Hürriyet Gaziantepli 27 Yıllık Yazarının işine son verdi

Hürriyet Gaziantepli 27 Yıllık Yazarının işine son verdi

Faruk Bildirici, son yazısında polisin tacizini yazmıştı

Hürriyet Gazetesi, Gaziantepli Gazeteci-Yazar Faruk Bildirici ile yollarını ayırdı.

Demirören Grubu bünyesindeki Hürriyet gazetesi, Türk medyasının en saygın gazetecilerinden Faruk Bildirici ile yollarını ayırdı. Alınan bilgiye göre gazete yönetimi, Bildirici'ye artık kendisi ile birlikte çalışmak istemediğini iletti. Bildirici'nin kaleme aldığı veda yazısı yarın (4 Mart 2019) yayımlanacak.

Doğan Grubu'nun Demirören Grubu’na satılmasıyla birlikte ayrılıkların yaşandığı Hürriyet, 1992 yılından beri gazetede çeşitli görevlerde bulunan ve en son olarak okur temsilciliği görevini sürdüren Faruk Bildirici ile yollarını ayırdı.

2010 yılından beri gazetenin okur temsilciliği görevini üstlenen Bildirici, okurlardan gelen şikâyetleri, haberlere gelen erişim engellemelerini ve gazetesine yönelik eleştirileri köşesine taşıyordu. 

NEDENİ POLİSİN KADINI TACİZ HABERİ Mİ

Hürriyet’in okur temsilcisi Faruk Bildirici’nin polis tarafından taciz edilen kadının haber olarak verilmemesini eleştirdiği yazısının ardından köşesisinin kapatılması dikkat çekti. Bildirici’nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Haber, “Soylu’dan taciz iddiasına yanıt: ‘Polisin ezilmesine müsaade etmeyeceğiz’ başlığını taşıyordu.

21 Şubat’ta Hürriyet’te yayımlanan bu haberde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği’nin (TAYAD) Ankara’da yaptığı eylemde üniversite öğrencisi bir genç kızın gözaltına alındığı sırada bir polisin cinsel tacizine uğradığı” iddiasıyla ilgili açıklamalarına yer verilmişti. TBMM Genel Kurulu’ndaki tartışmalar da haberde yer alıyordu.

Oysa bu olay 16 Şubat’ta meydana gelmişti. Ertesi gün olay anına ilişkin fotoğraf ve görüntüler ortaya çıkmıştı; polislerden biri, gözaltına alınan türbanlı genç kızı araca bindirirken bir elini kızın kalçasına götürerek itiyordu. Taciz iddiaları önce sosyal medyada ortaya atıldı, tepkiler paylaşıldı; ardından internet sitelerinde yayımlandı; bazı gazetelerde çıktı. Sonraki günlerde tacize uğradığı belirtilen genç kız, Artı Gerçek internet sitesine konuştu; savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Fakat ne ilk günkü olay, ne de sonraki gelişmeler Hürriyet’te haber oldu. Ta ki, Bakan Soylu konuşana ve bu konu Meclis’te gündeme gelene kadar. Ancak o zaman basılı gazetede haberi yayımlandı. Hürriyet internette ise farklı olarak 19 Şubat’ta genç kızın suç duyurusu yayımlandı.

Hatta “Soylu’dan taciz iddiasına yanıt” haberinin çıktığı gün, genç kızla söyleşi yapan gazeteci Derya Okatan gözaltına alındı. Gazetecinin gözaltına alınması da haber olamadı; ertesi gün yine Soylu’nun bu konudaki sözleri yayımlandı.

Elbette İçişleri Bakanı ve parti sözcülerinin taciz iddiasıyla ilgili açıklamalarına gazetede yer verilmesi gerekli. Ama Bakan’ın ve politikacıların sözleri haber taşıyor ise taciz, tacize uğradığı öne sürülen genç kızın sözleri, suç duyurusu ve Ankara Emniyeti’nin konuya ilişkin açıklaması da haber değeri taşıyor demektir. Hatta asıl haber odur. Okurun olayı doğru değerlendirebilmesi için olaya ilişkin bilgilerin eksiksiz ve nesnel bir dille aktarılması gerekirdi. Unutmayalım, eksik ve tek yanlı bilgi, yanlış bilgidir.

Kuşkusuz taciz olup olmadığına yargı karar verecek. Ama şurası açık, polisin gözaltına alınan bir genç kızın kalçasına el atmaya hakkı olamaz. Genç kızın kim olduğunun ya da hangi suçlamayla gözaltına alındığının hiçbir önemi yok.”

FARUK BİLDİRİCİ KİMDİR

Faruk Bildiri 10 Kasım 1956 yılında Gaziantep, Nizip’te doğmdu.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Gazeteciliğe, Haziran 1980’de Cumhuriyet’te başladı. 12 Eylül askeri döneminde sıkıyönetim ve eğitim muhabirliği, 1983 seçimlerinden sonra da Başbakanlık, ANAP ve parlamento muhabirliği yaptı. Bir süre Haber Müdürlüğü görevinde bulunduğu Cumhuriyet’ten, Nisan 1992’de ayrıldı.

Sabah Gazetesi’nde beş ay süren parlamento muhabirliğinden sonra Ekim 1992’de Hürriyet’e geçti. Yaklaşık beş yıl Hürriyet Ankara Büro Şefi olarak görev yaptı. Bu dönemde yazı dizileri hazırladı; portre yazıları kaleme aldı. Araştırma kitapları yayınladı.

Bir süre yine Hürriyet’te araştırmacı-yazar olarak çalıştıktan sonra Mart 2002’de Ankara Temsilci Yardımcılığı’na getirildi. 2002-2003 yıllarında Tempo dergisinde “Kırlangıç Yuvası” köşesinde yazdı. 31 Ağustos 2004- 14 Mart 2005 tarihleri arasında “Anlatsam Roman Olur” başlığıyla Hürriyet gazetesinde gerçek yaşam öyküleri kaleme aldı. Bu dizide kaleme alınan öykülerden hareketle hazırlanan aynı adlı televizyon programı Kanal D’de yayınlandı.

TV8’de “Çuvaldız” (1999-2001), Cine-5’te “Üç artı Bir”, Tv 8’de “Nerede kalmıştı?” (2009) adlı programlar yaptı. Hürriyet Pazar’da “Puzzle portreler” başlığıyla yayınlanan portre söyleşileri hazırladı.

Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda,  üç dönem “Araştırmacı gazetecilik” dersleri verdi. Konuk öğretim görevlisi olarak Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde de iki dönem (2014-2015) “Parlamento muhabirliği” dersine girdi.

19 Nisan 2010 tarihinden itibaren de yaklaşık dokuz yıl Hürriyet’in Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevini yürüttü.

Yayınlanan kitapları:

Gizli Kulaklar Ülkesi (Şubat 1998)

Maskeli Leydi: Tekmili birden Tansu Çiller (Temmuz 1998),

Üniforma Slogan Biber (Şubat 1999)

Kuzum Bülent: Ecevit’e aileden mektuplar (Şubat 2000)

Siluetini Sevdiğimin Türkiyesi (Temmuz 2000)

Anıtkabir Racon Zambak (Nisan 2001) ,

Hanedanın Son Prensi: Mesut Yılmaz ve ANAP’lı yıllar (Aralık 2002)

Yemin Gecesi : Leyla Zana’nın yaşamöyküsü (Şubat 2008)

Serkis bu toprakları sevmişti (Ekim 2008)

Günahlarımızda yıkandık (Haziran 2018)

3.03.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz