Eylül, Leyla… Ve Çocuklarımız… Suçlu Kim?

Eylül, Leyla… Ve Çocuklarımız… Suçlu Kim?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yani devletin resmi kurumunun verilerine göre sekiz yılda 104 bin 531 çocuk kayıp. Akıbetleri de belli değil.

Bir günde kaç  kayıp çocuk haberi okur olduk, sayamaz hale geldik.

Bulunanlar ya tecavüz edilmiş ya öldürülmüş ya da tecavüz edilerek öldürülmüş oluyor.

Nasıl bir kişilik yapısı, nasıl bir anlayış, nasıl bir dünya görüşü bu vahşeti, bu kadar sıradanlaştırıyor?

“Fail yalnız fiili işleyen psikopat ya da sapıktır” demek, işin kolayına kaçmaktır.

Devletin görevi çocuklarımızı her türlü tehlikeden koruyacak önlemleri almaktır.

Önlem almak yerine:

“Bir kereden bir şey olmaz.” diyen aile bakanı suçludur.

Dinini uçkurunda taşıyıp sürekli küçük çocuklarla evlenmeyi, onlara tecavüzü savunabilen fetvalar veren cani mollalar ve bunları önlemeyen, cezalandırmayan kurumlar,  devlet suçludur.

Suçlu kim mi?

Suçlu; Taciz ve tecavüzlere karşı cezaların geçmemesi için verilen önergeleri reddeden milletvekilleridir

Tecavüze uğrayan çocuk bile olsa “Rızasıyla olmuş.” deyip suçluyu salıveren yargıçtır suçlu.

Fail “Mahkemede iyi hal gösterdi, takım elbise giydi, kravat taktı diyerek salıveren yargıçtır suçlu.

Tecavüz olaylarının görüldüğü yurtları, vakıfları, okulları, görevlileri denetlemeyen,  cezalandırmayan devlet göz yummuştur, suçludur.

Hangi din, hangi ideoloji, hangi kurum çocuklara şiddeti, tacizi, tecavüzü, küçük yaşta evlendirilmeleri  hoş görüyorsa, göz yumuyorsa onlar suçludur.

Yaşananlara her yolla tepki göstermek, devleti göreve çağırmak, her yurttaşın boynunun borcudur.

Bu böyle biline...

 

 

03.07.2018

Vildan Sevil

3.07.2018 (Vildan Sevil)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR