Aptal Bir Alman, bir İngiliz, bir Rus barda oturmuş bir yandan içip, bir yandan karılarının aptallığı konusunda sohbet ediyorlarmış. Alman demiş ki: —Benim karım Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk var diye marketten 300 Euro'luk et almış, halbuki bir buzdolabımız bile yok! İngiliz gülmüş: —O da bir şey mi?' demiş, Benim karım Elizabeth daha da aptal. Babası çok zengindir, geçen hafta kendisine 6000 Pound'a araba aldırdı, ama kullanmayı bilmez.' Rus atlamış. —Siz ne diyorsunuz' demiş, 'Benim karım Nataşa hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalık tatile gidiyor. Dün bavulunu yaparken gördüm, 100 tane prezervatif almış, takacak yeri yok!
Üç arkadaş Huriye, Nuriye ve Düriye 75–80 yaşlarında, çok eski üç arkadaştır. Birgün Huriye Nuriye'ye telefon eder ve Düriye'ye gitmeye karar verirler ve giderler. Biraz muhabbetten sonra Düriye kahve yapar ve içerler. Biraz sonra Düriye yine: —Ay kusura bakmayın unuttum, birer kahve yapayım da içelim' der. Huriye ve Nuriye bir şey demezler ve içerler. Aradan biraz zaman geçer. Düriye yine: —Size bir kahve bile yapmadım hemen yapayımda içelim der ve yapar getirir. Bizimkilerde yine itiraz yok. Aksama doğru Huriye ve Nuriye kalkarlar, yola düşerler. Yolda bastonları ile yavaş yavaaş yürürken aralarında şu konuşma geçer; Huriye: —Kız Nuriye, gördün mü Düriye'yi. Ne kadar pinti olmuş. Bize bir kahve bile ikram etmedi Nuriye: —Kıızzz Düriye'yi ne zaman gördün?
Terapi Yüzü gözü mosmor bir kadın doktora gider. Doktor: —Ne oldu size? Kadın: —Doktor bey, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocam ne zaman içip de eve sarhoş dönse beni gebertene kadar dövüyor. Doktor: —Bu konuda size çok işe yarayan bir çözümüm var hanımefendi. Kocanız sarhoş olarak eve geldiğinde elinize bir bardak şekerli çay alın ve kocanız yatıp uyuyana kadar ağzınıza alacağınız bir yudum çayı ağzınız içinde sürekli dolaştırın... İki hafta sonra, aynı kadın, eli yüzü düzgün şekilde doktoru ziyaret eder. Kadın: —Evet, doktor, harika bir çözümdü bu. Kocam eve sarhoş geldiği her seferinde, yatıp uyuyana kadar ağzıma bir yudum çay alıp ağzımı çalkalar gibi ağzımda dolaştırdım ve kocam bana hiç dokunmadı. Doktor: —Gördünüz mü, ağzınızı kapalı tutmak ne kadar çok işe yarıyor...
YANLIŞLIK CHP kulislerinde dolaşan yeni gelişmeyi iletiyorum. Kurultay sonrası evinde sürekli kafasını yumruklayarak tur atan Deniz Baykal'a eşi merakla, neden hayıflandığını, yeniden aday olmamakla mı hata ettiğini sorar… Deniz bey: —Hayır, ben senelerdir yanlış sekreteri s...mişim, meğer genel sekreteri s...meliymişim onu anladım… Der… SAVAŞ İLANI Temel, Amerikanın durduk yerde Irak'a saldırmasından rahatsız olmuştur. Bir yolunu bulup başkan Bush'a telefon eder: —Alooo! Ben, Temel olarak size savaş açayrum haberunuz olsun! Bush, gülerek yanıtlar: —Hehehe... Kaç kişilik bir ordun var ki?" Temel düşünür Hmmm diye... kayinpirader İdris, halaoğli Tursun, kaavedeki arkadaşlar... ve yanıt verir: —9 kişidur daa!" Bush içinden kıs kııs güler ve ciddi olmaya çalışarak: —Temel bey, sizin 9 kişilik ordunuza karşılık Amerikan ordusu tam 2 milyon askerden oluşmaktadır! —Hmmm... Der Temel, sizu pir süre sonra arayacağum. Aradan birkaç gün geçer ve Temel, Bush'u yeniden arar: —Başkan, savaş ilanimuz gecerlidur. Bir miktar donanım hazirladuk size karşı! Bush, ilgiyle sorar: —Neymiş bunlar? —Haçan, bizim Tursun'un tiraktörü, benim çakaralmaz tüfek bi de kavedeki arkadaşlardan birinin biçerdöveri... Bush güler: —İyi ama benim tam 150 bin tankım, 30 bin uçağım ve 10 bin askeri gemim var! Haaa, ayrıca bu arada askerlerimizin sayısı da 3 milyon oldu!" Temel yeni gelişme karşısında biraz sıkılmıştır: —Tamam, bir müddet sonra sizu yeniden arayacağum. Birkaç hafta sonra Temel, Bush'u yeniden arar: —Başkan, savaş ilanumuzu ceri alayrum. Bush merakla sorar: —Neden? Temel, moralsiz biçimde yanıtlar: —Cenevre anlasmasinu incelemişuzdur. 3 milyon savaş esirini barinduracak yerimiz yoktur!"
Evlilikte DON Kriteri Yeni evliler gerdeğe girmişler… Erkek pantolonunu dikkatle çıkarmış, geline uzatmış… —Giy bunu, diye… Kız denemiş... Bel iki misli… Düşmüş ayaklarına pantolon… —Senin pantolonunu giyemem demiş, gelin… —Tamam demiş, erkek... Bunu aklından hiç çıkarma… Bu evde pantolonu ben giyerim… Yani benim borum öter... Gelin o sırada soyunmuş. Üzerinde kalan son parçayı da sıyırmış paçasından ve erkeğe uzatmış… —Sen de bunu dene… Denemiş erkek Minnacık tanga ancak dizlerine kadar gelebilmiş adamın... —Olmuyor demiş, erkek… Senin külotunun içine giremiyorum... —Tamam demiş, yeni gelin… Bu tavrın devam ettiği sürece, hayat boyu da giremezsin... Sen de bunu hiç aklından çıkarma…
Kredi Temel, hiç bir şart koşmadan kredi veren XYZ bankasını duymuş ve hemen bankaya gitmiş. Banka müdürüne: —Ben kredi almak istiyorum, demiş. Banka Müdürü de: —Hayhay, efendim, ne kadar kredi istiyorsunuz? Diye sormuş. Uyanık Temel de hazır beleş parayı bulmuş: —500 bin TL yeter, demiş. Banka müdürü de kasadan parayı çıkarıp torbaya koymuş. Temel tam torbayı alırken banka müdürü: —Fakat diye seslenmiş. Bu parayı alabilmeniz için bir tek şartımız var, demiş. Temel: —Hani hiç bir şey istemiyordunuz? Demiş. Müdür: —Evet, kefil, senet, ipotek, vs. bunları istemiyoruz. Sadece banka prensibimiz gereğince sizden 2 adet yakın çekim göz resmi, 2 adet de yakın çekim çıplak popo resmi istiyoruz, demiş. Uyanık Temel şaşırmış bu işe ama para bu ya hemen gitmiş resimleri çektirmiş, banka müdürüne vermiş. Müdür resimleri alıp baktıktan sonra uyanığa dönerek: —Kusura bakmayın beyefendi size kredi veremeyiz, demiş. Temel şaşırmış: —Neden? Diye sormuş. Banka müdürü: —Efendim demiş, resimlerde gözüküyor ki, sizde bu parayı alacak göz var ama ödeyecek g.t yok!
Yanlış anlama Adamın biri barda oturuyormuş, yanında da bir hatun dondurma yiyormuş, adam kadına dönmüş ve: —Sizden bir şey rica edicem ama yanlış anlamanızdan korkuyorum demiş. Kadında: —Buyurun, demiş. Adam: —Bi kere yalayabilir miyim? Kadın adama dondurmayı uzatmış. Adam: —Bakın, gördünüz mü? Yinede yanlış anladınız.
İki torba Ufak tefek yaşlı bir kadın iki plastik torba taşıyarak caddede yürüyormuş. Torbalardan biri delinmiş ve 20 dolarlıklar uçuşmaya başlamış. Polisin biri kadını durdurup; —Ham’fendi torbadan paralarınız dökülüyor. demiş. —Kahretsin! Demiş kadın. Uyardığınız için sağ olun. Ben şimdi dönüp toplarım onları. —Bir durun bakalım! O kadar para nereden geliyor? Çaldınız mı yoksa? —Yok canım! Demiş kadın. Benim bahçe stadyum parkına bakıyor. Orada arada sırada araçlarda parti veriyorlar. O partilerden çıkan adamlar çoğunlukla benim çiçek tarlalarımı tuvalet olarak kullanıyor. Ben de elektrikli kesiciyle çalıların arkasında bekliyorum. Onlar işlerini görmeye hazırlandığı anda benim kesiciyi çalıştırıp; —Ya 20 dolar verirsin ya da seninki uçar gider! Diyorum. —Vay be! demiş polis gülerek. İyi fikirmiş. Peki, öbür torbada ne var? Yaşlı hanım cevap vermiş; —Eee... Hepsi ödemiyor tabii.
İlaçlar ve yararları… Öğretmen derste anasınıfı çocuklarına bildikleri ilaçları ve ne işe yaradıklarını sormuş İlk çocuk yanıtlamış: —Aspirin. Öğretmen: —Çok güzel, peki bu ne işe yarar? Öğrenci: —Baş ağrısına iyi gelir İkinci öğrenci söz almış: —Diazem. Öğretmen: —Güzel, bu ne işe yarar peki? İkinci öğrenci: —Uyumaya yardımcı olur öğretmenim. Sırada Alican varmış: —Viagra Öğretmen biraz bozulmuş ama belli etmeden sormuş: —Söyle bakalım Alican, ne işe yararmış bu ilaç? Alican: —İshal için kullanılırmış öğretmenim. Öğretmen: —Kim dedi sana bunu? Alican: —Hiç kimse ama her akşam annem 'Viagra al belki bu bok sertleşir' diye bağırıyor.'
Ağanın karısı Eşkiya bir koyu basar, ağanın karısıyla 3–5 kadını dağa kaldırır. Ağa ve adamları iz sürüp eşkıyayı kuşatır. Şakiler, kadınları bırakıp Kaçar. Ağa karısına sorar: —Ne yaptılar size hele anlat. —Ne yapacaklar, hepimize tecavüz ettiler. —Söylemedin mi ağanın karısı olduğunu? —Söyledim. —E, ne yaptılar? —Altıma Halı serdiler...
|