadınlar toplumsal mücadelelerde genellikle paylarına düşen “geri hizmetler”le yetinmeyi kabullenmiyor, özgün talepleriyle, kendi sesleriyle ön saflarda alıyorlar yerlerini artık. Bu coğrafyada da, dünyada da… Bu durumdan aldığım cesaretle, bu 8 Mart’ta bir kez daha vurgulamak isterim: “Sokak, mücadele özgürleştirir!”

 

N O T L A R

[1] Gazete Manifesto, 2 Mart 2021…

[2] V. İ. Lenin, Karl Marx-Friedrich Engels-V. İ. Lenin, Kadın ve Aile, çev: Öner Ünalan, Sol Yay., 2008.

 

4.03.2021 (Sibel ÖZBUDUN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KENT(İN) VE KANAL(IN) SORU(N)LARI

ORTADA NE BİLİM KALDI NE DE AKADEMİ

ABDULLAH’IN MESELLERİNDEN SESLENEN ACILAR

KÜLTÜREL ÇÜRÜME VE FAŞİZM

BAŞINI KALDIRAN ŞİİR İNSANLIĞIMIZDIR

BİLİM, SOSYAL BİLİMLER, SOSYALİZM ÜZERİNE SORULAR, YANITLAR

ABD SEÇİM(SİZLİK)İ: MADE IN USA

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN” 2

DÖRT DAĞ İÇİNDEKİ DERSİM’İN HİKÂYESİ: “MA DİYA, SIMA MEVİNE/ BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN”

KAPİTALİZM KADINLARIN YAĞMALANMASIDIR !

SİNBO DİRENİŞÇİLERİNE BİN SELAM; ÖZELLİKLE KADIN DİRENİŞÇİLERE !

FİGEN’İN (YÜKSEKDAĞ) DİZELERİYLE ŞİİR ÜSTÜNE

GELECEKTEKİ ETİKTİR ESTETİK

AKP “MUHAFAZAKÂR”LIĞI: CEMAATLER NE İŞE YARAR?

“ÖZGÜRLÜK” MÜ DEDİNİZ?!

ENDER ÖNDEŞ’İN YİRMİ ÖYKÜSÜ

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ) 2

YOKSULLARIN BAŞKALDIRISI VE KADINLAR (TARİHSEL BİR BAKIŞ)

“KAPİTALİZM VE ATAERKİ” ÜZERİNE NOTLAR

ENGELS, KADIN, AİLE

UNUTMAMAK, DEVRİMCİ BİR EYLEMDİR...

DERSİMİZ: KOMUTAN(IMIZ) CHE VEYA HASTA SIEMPRE, COMMANDANTE!

“SOSYALİZM VE İSLÂM” TARTIŞMALARINDA ÖNEMLİ BİR KAYNAK: BOLŞEVİK DEVRİMİ VE DİN

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ ( 2 )

ANADOLU’NUN OTOKTON HALKI RUMLARIN HÂLİ

KİMİNİN DÜŞÜ, ÖTEKİNİN KARABASANIDIR

İKTİDARIN “KAYIKÇI DÖVÜŞÜ”: İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

KADINLAR “SAVAŞ GANİMETİ” Mİ?

PANDEMİYLE GELEN(LER): DİSTOPYA MI, ÜTOPYA MI?

KAPİTAL’İN DİYALEKTİK MATERYALİST YORUMU

GEZİ/ HAZİRAN HAKİKÂTİ

“KADIN(LIK) BİLİNCİ” Mİ? (GENÇ BİR KADIN ARKADAŞIN SORUSUNA YANIT

“YASAM KÜÇÜKLERİMİ KORUMAK, BÜYÜKLERİMİ SAYMAK !

COVID-19 BİR TURNUSOL KÂGIDI

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS (2)

COVID-19: BÜYÜK RESMİ YA DA DEKADANS

ÜÇLÜ KRİZ SARMALINDA İNSAN MANZARALARI

“AGORAFOBİ”YE TESLİM OLMAMAK

İNFAZ DÜZENLEMESİ: “ADALET” Mİ DEDİNİZ?[*]

AKP, HSK, CORONA VE KADINA ŞİDDET

“İKİ KARDEŞ YAN YANA VE OMUZ OMUZA”: MUZAFFER –İLHAN- ERDOST

YÖNETENLER YÖNETEMEZ OLUP, YÖNETİLENLER YÖNETİLMEK İSTEMEYİNCE

KADINLARIN “YA BASTA!”SI

SAHNEYİ SOKAĞA, SOKAĞI SAHNEYE TAŞIYAN ESTETİĞİN ETİĞİ YA DA “YENİ(LMEYEN) KAPI”NIN MENŞEĞİ VEYA ONLARA DAİR

“VAR GİT ÖLÜM”: ÖLÜM RİTÜELLERİNE ANTROPOLOJİK BİR BAKIŞ

“İSA BOLİVYA’YA DÖNÜYOR” MU? YA DA BOLİVYA DERSLERİ

AKADEMİA’NIN “METAMORFOZ”U: “BAŞKAN”IN “ÜNİVERSİTELER”İ

KOLOMBİYA’NIN “BARIŞ”I!

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ ( 2 )

İKİ “YOL” ÖYKÜSÜ

GÜNDELİK YAŞAMI DÖNÜŞTÜRMEK: EKİM DEVRİMİ DENEYİMLERİ

SORU(N)LARIYLA BAŞKALDIRI(LAR)

“KIZIL’I MOR’A BOYAMAK” MI? HAYIR, TEŞEKKÜRLER!

YANITLAR

100 YIL DAHA YAŞAYASIN, İNSANCIL!

ÖLEN, NEO-LİBERALİZM DEĞİL, KAPİTALİZMİN KENDİSİ

DEVRİMLERE, KADINLARA VE NARODNİKLERE DAİR...

İYİ Kİ YAŞADILAR, İYİ Kİ YAZDILAR

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI ( 2 )

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI

“LÜZUM” ÜZERE: BİR KEZ DAHA İSTANBUL SEÇİMİ

İSTANBUL SEÇİMİ - BİR DEĞERLENDİRME

NEO-FAŞİZM(LER) “FEMİNİST” Mİ?

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[2)

2019: YERKÜREDE VE COĞRAFYAMIZDA İŞÇİ SINIFI(MIZ)[

MASKELİ FAŞİZM: “POPÜLİST AŞIRI SAĞ”

ELEŞTİRİ, HAYATTIR; YAŞATIR!

“HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK” MI SAHİDEN?!

2019’UN 1 MAYIS’INA KENAR NOTLARI

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU 3

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU (2)

VENEZÜELLA VE EMPERYALİZM KONUSU

KADINLARIN BAŞKALDIRI TARİHİ VEYA “ÖNCE KADINLARI VURUN!

SEN ÇÜRÜMENİN RESMİNİ ÇİZEBİLİR MİSİN ABİDİN? YA DA MEMLEKETTEN EĞİTİM MANZARALARI

1968’İN 50. YILINDA SARI YELEKLİLER

“YA SEV YA TERKET”: BİR BİAT ARACI OLARAK MOBBİNG

YENİDEN HAYKIRABİLMEK: “YERİMİZ MUTFAK DEĞİL, DÜNYA

“KADINLAR İÇİN OLABİLECEK EN KÖTÜ ALAŞIMIN ORTASINDAYIZ”

ÖLÜMSÜZ ABİ(MİZ) OKTAY ETİMAN

Selam olsun bizden önce geçene

KEŞFEDİLMEMİŞ GELECEĞİN BİÇİMLENMESİ İÇİNDİ SAMİR AMİN

SAHİCİ OLMAK

HAVADIR, SUDUR, ATEŞTİR YANİ HAYATTIR GRUP YORUM

YARGI BAĞIMSIZLIĞI” MI DEDİNİZ ?

“ATAERKİ” ÜZERİNE

ÖFORİNİN ORTASINDA, UNUTULMAMASI GEREKENLER

KAPİTALİZMİN KENDİNİ İMHASI: NEOLİBERALİZM

SEN MİSİN “BARIŞ” DİYEN!

MARKSİZM VE KADINLARIN KURTULUŞU

AKP, İSLÂM, FAŞİZM ve KADINLAR

“KRAL ÇIPLAK” DEME VAKTİ: 2018 İSTANBUL’UNUN 1 MAYIS’(LAR)I

YA SOSYALİZM YA BARBARLIK!

OKTAY AĞABEY(İMİZ)

AKP’NİN “MUHAFAZAKÂR”LIĞI NEYE DENK DÜŞER?

KADIN(LAR) VE DEVRİM(LER)

AFRİN (VE SURİYE), AFRİN (VE SURİYE’N)İN ÖTESİDİR

KÜLTÜR “YERLİ VE MİLLİ” MİDİR? YA DA NEDİR?

EMPERYALİZM, T. “C” VE AFRİN

FAŞİZM VE KADINLAR

“YENİ TOPLUMSAL HAREKETLER” NE KADAR “YENİ”?[

İŞÇİ SINIFININ KADINLAŞMASI

ZAPATİSTALARIN 33. YILI: BİR DEĞERLENDİRME

MARX’TAN ÖĞRENEN BİR ÇUKUROVALI: OKTAY ETİMAN

MURAT’IN DÜŞÜ, LAMBORGHİNİLER VE DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLMEK

MARKSİZM + V. İ. LENİN = EKİM DEVRİMİ (NOTLARI)

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİ Mİ DEDİNİZ?

