AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI ( 2 )

AYŞE ÖĞRETMEN “DAVA”SININ ANIMSATTIĞI ( 2 )

NİHAYET

 

Ayşe Öğretmen’in dik ve onurlu barışçı duruşu, hepimize, “Mahkemeler, artık eskiden olduğu gibi yalnızca çağımızın sefalet ve yaralarının sergilendiği bir yer, toplumsal düzensizliğimizin hüzünlü kurbanlarının yan yana sergilendikleri bir yer değildir: Buralar aynı zamanda savaşçıların haykırışlarıyla inleyen bir arenadır,” diyen Michel Foucault’nun sözlerini bir kez daha hatırlattı…

Ulpianus’un, “Adalet; onurlu yaşamak, başkasına zarar vermemek, herkese kendine ait olanı vermektir”; Herakleitos’un, “Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemeliyiz”; Platon’un, “Adaletsizliklerin en büyüğü adil olmayıp adil gibi görünmektir,” uyarıları ışığında adaletin önemini vurguladı…

“Tekçi”liğin ya da Hannah Arendt’in, “Totaliter örgütlerin üst yönetiminde herkes şefin yalan söylediğini bilir. Ama şef kaybederse hepsi kaybedeceğinden susarlar. İlke, şefin yanılmazlığı değil yenilmezliğidir; buna olan inanç biterse totalitarizmin hayal dünyası bir anda çökecek ve gerçek kazanacaktır,” diye tarif ettiği veya Amin Maalouf’un, “Yasak olmayan her şeyin mecburi olduğu rejim!” vurgusuyla betimlediği otoritarizmin insan aklının ve hukukun inkârı açmazına denk düştüğünü gösterdi…

Nihayet Edmund Burke’nin ifadesiyle de, “Kötü yasalar, zulmün en berbat şekli” olduğunu öğretti…

Bertolt Brecht’in, “Haksızlık her yerde ve her zaman olduğu için, haklılığın karakter özelliklerini taşımaya başlar,” diye tarif ettiği karanlıklarda bu kadar da değil!

O bize, yaratıcı ateşlerin, cemrelerin -önce havaya, sonra suya ve toprağa- düştüğünü; baharın âlâmetlerinin belirdiğini; ağaçlar çiçeklendiğini; yeryüzü yeni bir uyanışa hazırlandığını; hasılı unutturulan insan olmak ve kalmak fiilini yani Leonardo da Vinci’nin, “Gözünü bir yıldıza dikmiş kişi, kararını değiştirmez”; Elias Canetti’nin, “Doğru yolu görüp de oradan gitmemek, yüreksizliktir”; Andy Warhol’un, “Zaman hiç bir şeyi değiştirmez, değişimi sağlayan insanlardır”; Hicri İzgören’in, “Rüzgârını yitirme, şarkını söyle. Düşlerin ve sevdaların var unutma, Umudunu yitirme,”[74] sözlerindeki cüreti ve insan(lar)ın, hakikâte sahip olabilmeleri için, öncelikle kendilerinin hakiki olmaları gerektiğini anımsattı…

Bunlar böyle olduğu için Ayşe Öğretmen’in “suç”(!?) addedilen onurlu duruşunun yanında saf bağladık ve istenilen değişimin sebeplerini yaratmak amacıyla da hâlâ aynı saftayız…

Toparlayalım:

* Ayşe Öğretmen’in fiilinde yargılanmasına neden olacak, suç teşkil edecek bir unsurun söz konusu olmadığı kanaatindeyiz. Ayşe Öğretmen, “çocuklar ölmesin” derken, sağduyu sahibi hiç kimsenin “örgüt propagandası” olarak niteleyemeyeceği son derece insanca bir kaygıyı dile getirmiştir.

* Ayşe Öğretmen’in tepkisi şiddet ya da şiddet çağrısı içermeyen, vicdani bir tepki, bir kardeşlik çağrısıdır. Ve bu çağrıyı TCK kapsamında değerlendirmek, abestir, absürd’dür…

* Ayşe Öğretmen cezalandırılırken, yukarıda örneklerini verdiğimiz üzere, barış imzacısı akademisyenleri tehdit eden Sedat Peker ya da İstanbul Beylikdüzü’nde çok sayıda silah ve örgütsel belge ile ele geçen IŞİD militanlarının aklanması, üstüne üstlük IŞİD’çilere tutuklu kaldıkları süre için tazminat ödenmesi hükmü verilmesi, hukuk sistemindeki çifte standartlılığın açık örneğini teşkil etmektedir. Bu çifte standartlılık sürdükçe yurttaşların hukuka, adalete ve devlete güvenleri tümüyle ortadan kalkacaktır.

* Coğrafyamızda uluslararası hukuk kuruluşlarınca da teyit edilen yargı bağımlılığı, ifade özgürlüğüne yönelik giderek ağırlaşan ihlâller ve yukarıda verdiğimiz somut örneklerin (ve bu metne sığdıramadığımız daha yüzlercesi) açığa çıkardığı hukuk cinayetleri göz önünde bulundurulduğunda, son derece vahim olan bu hukuksuzluk tablosuna bir yeni olumsuzluk eklememek için, bu dava keemlenyekûn sayılmalı, kapatılmalıdır.

* Bu olmayıp da Ayşe Öğretmen’in cezalandırılması cihetine gidilirse, kendi adımıza, onunla aynı cezayı talep ediyoruz. Ve Sibel Özbudun ve Temel Demirer olarak açıklıyoruz ki, “Ayşe Öğretmen’in yanındayız!”

Gereğini bilgilerinize sunarız.

 

13 Haziran 2019 23:48:45, İstanbul.

 

N O T L A R

[1] Bir TV programına canlı yayında bağlanıp, “Çocuklar ölmesin” diyerek, hepimizin vicdanı olan Ayşe Öğretmen, “terör örgütü propagandası”ndan yargılandı. “Suç”una ortak olduk. Onu mahkûm, bizi beraat etti(rdi)ler. Yeni doğmuş bebesiyle cezaevine girdi. Daha sonra AYM eyleminin “ifade özgürlüğü” kapsamına girdiğine karar verip, mahkûmiyet kararını bozarak, yeniden yargılanmaya hükmetti. 26 Haziran 2019’da Bakırköy 2. Ağır Ceza’da görülen davada Mahkeme Heyeti, adımız duruşma listesinde bulunmasına rağmen ve yine heyetten talep ettiğimiz hâlde bizleri “sanık” olarak kabul etmedi. Ve Ayşe Öğretmen’i beraat ettirdi. (Demek ki “çocuklar ölmesin” demek, suç değilmiş!)

Biz de 26 Haziran 2019 Çarşamba günü saat 09:30’da Bakırköy Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada için hazırladığımız ortak savunmamızı yapamadık; bu yazı, işte bu belgedir! Kaldıraç Dergi, No:216, Temmuz 2019…

[2] Sennur Sezer.

[3] Anayasa Mahkemesi, Diyarbakır’da 2016 yılında telefonla bağlandığı Beyaz Show’da “Çocuklar ölmesin” dediği için yargılanarak, 1 yıl 3 aylık hapis cezasına çarptırılan ve 20 Nisan 2018’de 6 aylık kızı ile birlikte cezaevine konulduktan sonra 4 Mayıs’ta infazı 6 ay ertelenerek tahliye edilen öğretmen Ayşe Çelik hakkında hak ihlâli kararı verdi. AYM, Çelik’e 5.500 TL tazminat ödenmesine karar verdi. (“AYM’den Ayşe Öğretmen İçin Hak İhlâli Kararı”, 9 Mayıs 2019… https://www.birgun.net/haber-detay/aymden-ayse-ogretmen-icin-hak-ihlâli-karari.html)

[4] “Ayşe Öğretmen Yine Barış Dersi Verdi”, Cumhuriyet, 5 Ekim 2017, s.10.

[5] Mustafa Çakır, “AYM’den Uyarı: Demokrasi Özgürlükler Rejimidir”, Cumhuriyet, 15 Mart 2019, s.9.

[6] Hamdi Yaver Aktan, “Özgürlük Lehine Yorum Yapılmalı”, Cumhuriyet, 9 Mart 2019, s.2.

[7] Prof. Dr. Belgin Erdoğmuş, Hukukta Latince Teknik Terimler Özlü Sözler, 2004.

[8] “Hukuk, ahlâk, din; bunların hepsi işçi sınıfı için burjuva çıkarlarının arkalarında pusu kurup beklediği burjuva önyargılarıdır.” (Karl Marx.)

[9] Alican Uludağ, “Sözler Tutulacak mı?”, Cumhuriyet, 1 Haziran 2019, s.9.

[10] “Fikirlerin Tartışılacağı Yerler Mahkemeler Değildir”, 2 Nisan 2019… http://disk.org.tr/2019/04/fikirlerin-tartisilacagi-yerler-mahkemeler-degildir

[11] “Her Türk Vatandaşının Görevi!”, Yeni Yaşam, 17 Temmuz 2018, s.5.

[12] “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya Basın Özgürlüğü Dersi Gibi Karar”, Evrensel, 16 Nisan 2019, s.3.

[13] “İnsanları edilgen ve itaatkâr kılmanın en zekice yolu kabul edilebilir düşüncenin alanını olabildiğince sınırlamak, ama o alan içinde ‘canlı’ tartışmaların yapılmasını sağlamak, hatta insanları o alan içinde kalmak koşuluyla daha ‘muhalif’ ve ‘eleştirel’ olmaya cesaretlendirmektir. Bu tutum, insanlara düşünce özgürlüğünün var olduğu hissini verirken tartışmalara sistemin koyduğu sınırları dayatır.” (Noam Chomsky.)

[14] Ali Sirmen, “Bağımlı Yargıda Reform Olamaz”, Cumhuriyet, 4 Haziran 2019, s.4.

[15] İbrahim Ö. Kaboğlu, “Yargı Eliyle ‘Yargısız İnfaz’…”, Birgün, 28 Şubat 2019, s.9.

[16] Mehmet Emin Kurnaz, “Ergün Özbudun: Halk, Yargının Bağımsız Olmadığını Biliyor”, Birgün, 12 Mayıs 2019, s.8.

[17] Ali Eralp, “Hukuk Devletinde Yargı Tarafsız ve Bağımsız Olmalıdır…”, 20 Mart 2019… http://www.guncelmeydan.com/pano/hukuk-devletinde-yargi-tarafsiz-ve-bagimsiz-olmalidir-ali-eralp-t48015.html

[18] Sinan Tartanoğlu-Canan Coşkun-Seyhan Avşar-Zehra Özdilek, “Hukuk Devletine En Ağır Saldırı”, Cumhuriyet, 14 Ocak 2018, s.11.

[19] Canan Coşkun, “Durakoğlu: Türkiye Artık Hukuk Devleti Değil”, Cumhuriyet, 6 Eylül 2017, s.12.

[20] “Eski AYM Başkanı: Maneviyat Diye İktidara Geldiler Ne Hukuk Bıraktılar Ne Ahlâk”, 26 Nisan 2019… http://www.diken.com.tr/eski-aym-baskani-maneviyat-diye-iktidara-geldiler-ne-ahlâk-biraktilar-ne-hukuk/

[21] İrfan Aktan, “Metin Günday: Yargı Reformu Stratejisi Bir İtirafnamedir”, 2 Haziran 2019… https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/06/02/metin-gunday-yargi-reformu-stratejisi-bir-itirafnamedir/

[22] Berk Çözeli, “Cumhurbaşkanına Hakaret Suçunun Yeni Sistemdeki ‘Gerekliliği’…”, Birgün Pazar, Yıl:15, No:619, 20 Ocak 2019, s.10.

[23] Rona Aybay, “… ‘Memur’ Yargıçlar”, Av. Teoman Ergül’e Armağan, Türkiye Barolar Birliği Yay., 2017, s.543-568.

[24] Barış Doster, “Yargı bağımsızlığı ve ‘Memur Yargıçlar’…”, Cumhuriyet, 5 Haziran 2019, s.12.

[25] Alican Uludağ, “AKP’li Yargı İşbaşı Yapıyor: ‘Buradan Adalet Çıkmaz’…”, Cumhuriyet, 18 Mart 2018, s.4.

[26] “Danıştay’a ‘Teşkilât’tan Atama”, Birgün, 30 Kasım 2018, s.8.

[27] Alican Uludağ, “Saray’ın Yargıcı”, Cumhuriyet, 20 Eylül 2018, s.8.

[28] “Rasim Ozan Kütahyalı Hâkimin Reddini İstedi: Ben AKP’liyim, Hâkim CHP’li”, 10 Mayıs 2019… https://www.gazetefersude.com/rasim-ozan-kutahyali-hâkimin-reddini-istedi-ben-ak-partiliyim-hâkim-chpli-57688/

[29] Ayn Rand, Hayatın Kaynağı, Çev: Belkıs Dişbudak Çorakçı, Plato Film Yay., 2. Baskı, 2010, s.697.

[30] “Her şeyin parayla ölçüldüğü bir yerde toplumsal adalet ve rahatlık hiçbir zaman gerçekleşemez. Ama siz aslan payını kötülere bırakan bir toplumda doğru bir yan bulursanız, büyük çoğunluk yoksulluk içinde kıvranırken doymak bilmez bir avuç insana memleketin bütün zenginliklerini sömürten bir devlet mutlu olabilir derseniz o başka.” (Thomas More, Ütopya, çev: Sabahattin Eyyüpoğlu-Vedat Günyol-Mina Urgan, İş Bankası Kültür Yay., 2006, s.34.)

[31] Ahmet Tulgar, “Nesrin Nas: Türkiye Artık Hukuk ve Normların Dışında”, Yeni Yaşam, 18 Mart 2019, s.10.

[32] Emre Kongar, “Yargının İntiharı”, Cumhuriyet, 17 Mayıs 2019, s.2.

[33] Mehmet Ruşen Gültekin, “Yargıda Reform Yaparmış Gibi Davranmak”, Cumhuriyet, 5 Haziran 2019, s.2.

[34] Fatih Polat, “Yargının Görevi Burun Sürtmek mi?”, Evrensel, 20 Şubat 2019, s.8.

[35] Hüseyin Özbek, “Arayı Bulurken Yitirilen Adalet”, Cumhuriyet, 31 Mart 2019, s.2.

[36] Nilgün Cerrahoğlu, “Bir Demet Maydanoz...”, Cumhuriyet, 18 Şubat 2018, s.7.

[37] “Türkiye’de Hukuk Yok”, Cumhuriyet, 2 Şubat 2018, s.10.

[38] Nurcan Gökdemir, “Hükümete Göre ‘Şüphesiz Başarı’: 7 Yılda 32 Milyon Avro Tazminat”, Birgün, 10 Mart 2019, s.7.

[39] “Türkiye’deki Hâkimlerin Verdiği 100 Karardan 62’si Yanlış”, 11 Aralık 2015… https://www.adaletbiz.com/gundem/turkiye-deki-hâkimlerin-verdigi-100-karardan-62-si-yanlis-h21971.html

[40] “AKP’ye Göre Her 5 Yurttaştan Biri Şüpheli”, 31 Mayıs 2019… https://ilerihaber.org/icerik/akpye-gore-her-5-yurttastan-biri-supheli-98580.html

[41] “Türkiye’de Tutuklu Öğrenci Sayısı 3 Yılda 25 Kat Arttı”, 6 Haziran 2019… https://ilerihaber.org/icerik/turkiyede-tutuklu-ogrenci-sayisi-3-yilda-25-kat-artti-98848.html

[42] “Yargıtay Başkanı: 5 Yıl Altı Cezaların İstinafta Kesinleşmesi Hak Kayıplarına Neden Olabilir”, Cumhuriyet, 28 Şubat 2019, s.11.

[43] Mustafa Mert Bildircin, “4 Milyon Dosyada Fail Meçhul!”, Birgün, 15 Mayıs 2018, s.10.

[44] Ümit Kardaş, “Hukukun İktidarı İçin”, Cumhuriyet, 20 Şubat 2018, s.12.

[45] Alican Uludağ, “FETÖ Şüphelisi Eski ÖSYM Başkanı’nın İşaret Ettiği ‘Önemli İsimler’ İfade Tutanağına Girmedi”, Cumhuriyet, 12 Mayıs 2019, s.4.

[46] Seyhan Avşar, “İşte FETÖ Borsasındaki Rüşvet Çarkı”, Cumhuriyet, 22 Mart 2019, s.12.

[47] “Terörden Alın, Bırakın”, Cumhuriyet, 2 Mayıs 2019… http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1372812/Terorden_alin__birakin.html

[48] Alican Uludağ, “Kâtibi Taciz Eden, Silahla Rehin Alan Hâkime Yer Değiştirme Cezası”, 10 Haziran 2019… http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/1431264/K_tibi_taciz_eden__silahla_rehin_alan_h_kime_yer_degistirme_cezasi.htm

[49] Zehra Özdilek, “Etek Ölçen Hâkim Görevden Alındı”, Cumhuriyet, 30 Mayıs 2019, s.9.

[50] “Kendi Davasının Hâkimi Oldu”, 30 Mayıs 2019… https://www.artigercek.com/haberler/kendi-davasinda-hâkim-oldu-iddianameyi-kabul-etti-kendi-davasini-yonetti

[51] “Kırmızı Bültenle Aranan IŞİD’li 3 Kadına Tahliye”, Birgün, 24 Nisan 2019, s.10.

[52] “Silahla Yakalanan IŞİD Zanlılarına Beraat”… https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2019/03/07/silahla-yakalanan-isid-zanlilarina-beraat/

[53] “IŞİD ve AKP Protestosuna 17’şer Yıl Hapis İstemi”, Evrensel, 8 Şubat 2015, s.6.

[54] Canan Coşkun, “Dayanışmanın Bedeli 6 Bin TL... Şanar Yurdatapan’ın 1 Yıl 3 Ay Hapis Cezası Ertelendi”, Cumhuriyet, 14 Ocak 2017, s.10.

[55] “Ömer Ulusoy’un Cezası Düştü”, Cumhuriyet, 15 Aralık 2016, s.15.

[56] “Gazeteci Demirağ’a Saldıranlar Serbest Bırakıldı”, 13 Mayıs 2019… http://sendika63.org/2019/05/gazeteci-demiraga-saldiranlar-serbest-birakildi-547648/

[57] “Gazeteci Sabahattin Önkibar’a Saldıranlar Serbest Bırakıldı”, Cumhuriyet, 28 Mayıs 2019, s.12.

[58] “Savcılık, Milli Maçta Saygı Duruşunu Islıklayanlarla İlgili Kararını Verdi”, Cumhuriyet, 4 Mart 2016, s.7.

[59] “Mahkeme Yeni ‘Aydın’ Tanımı Yaptı”, Cumhuriyet, 20 Mart 2018, s.8.

[60] “Akademisyene ‘Şehit Ailesini Ziyaret’ Cezası İptal Edildi”, Evrensel, 13 Şubat 2019, s.2.

[61] Seyhan Avşar, “ÇHD’lilerin Gerekçeli Kararında Soma’da Avukatlık Yapmak Suç Olarak Gösterildi”, Cumhuriyet, 25 Nisan 2019, s.8.

[62] “Akademisyen ve Öğrencilere Toplamda 121 Yıl Hapis: Operasyonu Yapan Savcı ve Polisler FETÖ’den İhraç Edildi”, 15 Mart 2019… https://tr.sputniknews.com/turkiye/201903151038225500-baris-icin-akademisyenler-imzacilarina-toplamda-121yil-hapis/

[63] “Pankarta Tutuklama Sedat Peker’e Beraat”, Birgün, 14 Temmuz 2018, s.7.

[64] Seyhan Avşar, “Gazeteciye Saldırıya Ödül Gibi Ceza”, Cumhuriyet, 3 Ekim 2018, s.8.

[65] “İşkence Dosyasına ‘Skandal’ Diyen Gazeteciye Dava”, Evrensel, 5 Kasım 2014, s.13.

[66] “Katliamı Haber Yapmak Suçmuş”, Cumhuriyet, 6 Ağustos 2016, s.13.

[67] “76 Yaşındaki Pulat’a Darp: 15 Ay Taksitle Polis Şiddeti”, Cumhuriyet, 8 Şubat 2019, s.12.

[68] Ayşegül Usta, “Ekip Otosunda Tecavüze İndirim”, 27 Nisan 2019… http://www.hurriyet.com.tr/gundem/ekip-otosunda-tecavuze-indirim-41195682

[69] Erk Acarer, “Ethem İçin AYM Kararı da Belli: İç Hukuk, ‘Tükenmeden’ Tükendi”, Birgün, 15 Nisan 2019, s.7.

[70] Deniz Tekin-Rıfat Şahin, “7’si Çocuk 13 Kişiyi Öldürenler 12 Yıldır Cezasız”, Evrensel, 29 Mart 2018, s.8.

[71] “Darp Edip, Sigara Söndürdüler... Geciken Adalet Uyarısı”, Cumhuriyet, 6 Şubat 2019, s.9.

[72] “Ekşi Sözlük’teki ‘Şule Çet’ Başlığına Mahkeme Kararıyla Erişim Engeli”, Cumhuriyet, 31 Mayıs 2019, s.3.

[73] Alican Uludağ, “Yargıçlar Sendikası Üyelerine Yine Sürgün”, Cumhuriyet, 2 Haziran 2019, s.5.

[74] Hicri İzgören, “Anlamı Kirletmeden”, Yeni Yaşam, 2 Mayıs 2019, s.11.

 

21.07.2019 (Sibel ÖZBUDUN)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR