SİLİVRİ 5. ORDU KOMUTANLIĞINA 1. ORDU KOMUTANI ORG. ÇETİN DOĞAN ATANDI
ÇANKAYA’DA SAATLER SÜREN VEDALAŞMADAN SONRA ORGENERALLER ÖRNEK, FIRTINA VE SAYGUN EMEKLİYE SEVK EDİLDİ VE DERHAL SİLİVRİ 5. ORDU’YA 9’U GENERAL, ÇEŞİTLİ RÜTBEDE 18 SUBAY GETİRİLDİ. YENİ ATAMALAR BEKLENİYOR. BÖYLELİKLE SİLİVRİ 5. ORDU, ARTIK BALKANLAR VE ORTADOĞU’NUN EN GÜÇLÜ ORDUSU… ...ÖCALAN’A EN BÜYÜK TESELLİ İKRAMİYESİ: KENDİSİNİ GETİRENLERDEN KORGENERAL ENGİN ALAN DA SİLİVRİ 5. ORDU’DA!.. …MEHMET ALTAN BAŞTA, EY KÖŞE YAZARLARI: BAŞBAKANIMIZI DELLENDİRMEYE NE HAKKINIZ VAR YAHU? ZAMANIN BİRİNDE, ERDOĞAN, GÜL, ŞENER VE KİMİ GENÇLER İÇİN ERBAKAN HAZRETLERİ GİBİ, “SİZİ GİDİLER SİZİ, SİZİ DÜDÜKLÜ TENCEREYE KOYUP KAYNATMALI “DEMEDİĞİNE ŞÜKREDİN! SİZ EY PATRONLAR; SİZ DE BİRLEŞİNİZ VE BAŞBAKANIMIZI DELLENDİRENLERİ DERAKAP KOVUNUZ Kİ ÜLKEYE DEMOKRASİ, PİYASASINA BEREKET VE HUZUR GELSİN! Saygın Başbakanımız Erdoğan yine dellendi, dellendirenler şu densiz köşe yazarları! Haklı olarak onları patronlarına haykırarak şikâyet etti ve dahi dedi ki: “Yazı yazanın maaşını sen veriyorsun, kusura bakma kardeşim bizim dükkânda sana yer yok dersin!” Valla iyi olur Başbakan da, memleket de kurtulur vesselâm!
“AÇIKLARIM” DA EN ZENGİN ÜLKE: TÜRKİYE!
Başbakanımız, kendisini dellendiren köşe yazarlarından yakınırken, bir başka dellendirici CHP Genel Başkanı Baykal’ın da ağzının payını bakın nasıl verdi: “..Onlar önce 1938’e dönsünler, Sayın İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Tunceli sürgünlerine baksınlar. Eğer ileri giderlerse açıklarım.” Genelkurmay Başkanı Sayın Başbuğ da bir aralık ellerindekileri gerekirse “açıklarım” demişti. Şu aralar sinirleri fena halde bozuk, hem de çok fena halde bozuk Başbakan Erdoğan da, yine ellerinde olanları açıklayacaklarını söylemişti! Ülke, “açıklarım”ların bir türlü “açıklanmadığı” en zengin ülke oldu! Köşe yazarlarının ve Baykal’ın dellendirdiği Başbakan 1938’lere dönüp, Tunceli belgelerini ‘açıklarım’ haa diyor! Oysa yedi sekiz yıldır olanlar “bi” açıklansa, bu sadece AKP’nin değil bakarsınız dünyanın sonu olur vesselam! Ol nedenle “açıklarım” tehdidine “paydos” ya da “artık açıklayın” da görelim! Haaa bir de Mersedes’le giden Genelkurmay Büyükanıt ile Başbakanın arasında “Saray”da saatler süren ve asla açıklanmayan bir görüşme vardı, biri “o açıklarsa ben de açıklarım” dedi, öbürü de “o açıklarsa tabii ben de açıklarım” dedi bu da “açıklanmadı” vesselam!
MALİYE BAKANI’MIZ MİSTER ŞİMŞEK’İN İSVİÇRE’DE DEDİĞİNE BAKINIZ! “…Türk gazetelerine önem vermeyin!” Türk gazeteleri, siz de mister Şimşek’e… Vesselam!
DEVLET BAKANI BAŞBAKAN YARDIMCISI BAY ARINÇ, ÖRNEK DEVLET ADAMI DERSİ SERGİLEMEYİ, EN EDEPLİ BİÇİMDE SÜRDÜRÜYOR! “TUUU”DAN SONRA SON DERSİ: “YUUU!”
