25 Kasım 2014, Salı Arşiv    İletişim    Favorilere Ekle
Gazeteci isen boyun eğmeyeceksin;
Boyun eğiyor isen gazeteciyim demeyeceksin ...
Son Dakika • ' Sınırdaki Hayatlar ' Filmleri Gaziantep'te Başlıyor...         
 
 
En Derin Çingeneyim… Yorum Yaz   |   Yazdır   |   

Gölge Adam

 

En Derin Çingeneyim…
Esat Başkaya

Çingeneler, tarihleri boyunca her ülkede azınlık olarak yaşadı, ezilen toplumların bile en çok ezdiği toplum oldu.

Efsaneye göre, Adem'den sonra İsa'dan önce iki kardeş evlenmişler, iki kardeşten üreyen nesil Çingene ismini almış. Ana yurdu Hindistan olmak üzere bütün dünyaya, dağılmışlar ve yerleşmişler. Türkiye'de de 1-2 milyon civarında oldukları biliniyor.

Osmanlı döneminde dil, din, ırk ayrılıkları olmadığı için,  Türkü, Kürdü, Arabı, Ermenisi, Çingenesine eşit davranılmış. Hepsi reaya statüsünde. 

Padişah, paşalar, asilzadeler bütünleşip reayadan vergi, asker almışlar.

Osmanlı yıkıldıktan sonra 22 milyon kilometre kareden 769 km2 toprak kalmış, haritasını ise Churchill çölde kuma çizmiş. Churchill, burası Mısır, burası Irak, burası Suriye, Ürdün, Yemen, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin sınırlarını belirlemiş. Böylece Osmanlı sömürgeleri el değiştirmiş diyebiliriz.

Türkiye sınırlarındaysa Cumhursuz Cumhuriyet kurulmuş: Türkiye Cumhuriyeti. Türklük ön plana çıkarılmış, azınlıkların başından neler gelmiş geçmiş. Herkesin bildiği olaylar… Gelelim konumuza...

Çingeneler...

Toplumlar, örneğin bizler; Allah’ın kulu, peygamberin ümmetiyiz. Çingenelerse, peygamberleri olmadığı için sadece Allah’ın kulu.
Çingeneler eski dönemlerde Allah'tan Peygamber istemişler. Bütün peygamberler erkek, Çingenelerse kadın peygamber istemiş. Tanrı'da bunu veto etmiş. Bugün hala kadın haklarına saygılı, en ileri toplum oldukları söylenebilir.
Peygamberleri olmadığı için Çingenelere “buçuk” demişler.
Nüfus cüzdanı verilmiş üzerine “Kıpti” yazılmış. Okuma ve yazma hakları engellenmiş, iş hayatına girmelerine bile izin verilmemiş. Türklerden Kürtlerden namus için yılda binlerce kadın öldürülürken, Çingeneler namus denilen kavramın kafada olduğuna inanmışlar.

Hukukun işlediği yerde aç insan olmaz. Herkes “Hukukun üstünlüğü” diyor, aslında “Hukukun üstünlüğü” yok, üstündekiler var!

Çingenelerin açlıktan ekmek, üşümekten giyecek çaldıkları söylenmiş. Bu nedenle hepsine hırsız gözüyle bakılmış. Aç insan yaşamak için çalıyorsa, bunun hırsızlık sayılması da ayrı bir konu!

Aç kalan insanın yaşamak için birinci kaygısı, karnını doyurmaktır. Açlığın, dini, dili, rütbesi, mevkisi olmaz.
Karnı doymazsa memleketi nasıl ilelebet muhafaza ve müdafaa edecektir?

Yaklaşık 2 milyon Çingenenin ölmemek, yaşamak ve karnını doyurmak için 50 senede çaldığının toplam ederi, banka boşaltan soyguncuların çaldığı miktarın binde biri kadar tutmaz.

Toplumlar, Çingeneleri ezince, ezilmişliğini unutuyor. Derin bir nefes alıyor ve mutlu oluyor.

Valileri yok, polisleri var !

Çingenelerin; Kaymakamı, Valisi, Başbakan'ı öğretmeni, milletvekili hiç olmamış. Ama; bekçisi, polisi, jandarması, savcısı, hakimi her zaman olmuştur.

Devleti 20 milyar lira dolandıran beyzadelerin, bir kamyon dosyası kaybolup, dosyaları zaman aşımına uğrarken, Ekmek çalarken polise yakalanan kişi, “Adalet Mülkün ‘Taşınmazın’ Temelidir” yazan mahkeme salonuna çıkarılıyor ve 5-10 yıl arası ceza alıyor.

Çingene bir çocuk doğduğu anda, kendisini sevmeyen, hakir gören, hakaret eden milyonları karşısında buluyor. Okul çağı geliyor, öğretmeni çingene diye en köşeye sıkıştırıyor. Sınıfta, öğretmenler, veliler, öğrenciler arasında hiç seveni, derdini açabileceği bir kişi bile yok. Okulda bir hafta zor dayanıyor ve bırakmak zorunda kalıyor. İlkokul diploması olmadığı için hiçbir yerde iş bulma olanağı kalmıyor. Çingeneden asker, polis, öğretmen, memur, devletten para alan bir kişi gördünüz mü? duydunuz mu?

Barakada doğuyor, barakada ölüyor. Barakada yağmur, kar, çamur altında, yiyip- içme, ısınma, ışık yokken nasıl yaşanır diye hiç düşündünüz mü ?
Hasta olduklarında doktorlar da Çingenelere savcı gibi muemele ediyor.

Çingeneler cellat yapıldı !

Değerli hakimler, “memleketi böleceksin” diye henüz suç oluşmadan idam cezası veriyor. Teraziye bakıyor doğru, kalemi de kırıyor. İstiklal mahkemelerinde binlerce insan asılıyor. Çingenelere de iş sahası açılmış oluyor! Çünkü Çingeneleri o dönemde idam cezalarını uygulatmak için kullanıyorlar.
İpi boyuna geçirenler toplumda en suçlu duruma düşüyor.

Buna karşın, Çingenelerin maddi durumları düzelmiyor. İdamları Çingenelere yaptırınca, kalemi kıran hakimleri aklamış oluyorlar.

Aslında kalemi kıranın ipi de takması gerekmez mi?

Çingenelerin bu durumu şairin bile mısralarında; “zavallı bir Çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer, ipi boğazıma” diye geçiyor. 

İdamlar çok şükür kalktı, iş sahaları kapandı. Ayı oynatıyorlardı, o da yasaklandı. Halbuki Çingene ayı ile aynı yerde yaşayıp, aynı odayı paylaşıyordu. Kalaycılık yapıyorlardı, alüminyum, paslanmaz çelik ve teflon çıktı. Teknoloji gelişti, kalaycılık da bitti. File, sele, sepet örüyorlardı, naylon poşetler çıktı. O iş sahası da kapandı. Elek kalbur gibi işler bitti.

Hiç kimse Çingenelere pazarlaması için mal vermedi. Toprakları olmadığı için hiç tarım yapamadılar. Tapu dairesi ile hiç işleri olmadı ama gıda ürünlerine en zengin devlet soyguncusu kadar KDV ödediler.

En ileri demokrasi Çingenelerde

Burjuva demokrasisi değil, gerçek ileri demokrasiyi en iyi uygulayan Çingenelerdir. Dil, din, renk, ırk, insan haklarına çok saygılılar.

Çingenelerden sosyal faşist, sosyal değil faşist hiç olmamıştır.

Demokrasiyi en inceliklerine kadar benimsemiş ve ‘doğuştan demokrasi’ ile doğmuşlardır. Aile içi demokrasi ile büyümüşlerdir. Yazar-çizer politikacılar gibi demokrasi havariliği yapmamışlardır. Zaten demokrat doğduğu için demokrat olduğu için gerek de duymamışlardır. Hiçbir savaşta yer almamışlardır

Çingenelerin barakalarına gittiğin zaman en ileri demokrasiyi koklarsın. Dikkatlice dinlediğin zaman Troçki ve Gandhi’yi sevdiklerini anlarsın.

Zaten Çingenelerin yapısında, damarlarındaki kanda görebilirisiniz. İnsan sevgisinin ne demek olduğunu en iyi biliyorlar o şartlarda.
Hayat dolu sevgi dolu olmak aile kültürünün üstünlüğünün belirtisi.

Bir insana Çingene demek en büyük hakaret sayılmış, Bir vatandaş öbürüne Çingene derse, dava açıyor veya saldırıyor. Daha da kötüsü bıçaklıyor.

Yaralanan mahkemeye veriyor, Çingene dediği için Hakim, 3 aydan 3 yıla ceza veriyor. Madde cezanın 33 ayını hakime bırakılmış !

Denizli’de 1970’lerde Çingene köyü yakınlarında; pamuk, kavun sebze eken köyler var. Köylüler daha topraklarını ekmeye başlamadan önce, Çingeneler pamuk çalar yastık yapar, sebze çalar yer diye önlem almak için bir Çingene öldürüyorlardı. Bu birkaç yılda bir yapılırdı.

Çingeneler karakola gidemiyor. Ölülerini karakola Muhtar bildiriyordu. Kim vurdu diye araştırma yapılmıyor, direk gömülüyorlardı. Birkaç kişi öldürüldü, ceza alan kimse olmadı.
Komşu köylüler Çingene için “öldü” demiyor, “geberdi” diyor. Ölüsüne dahi kinlerini muhafaza ediyorlar, “Çingeneden padişah yapmışlar önce babasını asmış” diyorlar.

Milletin efendisine arazi yok !

Cumhuriyet kurulduktan sonra 1925 sonlarında Köşkler çiftlikler dağıtıldı. İzmir, Aydın, Manisa, Bursa, Eskişehir’de milyonlarca dönüm arazi verildi. Hala da holdinglere verilmeye devam ediliyor.

Çadır kurdukları yerlerde, komşuları nedeniyle barınamayan Çingeneler de Ankara’ya Meclis’e çadır kurmak için 5-10 dönüm yer istemeye gidiyor. Meclis’in kapısındaki bekçiye söylüyorlar. Bekçi kafa kağıdı soruyor, bakıyor nüfuslarında “Kıpti” yazıyor.  Daha yetkili birisi geliyor ve “Biz köşkleri çiftlikleri Sudan öteden gelenlere Avrupalılara veriyoruz. Siz Orta Asya’dan Hindistan’dan gelmişsiniz. Size onların yanında iş verilecek. İstihdam yaratılacak. Siz de bütün köylüler de çalışacaklar” diyor.

Milletin efendisi olan köylüler de o dönemde Çingeneler gibi toprak sahibi olamıyor.

Çin ile Gene

Çingene: Ne kadar güzel isim. Bir şaire göre sevgili anlamına gelen zarf bir isim. Kardelen, kanarya der gibi.
Ne kadar baskı görmüşler ki, kendilerinin binlerce yıllık o güzel ismi Çingene’yi Roman diye değiştiriyorlar. Bundan kötüsü olabilir mi?

Ahmet Haşim satılarında  “Çingene, insanın tabiata en yakın kalan cinsidir. zannedilir ki, bu tunç yüzlü ve bu fağrur dişli kır sakinleri, beşeri şekle istihale etmiş bir takım yeşil ağaçlardır... Çingene bizzat bahardır” der.

Ezilenlerin bile en çok ezdiği toplum: Çingeneler. Türk, Kürt, Alman,Yunan, Rus da. Bir de Çingene deyince inceliğini güzelliği olan isim. Hemen anlarsın esprisini, seksiliğini.

“Barış içinde yaşayın”

Bir Çingene köyün kenarına çadır kurmuş. Hiç ekmek ve yiyecek yok, kadın kocasının yaptığı elek ve sepetleri satıyor. Elek satmak için köye giden kadın, ekmek yapan kadına elek satmaya çalışıyor. Ancak kadın parası olmadığını söylüyor ve takas yapmayı teklif ediyor. Ekmek yapan kadınsa, Çingenenin aç olduğunu anlayınca takas yapmıyor.
Yetişmiş kızı olan Çingene kadın, kızını komşularından bir oğlanla evlendiriyor. Onlar da sele, sepet yapacak ve satacak. Zaten kayınpederi zor pazar buluyor ve para kazanıyor. Çaresiz kalıyorlar…
Bir gün genç damat karısına bu kötü durumdan 300 koyun alarak kurtulacağını, karısından da koyunların sütünü sağmasını, süt ve peynir satabileceklerini söylüyor. Karısı da “ben koyun sağmam” diyor. “Sağacaksın”, “sağmam” derken kavga çıkıyor. Genç kadın eşini babasına şikayet ediyor. Olmayan para ile alacağı koyunlar için eşiyle kavga eden damadını çağıran adam, “Sen 300 koyun alacakmışsın bunları nerede otlatacaksın” diye soruyor. “Şu karşıki tepelerde” diyor damat. “Tepelere ben koyun sokmam, orada ben çubuk kesip, sele sepet örüyorum. Koyunlar filizleri yer sele sepet öremem” diyor. Damadı koyun almaktan vazgeçiyor. Kızını koyun sağmaktan kurtarıyor. Babası kavgayı önlüyor, “Gidin barış içinde bir arada hayalinizle yaşayın” diyor.

Boşnak dönme bile ırkına müdahale ediyor. Türk olup bir Türkiye’de en üst mevkiye kadar yükseliyor. 1.5 milyon insana işkence ediyor, 70 kişiyi idam ediyor, binlerce kişiyi sakat bırakıyor. Ve bu insan 26 yıldır besleniyor!

Bu saniyeden sonra ırkıma müdahale edemesem de en derin dönme Çingeneyim…

 

 

 
17 Agustos 2009 Yazdır   |   
 
 
Bu yazıya yapılan yorumlar (0) Yorum Yaz
 
 
Yorum bulunamadı !..
 
  WEB TV
• IŞİD'den dünyayı aya..
• Erkeklerden ' Yahhh..
• İç Çamaşırı Giymeden Sahn..
• Vedat Demircioğlu'nu..
• Adnan Hoca'nın Kedic..
 
  KÖŞE YAZILARI
Adil OKAY
VALİZİNİ KARISINA HAZIRLATAN ERKEK ' FAŞİST ' SAYILIR MI ?!
Burhan Özbey
HUKUKSUZLUK VE GAFLET
Fevzi Günenç
Ankaralı Yıllarım: (4) Hocayı cin çarpıyor
Zahide UÇAR
İnsan Kemiklerinden Saray Kuranlar
Ali Eralp
İNADINA TOPÇU KIŞLASI, İNADINA AVM
Muzaffer'in Seçtikleri
ATATÜRK DENİZİNDEN BİRKAÇ DAMLA......
Şahin ATEŞOĞLU
TAHMAZOĞLU BAŞKAN...ATMA BRE...
Nuray Çevirmen
Annemin Şarkısı /Annemin Yarası
Atilla Karaduman
Gaziantep'in ' Önemli Şahsiyetleri" Y MİŞ !
A. Mümtaz İdil
Rennan Pekünlü
Emrah AKGÜN
MY NAME İS DAVUT... DAVUTOGLU
Muazzez ARIK
Gerçek Sevgiyi Biliyor Musunuz?
Vildan Sevil
' ÖLMEZ AĞAÇ' ın Katli... Yırca, Yırcalılar...
Erkan Arkut
Bir mezhebe göre helal olan diğer mezhebe göre haram oluyor...
Nevin KOÇOĞLU
2300 YIL ÖNCESİNE TOPUK BASMAK
Ali Vefa Yurdal
CHP GAZİANTEP ; 29 EKİM CUMHURİYET FİYASKOSU
KONUK YAZAR
YAŞASIN CUMHURİYET / Arzu KÖK
Lale Dilligil
MAVİ, MAVİ, MASMAVİ...:)))))
Orhan BAHÇIVAN
Şiirde Benzek »Nazire« Dediğimiz Tür.
Prof.Dr. Levent Seçer
KARANLIK SİYASET...
Doğan ÖZDİNÇ
GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNE SORU-YORUM
Jan PAÇAL
LAF BEBELERİ
Emin NERGÜZ
Biri Ahlak mı dedi ?
ÇAPULCU MELAHAT DİYOR Kİ
100.Yıl Parkı, Mimarlar ve Mühendis Odalarının Tavrı
Sevilay ÇETE
SONUN BAŞINDAYIZ.. VAKİT ÇOK GEÇ..
Gölge Adam
YAŞASIN CUMHURİYET/ ARZU KÖK yazdı
Hasan Yelken
GÜZEL ATLAR DİYARI: KAPADOKYA
 

  KAPTAN  



  Anket
Fatma Şahin'i Başarılı Buluyor musunuz?
 
 
   
  Döviz Kurları
IMKB 100
103.081,42
IMKB 30
DOLAR
2,2190
EURO
2,7688
 
  Linkler
• www.ulusalbakis.com
• www.hakimiyetgazetesi.com
• www.herseygaziantepicin.com
Tüm linkler
 
 
  • Vefat Edenler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Hava Durumu
 

haberler  

  © 2011 GaziantepHaberler.com
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden alıntı yapılamaz
Köşe yazılarının sorumluluğu yazarlarına aittir
Anasayfa    İletişim    Künye    Reklam