Son Dakika • Eşini 19 Bıçak Darbesiyle Öldürdü         |       • Bir Ağır Ceza Hakiminin Feryadı         |       • Milletvekili Ekici'den Başbakana ' Hakan Şükür' Sorusu         |       • Sağlık Çalışanları Mağdur Oldu         |       • Bana Niçin Hiç Sormuyorlar?         |       
 
   ANASAYFA        |      GÜNCEL      |      SİYASET      |      EKONOMİ      |      SPOR      |      YAŞAM      |      EĞİTİM      |      SAĞLIK      |      TARİH/ KÜLTÜR      |      Video      |
 
   
 
Mehmet Bedri Gültekin mbgultekin@ip.org.tr

. İç tehdit, dış tehdit (1)

Tayip Erdoğan, EMASYA tartışmaları üzerine “Bir kere iç tehdit diye bir şey kabul etmiyoruz. Asla!” dedi.

            AKP’nin bugün cüretkâr bir saldırganlıkla yapmak istediklerini, bundan daha iyi ifade edecek bir cümle zor bulunur. Bir itirafla karşı karşıyayız.

            Tayip Erdoğanların EMASYA ve “iç tehdit” tartışmalarıyla bugün, gerçekte ne yapmak istediklerine girmeden önce, bu kavramlarla ifade edilen tehdidin ne olduğuna kendi tarihimizden hareketle bakalım:

            Emperyalizm çağında ezilen dünya ülkelerinde “iç tehdit”, gerçekte dış tahdidin uzantısı olarak ortaya çıkar. Yani iç tehdit aslında dış tehdittir.

            Elbette bu genel kuralın istisnaları da vardır. Ama bilindiği üzere “istisnalar kaideyi bozmaz.”

            Ve siz “iç tehdidi kabul etmiyorum” dediğiniz zaman, gerçekte dış tehdidi gizlemiş oluyorsunuz.

            Bu açıdan son yüzyıllık tarihimizi hatırlayalım:

 

YÜZYIL ÖNCESİ

            Osmanlı devletinin son döneminde görülen “iç tehdit” kapsamındaki olaylar; Bulgarlar, Yunanlılar, Makedonlar, Ermeniler ve Arapların ayrılıkçı hareketleriydi.

            Bütün bu milliyetlerin ayrılıkçı hareketleri, bir yanıyla iç tehdit durumundaydılar. Ama hepsinin arkasında Batılı emperyalist devletler vardı. Yani gerçekte bir dış tehdidin uzantısıydılar.

            Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’yu baştan aşağı isyan ateşleri sardı. Halifenin çağrısı üzerine gerçekleşen bu irticai hareketlerin baş destekçileri elbette ki en başta işgalci güçlerdi.

            İç tehdit burada da dış tehdide bağlı olarak ortaya çıkmıştı.

            Cumhuriyet’in ilk döneminde “iç tehdit” olarak ortaya çıkan isyanlar; Menemen benzeri irtica hareketleri ile Şeyh Sait isyanı türünden Kürt milliyetçi hareketleri. Kurtuluş Savaşı yıllarında net olarak ortaya çıkan dünya ölçeğindeki saflaşmanın, Cumhuriyet sonrasına yansımalarıydı.

            Yani bir tarafta emperyalizm ve onunla işbirliği yapan Ortaçağ güçleri; karşısında Türkiye’nin milli kuvvetleri...

            Bazı isyanlarda somut dış bağlantının olmaması bu gerçeği değiştirmez. Nesnel olarak nerede durulduğu ve eylemin dünya çapındaki o büyük ve belirleyici saflaşmada kime hizmet ettiği önemlidir.

            Şeyh Sait isyanının da çok net olarak ortaya koyduğu üzere, Cumhuriyet döneminde iç tehdit, sonuç olarak dış tehdidin mevzi kazanmasına hizmet etmiştir.

Bu isyan, Türkiye’de bir sonuç elde edemedi ama, “Dış tehdit”in Musul ve Kerkük’ü ele geçirmesini sağladı.

 

KÜÇÜK AMERİKA DÖNEMİ

            İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’de iktidarın niteliği değişti. Kurtuluş Savaşı yıllarında ve Cumhuriyet’in ilk döneminde “dış tehdit” konumunda olan Batılı emperyalistlerin işbirlikçileri, adım adım iktidarı ele geçirdi.

Bununla birlikte “iç tehdit” tanımı da değişti. Emperyalist işbirlikçisi iktidar, hak arayan işçiyi, köylüyü, bağımsızlık ve demokrasiyi isteyen aydını “iç tehdit”  olarak tanımladı.

Çünkü ülkeyi yönetenler artık tehdidin nereden geldiğini, Amerika’nın işaret parmağına bakarak saptıyorlardı.

“Dış tehdit” de gene, bu dönemde Amerikan emperyalizminin dünya çapındaki menfaat çatışmasına uygun olarak yeniden tanımlandı.

Atatürk’ün “Dış politikada Sovyet dostluğunu terk etmeyeceksiniz” şeklindeki vasiyeti daha 1945 yılı ile birlikte terk edildi.

“Büyük müttefik”in isteği üzerine Sovyetler “dış tehdit” oldu.

Türkiye’nin, kendi ihtiyaçlarından hareketle değil de Amerikanın çıkarlarından hareketle tehdit belirlemesi yaptığı bu dönem, 12 Eylül darbesine kadar sürdü.

27 Mayıs bu tehdit belirlemesine karşı Cumhuriyet’in bir itirazıydı ama Batı sisteminin dışına çıkmadığı için sonuçsuz kalmaya mahkûmdu.

Bu dönemde demokratik üniversite için mücadele eden öğrenciler, toprak ve özgürlük için ayağa kalkan yoksul köylüler, daha iyi yaşam ve örgütlenme hakkı için greve çıkan işçiler, Kürt asıllı vatandaşlara yönelik inkâr ve zorla asimilasyon politikasına karşı mücadele eden devrimciler, “iç tehdit” olarak görüldü.

Devletin güvenlik kuvvetleri ve her türlü olanağı, bu kesimleri bastırmak için seferber edildi.

Ceza yasaları buna uygun olarak değiştirildi. İşkencehaneler, mahkemeler ve hapishaneler Amerika’nın işaret ettiği bu “iç tehdidi” etkisiz kılmak üzere harekete geçirildi.

İşte bu koşullar içinde 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri, Batı emperyalizminin tehdit belirlemelerine uygun olarak halka karşı yapıldı.

Öte yandan bütün bu dönem boyunca gerçek “iç tehdit”, yönetime hakim olan işbirlikçilerin koruması ve sağladıkları olanaklar ile adım adım gelişti.

Bir yandan ”dış tehdit”, askeri üsleri, casusluk faaliyetleri ve ekonomik ilişkileri ile ülke içine yerleşirken, öte yandan “iç tehdit”, yani Batı destekli irtica, devlet olanakları ile hortlatıldı.

Batı destekli bölücülük ise emperyalizmin neo liberal politikalarının sağladığı elverişli ideolojik iklim içinde yeniden örgütlenme ve başını doğrultma olanağını elde etti.

Geldik 1980 sonrasına…

(Konuya devam edeceğiz.)

                                                                                              mbgultekin@ip.org.tr

 

 
09 Şubat 2010 Okunma Sayısı: 154
  Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Yazdır
Habere yorum eklemek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
Sayfayı arkadaşınıza gönderebilmeniz için üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Üye ol       |       Üye Girişi
 

  Bu yazı için eklenmiş olan yorumlar
Bu haber için eklenmiş yorum bulunamadı.
 

    Yazara ait eski yazılar

 • Barkey ne demek istedi?
 • “Gözyaşı kürsüsü”
 • Çözümü tartışmak (5)
 • Mutlu insan
 • Hanefi Avcı’nın feryadı
 • Çözümü tartışmak (4)
 • Çözümü tartışmak (3)
 • Çözümü tartışmak (2)
 • “Sakıncalı General”
 • Tehlike çanları
 • Ahmet Altanların cüreti
 • Terfileri kim yapıyor?
 • Sevenin gözünün ve kalbinin yarattığı değer
 • Mehmet Tanrıkulu
 • “Yeni Lawrence”
 • BDP’nin boykotu
 • Ertuğrul Özkök'e Mektup
 • “Yalanı gerçek yapmak”
 • Tehlikenin kanıksanması
 • Başkalarının emeği
 • Eksen kayması
 • ABD, AKP’den vaz mı geçiyor?
 • ENERJİ
 • Abdullah Gül ve Anayasal suç
 • Köklü çözüm
 • Kıyamet ne zaman kopar?
 • Mehmet Cengiz
 • İskenderun, Gazze ve Beşiktaş
 • Başarının şartı (2)
 • Başarının şartı (1)
 • Tarihten ders almak
 • Amerikan atına oynamak
 • “Devlet Adamı”
 • Kozan’ın gösterdiği gerçek
 • “Sıfır başarı!”
 • Geleceğin Dünyası ve Türkiye
 • Geleceğin Dünyası ve Türkiye
 • Ahmet Hakan ve Sedat Ergin’e açık mektup
 • AKP, PKK işbirliği
 • Değişik bir Kurultay
 • Bir no’lu hedef
 • Soykırım yalanı ve Alman Devleti
 • Ortaçağ hukuku
 • Şahname
 • Amerikan Kılıcı
 • Adalet üzerine
 • Referandum ama niçin?
 • “Toprak Ağalığı ve Kürt Sorunu”
 • “AKP’yi Kurtarma Paketi”
 • Yargısız infaz
 • Devrim arabaları
 • Yeniden yüce divan
 • Bursa ve Diyarbakır
 • İflas
 • Zafer ve sonrası
 • Kader birliği
 • Meydan Okuma...
 • Erzincan’da Cumhuriyet ve Hukuk katlediliyor!
 • İç tehdit, dış tehdit (4)
 • İç tehdit, dış tehdit (2)
 • 4 Şubat Dönüm Noktası
 • BUGÜN YAZI YOK
 • Casusluk !
 • Dış politikada iflas
 • Türk-İş’in tarihi sınavı
 • “Yetim hakkı” ve vatanseverlik!
 • Suphi Karaman
 • Tansu Çiller – Abdullah Gül
 • Tekel eylemi
 • 2010’a girerken (2)
 • 2010’a girerken
 • AKP, Fethullah ve Aleviler (2)
 • Türk-iş’in kararı
 • Türkiye’nin çözümü
 • Nereye gidiyoruz?
 • Tayyip, Fethullah ve Aleviler (1)
 • Vatan nasıl savunulur?
 • Irak’ta kim kazandı?
 • Dicle ile Fırat’ın suları
 • Kaos ve umut
 • En büyük terör
 • İran’dan dersler (4)
 • İran’dan dersler (3) Saygın ve güçlü ülke
 • İran’dan dersler (2)
 • İran’dan dersler (1)
 • Cevap bekleyen soru
 • Islak tertip
 • Çürüyen ceset
 • Barış mı kaos mu?
 • Denktaş’a kumpas
 • CHP’nin yanlışı
 • Çin Halk Cumhuriyeti
 • “Son kriz mi?”
 • Bursa stadında çalan alarm
 • Toprak sorunu
 • Kurtuluş Savaşı ve Kürtler
 • Birliğin zemini
 • Kırılmaya doğru
 • Çocuktan al haberi!
 • Ermeni açılımı
 • Çözümünüzü açıklayın!
 • ABD, AKP, Fethullah ve PKK
 • Yakın tarihin temel dersi
 • Kürt sorununda neredeyiz?
 • İki seçenek
 • Kaynak var!
 • Amerika ile çözüm!..
 • Azgın Saldırı
 • Tertipte son perde
 • Bir dönemin sonu
 • “Mağlubu olmayan barış”
 • Kürt sorununda iki yol
 • Fındık’ta dönen oyun
 • HSYK’ya infaz!
 • AKP’NİN İNTİHARI
 • Ortadoğu’da birlik
 • Yapıcılar ve yıkıcılar
 • Neler Oluyor?
 • Tertipçinin çırpınışı
 • İntihar eylemi
 • “Dur bakalım ne olacak!”
 • 4300 yılın dersi
 • Bir İflasın Gösterdiği
 • Tarihinden utanmak
 • Kürt sorununda çözüm mü? (2)
 • 17 Mayıs Tandoğan
 • Kürt Sorununda Çözüm mü? (1)
 • YENİDEN CUMHURİYET MİTİNGLERİ
 • Taksim tezgâhı
 • “Bağımlılığın sefaleti!”
 • Başbuğ’un konuşması (2)
 • Başbuğ’un konuşması (1)
 • 100 yıllık hesaplaşma
 • NATO'dan Çıkalım
 • “Çok iyi şeyler olacak!”
 • İran Dersi
 • İşsizliğe Çözüm
 • Erbil’deki toplantı
 • Tarihi Savunma
 • Sorumluluğa davet
 • 10.cu Dalga
 • İkiyüzlülük
 • Devrim ne kazandırır?
 • 2008 'de Dünya ve Türkiye
 • Yücelmek ve Alçalmak
 • Atatürk Devrimi’ne saldırmak!
 • Vahşi Kapitalizm
 • Nasıl İktidar olunur?
 • Küstah ve cahil
 • Siyam ikizleri
 • Amerika’nın acelesi var
 • Silivri dersleri
 • Herkesi Ergenekon Duruşmasına Davet Ediyoruz
 • Gerçek amaç ne?
 • Çıkış yolu
 • Sistemin krizi (2)
 • Sistemin çöküşü”
 • NASIL MİLLET OLDUK?
 • Yolun sonu
 • Dünyadaki yeni kutup
 • Koltuk değneği
 • Türk aydınlarının dönüşümü
 • Gürcistan kumarı
 
YAZARLARIMIZ
 
Atilla Karaduman
Referandum üzerine iki güncel fıkra:
Murat Güreş
BAYRAMLIK BİR YAZI
Yaşar ÖZEN
HAYIRLI YOLCULUKLAR
Ali Eralp
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE, KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ VE İŞBİRLİKÇİLERİ!
Metin Aybey
BİR BU EKSİKTİ !
Doğan Özdinç
“çaktırmadan çakma…”
Muzaffer'in Seçtikleri
HAYIIIRRRRR‏
Mehmet Bedri Gültekin
Barkey ne demek istedi?
Fikret Otyam
“HAYIR”DA ÜLKE YARARINA “HAYIR” VARDIR..TERSİ ÇIKARSA SEYREYLEYİN GÜMBÜRTÜYÜ!
Gölge Adam
82 ANAYASASININ KALICILIĞI-Hasan TÜLÜCEOĞLU
Necati Doğru
Kazık..
Mustafa Mutlu
Nerede bu devlet!
Güler Buğday
12 Eylül Faşizmi Kimlerin Çocuklarını Korkuttu?
 
NARKOZ
 
 
Foto Galeri Hepsi »
 
VAHŞİ CİNAYET
KAZA 2 ÖLÜ 12 YARALI
Anteplice film ve dizi afişleri
 
Anket Arşiv »
 
12 Eylül'deki Referandumda Oyunuzun Rengi Ne olacak?
     
 
En Çok Okunan Haberler
 
Genç Kız Cinsel İlişki Sırasında Öldü (794)
Eşini 19 Bıçak Darbesiyle Öldürdü (583)
2 Kadın Öyle Bir Suçla Yakalandılar ki! (499)
Gaziantep'te İnanılmaz Ölüm! (479)
Gaziantepli 19 Yaşındaki Filiz Gözaltına Alındı (344)
Trilyonluk Arsa Savaşı (337)
Bir Ağır Ceza Hakiminin Feryadı (221)
Allah'ın Referandumdaki Oyu Telefonla Geldi! (183)
Milletvekili Ekici'den Başbakana ' Hakan Şükür' Sorusu (137)
Trafik Kazası: 3 Yaralı Var (118)
 
Linkler Hepsi »
 
<&id=65" class="sol_link" target="_blank">www.turkcini.com
www.webrehberimiz.com
www.buldun.com
www.konusbe.com
www.SiteEkle.Com.Tr
www.boatingturkey.net
 
Dünyanın heryerine online çiçek gönderimi çok kolay
• gaziantep çiçekçi, • gaziantep çiçek,
• gaziantep çiçek siparişi
• bahçelievler çiçekçi, • çiçek gönder

Site İçi Arama
 
Haberlerde Yazılarda
 
Üye Alanı
 

+ Üye Olmak istiyorum
? Şifremi Unuttum
 
Vefat Edenler
 
Liste için tıklayın
 
Maillist
 
 
 
  Anasayfa        |       Arşiv        |       Künye        
© 2007 Gaziantep Haberler
   
haberler