HAMZA YALÇIN DERHÂL SERBEST BIRAKILMALIDIR

SOYKIRIMA TANIKLIK(LAR)

BİR İKTİDAR ARACI OLARAK KORKU

EMEKÇİLER, İŞSİZLER, YOKSULLAR NEREDE?[

“HALKIN SOYTARISI” DARIO FO “TİYATRONUN BÜYÜCÜSÜ”YDÜ

AKP’NİN EĞİTİM SİSTEMİYLE İMTİHANI

TOTALİTERLEŞMEYE, İHVAN’LAŞMAYA KARŞI

OĞLUM(UZ) ÖLÜMSÜZDÜR

ULAŞ, ULAŞ’TIR…

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAZGEÇİLEMEZ, ÖNCELİKLİ DEĞERDİR

BAŞKALDIRIDIR MİZAH YA DA HİÇ!

NE OLDU O “İMTİYAZSIZ, SINIFSIZ, KAYNAŞMIŞ KİTLE”YE?

HER KÖYDE BİR “KÖPEK” VARDIR...

“EVET” ÇIKSA DA “HAYIR”!

“MARKSİST-LENİNİST ROMAN YAZARI” : VEDAT TÜRKALİ

“CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” VEYA BU KADAR YETKİYİ BABANIZA VERİR MİYDİNİZ

BİR “ELEŞTİRİ”YE KISA KENAR NOTLARI

ALEVÎLİK VE SINIF MÜCADELESİ: KÜLTÜR VE EKONOMİ POLİTİK

“DEMİRİN TUNCUNA, İNSANIN…”

PARANOYA VE MEGALOMANİNİN (“YENİ”) REJİMİ

TOTALİTARYANİZMİ SOKAKTA ALT EDEBİLMEK

FİDEL İÇİN SANCAĞI YARIYA İNDİRMEYİN, DAHA DA YÜKSELTİN!

AKP’NİN KADINLARA KARŞI SAVAŞI: “MADAM GİBİ ÖLMEK”

KRİZ, SAVAŞ VE İŞÇİ SINIFI ÜZERİNE GÖRÜŞLER

“ÇOCUKLAR ÖLMESİN” DEMEK “TERÖR SUÇU” MU?[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ-2/ PARAGUAY: “TEKNİK DARBE”[*]

LATİN AMERİKA: SAĞIN GERİ DÖNÜŞÜ - 1/ BREZİLYA ÖRNEĞİ[*]

DARBE GİRİŞİMİ VE SONRASI[*]

“LAİKLİK” Mİ? HANGİSİ?[*]

KADINLAR GERÇEKTEN DE “SINIFLAR-ÜSTÜ” MÜ?[1]

ÇOCUKLARININ ETİYLE BESLENEN ÜLKE[*]

AKP’NİN “BAŞKAN”LIĞI[*]

GÜNDEM’E, DÜNE VE BUGÜNE DAİR…[1]

RECEP’İN TÜRKÜ(/ŞİİR)LERİ[*]

AKP’NİN MUHAFAZAKÂRLIĞI, İSLÂMCILIĞI, NEOLİBERALİZMİ VE KADINLAR[*]

İBRAHİM KAYPAKKAYA VE KÜRT SORUNU[1]

“BİR DAHA ASLA” DİYEBİLMEK İÇİN: GÖZALTINDA KAYIPLAR[*]

“ESKİ(MEYEN)/ YENİ TÜRKİYE”DE BARIŞ (MI?)![*]

VAHŞETİN ALTERNATİFİ VAR ELBETTE![*]

GERÇEKTEN DE NEDİR “TERÖR”?[1]

1 MAYIS 2016 DERS(LER)İ[1]

LATİN AMERİKA’NIN DESAPARECIDO’LARI[*]

TANTALOS’U YARATMAK[1]

“KÜRESEL KÜLTÜR” MÜ?[*]

2016'DAKİ 1 MAYIS('IMIZ)

"İNSANLAR, BİR ŞİİR OKUDUKLARI, BİR RESME BAKTIKLARI İÇİN İSYAN ETMEZ!"

KAPİTALİZM, KÜLTÜR, DİRENİŞ[*]

“SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA MUTLAKA GELECEK!”[1]

NİCE ONYILLARA ‘YENİKAPI’LI YOLDAŞLAR[*]

AKADEMİNİN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN[1]

SUSMA! SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK...[1]

HANGİMİZ ÖZGÜRÜZ Kİ?[1]