Nazım'la Aynı Koğuşta Yatan Gaziantepli Kim ?

Nazım'la Aynı Koğuşta Yatan Gaziantepli Kim ?

OKUYUNCA ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ

" Azrailin öbür adı" kitabın adı

38 ayrı cezaevinde, tam 48 yıl yatmış.Toplam 43 kişiyi öldürmüş. Yaraladıklarının sayısını bilen de yok 300 mü 500 mü?


Ama çoğunluğu , cezaevlerinde gerçekleşmiş bunların. Gardiyanlar ve cezaevi müdürleri çok çekmiş elinden. Cezaevinde uyuşturucu ve kumar içine bulaşanları temizlemiş.

Okuyunca şaşırıyorsunuz. Bir insanın bu kadar dayanma güzü olur mu diye. Olaylar nedeniyel kaç kez içşileri bakanı kendisini cezaevinde ziyaret etmiş.

Gaziantepli Abdullah Palaz'dan bahsediyorum. Dışarı çıktıktan sonra 48 gün yaşamamış bile.

Cezaevinde yattığı süreler içerisinde en çok saygı duyduğu kişi de Nazım Hikmet. Onun için bile eylem yapıyor.


Su veren adam Nazım Hikmet'ti

"Abdullah ve arkadaşları bu kez Bursa Cezaevine getirilir. Cezaevi müdürü, onları kanalizasyon çukuruna sokar. 8 saat kalırlar. Dışarı çıkarıldıklarında çoğu bayılır...

'Asker bozması kaputtan bir paltoyu omuzlarına atmış, saçları karmakarışık, gözleri çakmak çakmak, dev gibi bir adam demir parmaklıkların önüne geldi. Halimize baktı. Hiç ses çıkarmadan koşarak gitti. Elinde bir testi ve bardak ile geri geldi. Doldurup doldurup verdiği bardakla diğer arkadaşları da temizledim. Birer bardak su içtik. 'Sağ ol abi' dedim, o dev adama. Cebinden sigara paketi çıkarıp içinden üç tane kendine ayırdı, gerisini bize verdi. 'Geçmiş olsun ağalar' dedi. Arkasını dönüp gitti. O sırada bir mahkum geçiyordu.


-Şu giden adam kim?


-O mu? Şairdir, yazardır tarihçidir. Vatan hainidir. Nazım Hikmet!


-Ulan p...! Hiçbirinizin k... sıkmadı su vermeye. O verdi, onun için mi vatan haini oldu. "

Ankara'da hastanede ölüyor. ve Orada toprağa veriliyor.Ama kimse inanmıyor. Cenzesini gizlice Gaziantep'e getirip toprağa veriyorlar.Onbinlerce kişi katılıyor defin işlemine, ağıtlar yakılıyor ardından...

Ama.. İşte aması var. Cesedini kimse görmüyor.Şimdi mezarı adak adanan bir yer haline gelmiş.Ama deniyor ki;

" Cenaze esas Ankarada gömüldü. Ama oraya gömülen Abdullah Dayı değildi. O, daha fazla elini kana bulamamak için kendini ölü gibi gösterdi.Bir başka ölüyü kendi gibi göstererek, kendi yerine gömdürdü. Cenaze Antep'e gelmeyince kimse inanmadı öldüğüne. Onun için,boş bir tabut Antep'e getirildi.Tabut mühürlü olarak Antep'e geldi ve öyle gömüldü. Köydeki mezar boştur. Ankara'daki mezarda da bir başkası gömülü"

Müthiş bir efsne "Antep canavarı" Abdullah Palaz buralarda..
Yiğit bir adama ancak böyle anılır ve de bilinir Türkiye'de...

Yargılandığı cinayet sayısı 19, gizli kalmış ya da yargıya düşmemiş ya da kanıt yokluğundan beraat ettiği cinayet sayısı 24. 4 kez idam cezası verildi. 740 yıl hapis cezası yedi. 38 ayrı cezaevinde 48 yıl yattı.

Kimine göre " namus bekçisi" kimine göre "şehir eşkiyası" kimine göre de " Antep Canavarı"

Ama kendisi," Bu canavar işini gazeteciler taktı bana" diyor.

Ama gerçek olan şu yaşadığı sürece . O, gerçekten" Azrailin öbür adı"

NOT. Gazeteci-Mimar Doğan Özdinç'le Alleben Göletinin ilerisindeki TIKNATAN Köyü'ne gittim. Abdullah Dayı'nın ayrabalarıyla görüştüm. Mezarlığa gidip fotoğraf çekmek istedim. İzin vermediler. ATİLLA KARADUMAN

4.06.2020 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz