Temelli: Eşyalarını topla, 24'ünde Saray'ı boşaltıyorsun

Temelli: Eşyalarını topla, 24'ünde Saray'ı boşaltıyorsun

Hükümetin Filistin politikasını eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Temelli, 'Hiçbir hükümet İsrail'le AKP hükümetinden daha fazla anlaşma yapmadı' dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli,Hükümetin Filistin politikasını eleştirerek, "İsrail hükümeti ile ittifak kurmuşlar, burada miting yapıyorlar. Siz Kürt halkına ne yapıyorsanız İsrail de Filistin halkına aynısını yapıyor" dedi. AKP'ye İsrail'le yapılan askeri ve siyasi anlaşmaları iptal etme çağrısı yapan Temelli, Erdoğan'a da, "Senin bu ara yapacağın yegane iş eşyaları toplamak olsun, 24'ünde Saray'ı boşaltıyorsun" diye seslendi.

'İSRAİL'LE TÜM ANLAŞMALARA SON VERİN'

Sözlerine İsrail'in Filistinlilere yönelik katliamını kınayarak başlayan Temelli, hükümetin tutumunu eleştirdi. "Ortadoğu halklarının yanında olmak istiyorsanız, askeri ve siyasi bütün anlaşmalara son verelim" diyen Temelli, "Kudüs'ün İsrail'in başkenti olmasını tanımayalım. Ama siz ancak Yenikapı'da miting düzenliyorsunuz. Miting kararını bile 10 saat sonra alabildiniz. İsrail hükümeti ile ittifak kurmuşlar, buradan da mitinglerle çıkmaya çalışıyorlar. Siz Kürt halkına ne yapıyorsanız İsrail de Filistin halkına aynısını yapıyor" şeklinde konuştu.

'İSRAİL'LE EN ÇOK ANLAŞMA YAPAN HÜKÜMET AKP'

Temelli konuşmasına şöyle devam etti: "Mavi Marmara unutulmuş gibi, yapılan siyasi anlaşmalar unutulmuş gibi. Yapılan ticari anlaşmalar unutulmuş gibi. Hiçbir hükümet İsrail'le AKP hükümetinden daha fazla anlaşma yapmadı. Bir de miting çağrısı yapıyor. Bu mitinglerden Filistin halkına barış çıkmaz.  Afrin'e işgal çıkar. Kudüs'ün İsrail'in başkenti olmasını 14 yıl önce kabul etmişsiniz. Gelin bunu kaldıralım."

'SEÇİLMİŞ MONARŞİ'

Meclis'te kabul edilen Bakanlar Kurulu'na  uyum yasalarını KHK'yle çıkarma yetkisi veren yasayı eleştiren Temelli, "Defalarca bu yasanın bir Anayasa suçu olduğunu söyledik. 'Uyum yasası' dediğiniz şey hiçbir şeye uymuyor. Anayasa'ya aykırı yol ve yöntemler uygulanıyor. 26'ncı dönem, vesayet rejimini çok daha vahim bir noktaya taşıdı. Bugün meclisin devre dışı kalmasının yeni bir yöntemi ile karşı karşıyayız. Bu seçilmiş monarşiden, faşizmin kurumsallaşmasından başka bir şey değildir, buna izin vermeyeceğiz" dedi.

'SEÇİM EKONOMİSİNİN FATURASI HALKA KESİLECEK'

Hükümetin seçim öncesi çıkardığı torba yasayı 'seçim ekonomisi' olarak yorumlayan Temelli, "Torba yasalarla sürekli vergi affı ve indirim çıkarılıyor. Her konuda af getirme peşindeler. 15 milyon konut imar affı bekliyor. Bunun arkasında yatan da para arama durumu, 'Yeni bir kaynak yaratır mıyız' diyorlar. Varlık Fonu vardı, ne oldu bilmiyoruz. Konut sektörü sıkıştı, Ziraat Bankasına 'Faizleri düşür' diyor. Bunu da 'görev zararı' olarak gösterecekler, yine fatura halka kesilecek" dedi.

'EMEKÇİDEN YÜZDE 45, PARA KAÇIRANDAN YÜZDE 2 VERGİ'

'Varlık barışı'na ilişkin eleştirilerde bulunan Temelli, "Hani siz paraları yurt dışına kaçırdınız ya, geri getirin, vergi almayacağız diyorlar. Emekçinin, esnafın, çiftçinin vergi yükü yüzde 45'ken para kaçıranlardan yüzde 2 vergi alıyorlar. Halka vergi, zengine barış. Nedir bu OGS affı? Bunu yapacak kadar sıkışmış durumdalar. OGS affından kaynak bekliyorlar" dedi.

ÖĞRENCİLERE AYRIMCILIK

Öğrenci affı için getirilen 'terör suçundan soruşturma açılmamış olmak' şartına değinen Temelli, "İçeride 70 bin öğrenci var. Hepsi terör suçundan yatıyor. Nedir bu terör suçu? Bu öğrenciler devlet terörünün mağdurlarıdır. Öğrenim hakkını sağlayacaksanız bu ayrımcılığa son verin" dedi.

'24'ÜNDE SARAYI BOŞALTIYORSUN'

Temelli sözlerini şöyle sürdürdü:

"Partili Cumhurbaşkanı demiş ki 'faizler düşecek'. 'Para politikasını daha etkin kullanacağım' demiş. Bu nedir biliyor musunuz, Merkez Bankasına para bastıracak, ondan sonra enflasyon da kontrolden çıkacak. Yüzde 100 gibi hiper enflasyon tehdidi ortaya çıkacak. Senin bu ara yapacağın yegane iş eşyaları toplamak olsun, 24'ünde Saray'ı boşaltıyorsun.

Asgari ücret 3 bin lira olsun diyoruz. Bu ülkenin yoksulluk sınırı 6 bin liradır. Bu hesap öyle uydurulmuş bir vaat programı değildir, yoksullukla mücadele programıdır. 'Borçsuz yaşam programı'nı hayata geçireceğiz. Eğer kaynakları yeniden paylaştırıyorsanız borçları düzenlemeye ihtiyaç vardır. Öncelikle yoksulların, emekçilerin, mecbur kalarak borçlanmış olanların borçlarını silelim, yeniden yapılandıralım. önümüzdeki dönem erdoğan olmayacağı için bu daha kolay olacaktır. 'Kaynağı nereden bulacaksınız' diyorlar. Bugün inanılmaz bir israf ekonomisi var. Sadece askeri harcamalarda yapacağınız tasarruf 50 bin lira. Bize ait olan kaynaklarımız, öncelikli ihtiyaçlarımız temelinde yeniden yapılandırılmalıdır."

'BARAJ HDP'NİN DEĞİL, TÜRKİYE'NİN MESELESİ'

HDP’nin dün açıkladığı seçim programına da değinen Temelli, "Programımızı herkesle birlikte yaptık, gücümüzü buradan aldık. Türkiye'nin içinde bulunduğu ortak sorunlara ortak çözümler ürettik. Bir yanda cumhurbaşkanlığı, bir yanda milletvekili seçimi olacak. Türkiye olağanüstü hal döneminden ancak 'olağanlaştırma' dediğimiz bir politikayla çıkabilir. Önümüzdeki dönem nasıl bir siyaset izleyeceğimizi anlattık. Cumhurbaşkanımız bu yetkileri kullanmayacak. Bir geçiş süreci ili KHK'ler sürecine son vereceğiz. Bu geçiş döneminde artık 12 Eylül Anayasası'ndan kurtulacağız. Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü acilen atmamız gereken adımlardır. Güçlü bir programla yolumuza devam edeceğiz. Sayın Selahattin Demirtaş, tam da bu programı savunduğu için cumhurbaşkanı adayımızdır. Kendisi bu sistemi değiştirmeye geliyor. Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı demokratik cumhuriyet ve barış için geliyor. HDP olarak parlamentoda çok güçlü bir şekilde yer almak istiyoruz. Bir baraj meselesi var ancak bu HDP'nin değil Türkiye'nin demokrasi meselesidir. Kadınlarımız, gençlerimiz bu barajı 24 Haziran'da da yıkacaktır" dedi.

'DEMİRTAŞ'ı SERBEST BIRAKIN'

Bugün Demirtaş için mahkemeye yapılan başvuruyu hatırlatan Temelli, "Öncelikle Demirtaş'ın serbest bırakılmasını istiyoruz. Sandıklarımıza sahip çıkacağız. Tüm Türkiye halklarını sandıklara sahip çıkmaya çağırıyoruz. Artık herkes müşahittir. Biz bu ceberut iktidardan kurtulmak istiyorsak üstümüze düşeni yapacağız. Dilimiz üslubumuz HDP'ce olacak. Nefret söylemi içeren bir dil ile değil. Hep birlikte Türkiye'nin umutlu yarınları için çalışacağız.

1 OY HDP'YE, 1 OY DEMİRTAŞ'A

7 Haziran'da yarım bıraktığımız işi 24 Haziran'da tamamlıyoruz. Bunun için öncelikle Selahattin Demirtaş'ın özgür bırakılmasını istiyoruz. Şimdi tam zamanıdır, umudun yolcuları yola çıktı. Israrlı ve kararlı bir şekilde mücadelemizi yürüteceğiz, Unutmayalım, 1 oy Demirtaş'a, 1 oy HDP'ye."

 

16.05.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz