Kazdağlarında Sonbahar Güzelliği...

Kazdağlarında Sonbahar Güzelliği...

Kazdağları'nin iç kesimlerinde ise ağaç kıyımı gözleniyor.

Haber-Fotoğraf: Atilla Karaduman

Kim söylemiş bilmiyorum ama aynen şöyle " Sonbahar mevsim değil sanattır...

Zaten Vivaldi'de 4 Mevsim eserinde akıcılığı sonbahar'a vermiş...

Van Gogh en güzel resimlerinde hep sonbaharı çizmiş...

Neyse...Sözü fazla uzatmıyayım...

Sabahın erken saatleri. Oksijen merkezi Altınoluk'tan, Kazdağları'nın zirvesine çıkacağız...

Sevgili dostum Oktay Kartal, bölgeyi avucunun içi gibi biliyor.

Yine Altınoluk'tan arkadaşımız Melek Akyol'da zirveye çıkmanın heyecanını yaşıyor, aracımızın arka bölümünde...

Zeytin ve zeytinyağı merkezi olan Doyran Köyü ( şimdi mahalle) ne girip sağdaki yoldan ilerleyerek çıkmaya başlıyoruz zirveye..

Doğa bir harika... Yeşil'in her tonunu görmek mümkün... 10 dakika kadar gittikten sonra bir anda dehşete düşüyoruz...

5-6 kişilik ekip ağaç kesimi yapıyor. Resmi görevli ( taşeron da olabilir)...Sözde ormanı gençleştirme projesi imiş... Ama kesilen ağaçlara bakıyoruz ki, çoğunluğu zaten genç...Bir ara o bölgenin İngilizlere satıldığı duyumları yayılmıştı Altınoluk'ta...

Acaba yine bir maden ocağı filan mı açılacak... Üzüldük doğrusu...

Zira 46 yıllık gazetecilik yaşamımda öyle şeylere tanık olmuşluğum var ki sormayın...

Aracımızla ormanın içerisinde serüvenimiz devam ediyor...Bir anda hava sıcaklığı 11 dereceye kadar düştü...

Makkare karışımlı yolda yavaş bir şekilde seyrediyoruz. Ben fotoğraf çekmeye başladım...İki arkadaşım ise ciğerlerine oksijen çekiyor...

Ahhh. Bu şarkıların gözü kör olsun. Canım siğara çekti. Çıkarttım paketi, bir siğara aldım. Ama o da ne. Çakmak çalışmıyor...

Ulu Manitu istememiş olacak her halde...

Artık aracımızın çıkamayacağı bölgeye geldik. Oktay Kartal aracını park etti. Melek Akyol'un doğayla kucaklaşmasını bir görmenizi isterdim.

Ben gariban Atilla Karaduman ise; Ahlaya puflaya 400 metre kadar yürüdüm. Bel fıtığı böyle mi acı verirmiş...

Sonunda zirvedeyiz. Burada ormancılar için yapılmış gözetleme kulesi var. Aman Tanrım.... Bir taraf orman, karşısı Eğe Denizinin başlangıç noktası...

Ama burada da geleneksel Türk insanı izine rastladık. Şaraplar içilmiş, şişeler kırılmış. Yerde boş mermi ve tüfek kovanları var. Sonradan öğreniyoruz. Domuz avı varmış buralarda...

Oksijenimizi aldık. Güzelliğe kendimizi kaptırdık...

Artık dönüş zamanı...

İçimi bir hüzün kapladı aniden...

İçimden " Sonbahar vurgunu" şarkısını mırıldanıyorum...

Oktay Kartal ise  bir " dede vuruşu" Türküsü çalınca " deymen benim gamlı yaslı gönlüme "

Sonuçta Altınoluk'a döndük. Oktay bize Sarıyer böreği ısmarladı...

Sonuç mu ?

Harika bir gün geçirdik.

İŞTE FOTOĞRAFLAR

 

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ TIKLAYINIZ

http://gaziantephaberler.com/fotogaleri/kazdaglarinda-sonbahar-galerisi-9140.html

7.11.2018 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz