Disk Tekstil İşçileri Genel Başkanı Rıdvan Budak Gaziantep'te yaptığı açıklamada, Türkiye'de yabancı kaçak işçi artışına dikkat çekti. Budak, Türkiye'nin, işsizlik sorunundan en fazla etkilenen ülkeler içerisinde olduğunu, bu rağmen ''güçlü ülke'' imajıyla ''yoksul ülkelerin yoksul insanlarını'' kendine çektiğini söyledi.
''İş bulurum'', ''aş bulurum'' umuduyla çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen yabancıların iş yerlerinde kaçak çalıştırıldığına dikkati çeken Budak, ''Bir zamanlar bizim insanımız çalışmak için Almanya'ya giderdi, şimdilerde yoksul ülkelerin vatandaşları ekmeklerini kazanmak için Türkiye'ye geliyor'' dedi.
Türkiye'nin koşullarının kaçak işçi istihdamı açısından cazip olduğunu dile getiren Budak, şöyle konuştu:
''Resmi kayıtlara göre Türkiye ekonomisinin yüzde 46'sı, benim kanaatime göre ise yüzde 50'den fazlası kayıt dışı. Kayıt dışılık, özellikle de tekstil sektöründe yaygın. Bu kaçak derdimiz, kayıt dışı derdimiz yalnız bizimle ilgili de değil. Türkiye'de başka ülkelerden 2 milyona yakın insan kaçak çalışıyor.
Bizim çevremizdeki ülkelerin önemli bir kısmı Bulgaristan, Romanya, Suriye, Irak, İran, Ermenistan, Azerbaycan gibi yoksul ülkeler. Bu ülkelerin yoksul yurttaşları Türkiye'ye doğru geliyorlar. Bazen Türkiye'yi eleştiriyor, beğenmiyoruz ama o ülkelerin insanları bizim Fransızlara, Almanlara ya da Fransa'ya, Almanya'ya özendiğimiz gibi bize özeniyorlar. Türkiye çağdaş, laik, demokrat bir ülke görünümünde olduğu için yabancıların ilgisini çekiyor.''
TÜRKİYE'DE KAÇAK ÇALIŞAN
YABANCILARIN BİLGİSİ YOK
Budak, Türkiye'deki yabancıların kayıtlarının olması gerektiğini, kendisinin bu insanların kayıtlarının olduğuna inanmadığını belirtti.
Uluslararası toplantılarda Türkiye'den, ''Avrupa ülkelerine kaçak işçi gönderen ülke'' olarak söz edildiğine dikkati çeken Budak, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bizim de bu toplantılarda karşı tez olarak öne sürmek için Türkiye'de kaçak çalışan yabancılara ilişkin bilgiye ihtiyacımız var. Ama böyle bir bilgi temin edemedik. Ama özellikle İstanbul'da kaçak yabancı işçi istihdamının yoğun olduğunu biliyoruz. Nihayetinde bu insanların her biri, bizim yurttaşlarımızın çalışması gereken işlerde çalışıyorlar, bizim yurttaşlarımızın yemesi gereken ekmeğe ortak oluyorlar.''