N’apalım, başa gelen çekilirimiş!
YÖK ESKİ BAŞKANI PROF. DR. SAYIN ERDOĞAN TEZİÇ’E DE BAKIN!
Sayın Teziç, yargı yürütme tartışmasını değerlendirmiş, “SİYASET HUKUKA UYMALI” demiş! Şu sıralar “HUKUK SİYASETE UYARKEN” (Çok şükür daha tümden değil, tümden olmayanlara saygılar, sevgiler) siyaset hukuka uymalı diyerek siz de mi Başbakanımızı dellendireceksiniz?
BAŞBAKANI DELLENDİREN EY KÖŞE YAZARLARI İYİ DİNLEYİN!
İşinizden kovulmamak için, 83 yaşındaki bir meslektaşınızdan, sizlere öğüdüm şu: Sabah saat 09.30 da, Sayın Başbakanımızı cep telefonundan arayıp adınızı, soyadınızı, gazetenizi ve dahi en önemlisi “…eğer piyasalar yüzde 6,5 düşüyorsa bunun sebebi kimler ortadadır” dedirten KÖŞE’nizin adını verip bir virgül bir şiddetinde yumuşak bir sesle: “EMRET BAŞBAKAN!” diyeceksiniz ki siniri, kini dinsin sonra elbette bildiğinizi okuyun vesselam! Bu satırların yazarı köşe değil, sayfa yazarı olduğundan naşi o hiddet ve patronlara akıl almaz şiddetli buyruğu umurumda bile olmadı!
AMAN GÖKTANRIM, UZUN ZAMANDIR GÖRMEDİĞİM VE ÖZLEMİNİ ÇEKTİĞİM CÂNIM GAZİANTEP İNSANLARINA N’OLMUŞ BÖYLE?
Bu hafta Gaziantep’teyiz denilince beş gün izledim o yemek programını ve dellendim! 1953 yılından beri tıpkı Şanlıurfa gibi sevgilim olan bu güzelim kentin insanları, görmeyeli n’olmuş böyle? Hayret bin kere hayret! Uzatmaya gerek yok, sözüm Gaziantep’i görmeyenlere, aman sakın haa, sakın haa Gaziantep insanlarını bunlar gibi bellemeyin!
ÇAĞDAŞ SİLİVRİ ZINDANINDA!
Sonları n’olacak belli olmayan tüm ULUSALCILARA, tüm AYDINLIKÇILARA özlem dolu, sabır dolu, sağlık dolu sevgiler, yazarken içimden yine geliverdi de...
…BOP ŞEY BAŞKANLIĞINDAN ÖNEMLİ DUYURU: 15 ADET DAHA BALYOZ SATIN ALINACAĞINDAN İLGİ DUYANLARIN…
Hani lazım olur dedim de.
…SEVGİLİ YAŞAR KEMAL’İN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ HABERİM VAR... ONA ULAŞABİLENLER LÜTFEN HEMEN İLETSİN…
Sevgili Yaşar, İnadı, dargınlığı, kırgınlığı bir yana bırak. Antalya’ya yarım saat ötede orman içinde bir tedavi merkezindeyiz. Koltuk değneğiyle geldiğim burada, iki haftada onsuz yürümeye bakıyor, ellerim fırça tutuyor, bilgisayarda eskisi gibi yazabiliyorum. Uygulanan diyetle (örneğin kahvaltıdan bir gün; bir çorba kaşığı lor peyniri, 5 zeytin, 1 bilye kadar domates, bir dilim esmer ekmek KDV’si çay!) fazla kilolarım da yok oluyor. Acılı tatlılı, barışıklı, dargınlıklı 60 yılı aşkın tanışıklığımız aşkına inadı bırak, burada seni düşündüm. Odanız en hasından hazır bir “he lan” demen yeter… Beni bir yana atsan da razıyım, gerekli bilgi için lütfen akşamları (0242) 445 17 00’dan Fizyoterapist ve rehabilitasyon uzmanı Dr. Kazım Doğan’ı ya da eşi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aynur Doğan’ı arayınız. Bu satırların yazarı ve çok sevip saydığın hep barışık kaldığınız Filiz, beş gün sonra Antalya’da evimizde olacağız. En içten sevgi ve dostlukla. 28 Şubat Pazar 2010, Antalya-Duacı Köyü AYKA VITAL PARK
|