Gözaltına Alınan Avukat Yaprak Türkmen Yaşadıklarını Anlattı

Gözaltına Alınan Avukat Yaprak Türkmen Yaşadıklarını Anlattı

Gözaltına Alınan Avukat Yaprak Türkmen Yaşadıklarını Anlattı

KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar, açlık grevindeki avukatlara dikkat çekmek için dilek feneri uçurmak isterken polis müdahalesi ile karşılaştı. Gözaltına alınan avukatlardan Yaprak Türkmen yaşadıklarını anlattı

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 5 avukatın açlık grevine dikkat çekmek ve onlara ses olmak için, açlık grevlerinin 30.gününde Beşiktaş’ta dilek feneri uçurmak isteyen ÇHD’li avukatlara polis müdahale etmiş ve 7 avukat şiddet görerek gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan avukatlardan Yaprak Türkmen Demarkaj‘a konuştu.

Türkmen, gözaltını anından adliye’ye getirildiği zamana kadar yaşadıklarını anlattı.

“En başından bizi gözaltına almak için gelmişlerdi”

Türkmen, alana girer girmez polislerin barikat oluşturduğunu belirterek, “Onlarla yaptığımız diyalogdan anladık ki, biz nerede dilek feneri uçurursak uçuralım bizi gözaltına alacaklar. Zaten en başından bizi gözaltına almak için gelmişlerdi. Bunu şuradan da anlıyorum, aynı gün ÇHD’nin İstanbul şubesinde basın açıklaması yaptık. İstanbul Şube Başkanımız Gökmen Yeşil, arkadaşlarımız için bir günlük destek açlık grevi yapıyordu. Aynı zamanda da bir gün önce mütaala gelmişti. Mütaalayı konuşmak istedik. Basının susturulduğu böyle bir ortamda, oraya gelen basına bize yapılan hukuksuzlukları teşhir etmemiz önemli bir işti. Bunlar onları rahatsız etti. Biz zaten basın açıklamasından sonra Beşiktaş’a indik dilek feneri için. Gözaltına da bundan dolayı bize yaptıklarını düşünüyorum.” dedi.

“Bizlere saldırırken arabanın içindeki ışığı kapattılar”

Türkmen, Çok sayıda polisin meydanda bulunduğunu belirterek, “Bizden çok çok fazla sayıda polis vardı. Alındığımız andan bırakıldığımız zamana kadar ters kelepçi tutulduk. Ters kelepçeyi kabul etmediğimiz içinde buna karşı çıktık, avukat olduğumuzu kelepçenin hangi hallerde yapılması gerektiğini anlattık. Bize ,’en iyisini biz biliriz’ dediler. Gözaltına alınan bir kişiyi tutma şekli olayın niteliğine göre şekillenir. Kaçma şüphesinin olmasına göre belirlenir. Bizim yaptığımız şey dilek feneri uçurmaydı. Polis otosunda bizden fazla polis olmasına rağmen bize ters kelepçe yaptılar. Polisler aldığı yetkiye kötüye kullandılar, keyfi davrandılar. Bununla birlikte darp etmek için sataşma halleri vardı. Polis otosunda özellikle erkek arkadaşlara darp uyguladılar. Bizlere saldırırken arabanın içindeki ışığı kapattılar. Ancak biz ne zaman slogan atsak o zaman kamerayla kayıt almaya başladılar. Kamerayla çekildiğimizi görünce neden slogan attığımızı açıklamaya başlıyorduk. Onun üzerine hemen kaydı kapatıyorlardı. Ortada slogan dışında başka bir şeyimiz yoktu. O sloganda zaten onların hukuka aykırı işlemlerden dolayıydı.” dedi.

“Polis beni tutup fırlattı”

Türkmen, karakola götürüldüklerinde erkeklerin ve kadınların farklı odalarda tutulduğunu belirten Türkmen, ters kelepçeli bir şekilde sağlık kontrolüne götürüldüklerini belirtti. Türkmen, hastane haklarını kullanmak istediklerini ancak ters kelepçeyi kabul etmedşklerini belirterek, ” ‘Hastaneye gitme, muayene olma bizim hakkımız. Biz de bu hakkı kullanmak istiyoruz, ters kelepçe yapmayın’ dedik.’ ‘Hayır ters kelepçe yapıp öyle götüreceğiz’ diye direttiler. Sonra ilk olarak bana ters kelepçe yaptılar. Ben de ‘muayene olma hakkı benim hakkım, Hukuksuz davranıyorsunuz’ dedim. Eğer ters kelepçe ile götürecekseniz ben de gelmiyorum dedim ve yere oturdum. Sonra iki polis yerden beni zorla kaldırıp boşluğa fırlattılar. Kafamı betona çarptım. İşkence sesini duyan erkek arkadaşlar, işkence karşı slogan atmaya başladılar. Sonrasında beni yerden alarak hiç umursamadan kolumdan tutarak polis otosuna götürmeye başladılar. Arkamdan da yine aynı arkadaşları aynı şekilde getirdiler.” dedi.

Türkmen, gözaltından adliye sürecine dek işkence gördüklerini belirterek, ne mahkemeye çıktıklarını ne de savcıyı gördüklerini belirtti. Türkmen, “kendimizi savunmadan hakkımızda yurt dışına çıkış yasağı verildi. Savunma hakkımız engellendi.” dedi. Ayrıca Türkmen, önümüzdeki hafta toplu bir şekilde suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

Bu süreçte baronun ve barolar birliğinin sessizliğine de değinen Türkmen, “Adaletsizliklerin ve hukuksuzlukların bu kadar yoğun yaşandığı, en üst seviyede odluğu böyle bir zamanda bizim komplo bir davayla yargılandığımız bir zamanda, dilek feneri uçurma eylemi çok naif bir protesto biçimiydi. Böyle bir eyleme ve muameleye baronun ve barolar birliğinin ses çıkarması gerekirdi.” dedi.
http://www.demarkaj.org/gozaltina-alinan-avukat-yaprak-tur…/

25.02.2019 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz