Bülent Bey... Sağa sola bakacağınıza istifa edip rahatlayın! Başbakan Yardımcısı, en büyük özgürlükçü ve demokrat, daha da önemlisi hukukçu Bülent Arınç demiş ki:
“Askeri Şûra’da verilecek kararların hepsi Cumhurbaşkanımızın imzasına bağlıdır. Balyoz davasında haklarında yakalama kararı çıkan muvazzaf subaylar için de sivildeki gibi açığa alma yöntemi uygulanmalı. En azından tedbir olarak görevden alınmalı ki; sağa bakınca tutuklanmış, sola bakınca içeriden yeni çıkmış biriyle karşılaşmayalım.”
***
Önce şu “sivildeki gibi açığa alma” önerisinden başlayalım...
Kendilerinin bu uygulamayı nasıl hayata geçirdikleri ortada:
Kendi partilerinin güdümüne girmeyen bir bürokratı, uydurma bir gerekçeyle görevden alıyorlar... Sonra aynı bürokrat mahkemeden “göreve iade” kararı çıkartıyor...
Tabii bu, lafta kalıyor...
Çünkü o bürokrat hiçbir zaman göreve iade edilmiyor, edilse bile yeniden uzaklaştırılıyor!
Sonuçta da olan vatandaşın vergilerinden ödenen maaşlara ve tazminatlara oluyor...
Bülent Bey’in amacı belli;
“Sivildeki bu uygulama” askerlere de yaygınlaştırılmalı ki; AKP’yi seven subaylara daha etkin görevlerde bir an önce sıra gelmeli!”
***
Gelelim “sağdaki soldaki tutuklular, hükümlüler” meselesine:
Mahkeme, bu subayları suçlu bulmuş mu?
Hayır...
Tutuklama kararı vermiş mi?
Yasalardaki yeni düzenlemeye göre, hayır...
Sadece ifadelerini almak için “yakalanmalarını” istemiş.
Bu işlem de yasal yollardan yapılan itirazlar nedeniyle, atamaların görüşüleceği “Yüksek Askeri Şûra Toplantısı”na yetişmemiş...
Peki; Sayın Arınç, kendisi de “kayıp trilyon davası”nın sanıkları arasında olan Cumhurbaşkanı’ndan ne istiyor?
“Yasal süreci boş verin, o atama kararnamelerini imzalamayın ki bu subaylar terfi etmesin... Sağa bakınca tutuklanmış, sola bakınca içeriden yeni çıkmış biriyle karşılaşmayalım!
***
Bülent Bey; tutuklanmış, hüküm giymiş insanlardan uzak durmak istiyorsa, hemen milletvekilliğinden ve bakanlıktan istifa etmeli!
Çünkü bu ülkede “kişi başına düşen en çok eski tutuklu ve hükümlü”, bu iki kurumda bulunuyor...
Yani; sağa-sola bakacağına önce yanına, önüne, arkasına bakmalı, sobelenmemeli!
Unutmamalı ki kendi kabinesinin Başbakanı bile zamanında tutuklandı, bakanları cezaevlerinde yattı...
Üstelik onların çoğu, bugün Sayın Arınç’ın atanmalarını önlemeye çalıştığı subaylar gibi ifade vermekle kalmadı, hüküm giydi...
Meclis’teki arkadaşlarının çoğu ise, yüz kızartıcı suçtan hüküm giymekten, milletvekilliği zırhı sayesinde kurtuldu...
Şimdi Sayın Arınç çıkmış, ifade vermek için haklarında yakalama kararı çıkarılan sağındaki solundaki subaylardan yakınıyor...
Peeeehhhh!
***
Demokratlık, eşitlikçilik, özgürlükçülük evden başlar...
Önce evine çeki düzen vereceksin ki; kızını, karısını dövüp, sokakta demokrat kesilen adamın durumuna düşmeyeceksin!
Çünkü demokratlık; böyle adamların üzerinde her zaman iki beden büyük elbise gibi durur!
*****
BODRUM’DA İMZA...
Nihayet ben de bugün Bodrum’dayım... Ama tatil için değil!
İstiklal Kitabevi’nin Barlar Sokağı Azmakbaşı’ndaki Atatürk İlköğretim Okulu’nun bahçesinde açtığı Kitap Fuarı’nda 21.00-24.00 saatleri arasında “Rica Etsem Saçımı Okşar mısınız?”ı imzalayacağım... Bodrum ve çevresindeki tüm okurlarımı bekliyorum...
*****
GÜNÜN SORUSU
Sorularım Sayın Başbakan’a:
Basbakanlık görevine geldiğinizde, yani 2003’te... İlk atadığınız bürokratlardan biri 12 Eylül cuntasının komutanlarından Org. Nurettin Ersin‘in oğlu Oktay Ersin olabilir mi? Nurettin Ersin, bu atamanın gerçekleşmesi için sizi Başbakanlık’ta ziyaret edip, ricada bulundu mu? Bu ricadan sonra Oktay Ersin, Ziraat Bankası’nın New York Şubesi’ne Müdür Yardımcısı olarak gönderildi mi?
Bugün 12 Eylül darbesini yapanlardan hesap soracağınızı söyleyerek referandumda “Evet” oyu isterken, bu olay hiç aklınıza geldi mi?
*****
Başbakanlık, örtülü ödenekle yeni bir fabrika mı kuruyor?
Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü, bu yılın ilk altı ayında örtülü ödenek için ayrılan bütçenin yaklaşık bin katı fazlasını harcamış...
Örtülü ödenek için tüm yıl boyunca ayrılan başlangıç ödeneği yalnızca 230 bin lirayken, sadece ilk altı ayda harcanan para 225 milyon 399 bin 903 lirayı bulmuş... Geçen yılın tamamında örtülü ödenekten yapılan harcama ise 205 milyon liraymış...
***
Bu parayla, büyükçe bir fabrika kurulabilir ve binlerce işsize iş olanağı yaratılabilir...
Acaba Başbakanlık yeniden KİT kurmaya başladı da, bunca zamandır özelleştirmeyi savunduğu için bunu açıklamaya mı çekiniyor?
|