29 Temmuz 2014, Salı Arşiv    İletişim    Favorilere Ekle
Bu site alan adı ve tüm altyapısı ile birlikte satılıktır.
İletişim: 0532 242 92 87
Son Dakika • 1 Ölü 2'si Ağır 6 Yaralı Var...         • Cem Yılmaz'dan Arınç'a kahkaha göndermesi         • Başkan Şahin'den ' Yuvarlama' Tarifi!..         • Gaziantep Yakından Tanırdı...         • Aynı Acı 9 Yıl Sonra Yeniden Yaşandı..         • Gaziantep New York Times'da..         
 
Antepli Abdullah Palaz 43 Kişiyi Öldürmüş 09 Mart 2009
14:00
 
 
» GÜNCEL Yorum Yaz   |   Yazdır   |   
 
Başı gövdesinden ayrılarak katledilen Münevver Karabulut cinayetinin sırları henüz çözülemese de tarihimizde onlarca katil, böylesi acımasız cinayetler işledi. Ama hiçbiri yaşamı cezaevlerinde geçen, 43 cinayet işleyen katilimiz Abdullah Palaz gibi değildi. Türkiye, başı gövdesinden ayrılarak katledilen Münevver Karabulut cinayetiyle sarsıldı. Vahşi cinayetin sırları henüz çözülemese de tarihimizde onlarca katil, böylesi acımasız cinayetler işledi.

Ama hiçbiri ilk kurbanını 12 yaşında baltayla öldüren ve yaşamının neredeyse tamamını cezaevlerinde geçirmesine karşın tam 43 cinayet işleyen katilimiz Abdullah Palaz gibi değildi.

Muhakkak ki Abdullah Dayı normal bir insan değil. Kimilerine göre cani, kimilerine göre Azrail. Kimilerine göre de haksızlıklara tahammül edemeyen bir halk kahramanı. Çünkü sırf haksızlık yapıldı diye kendisini hiç ilgilendirmeyen konulara girip işlediği cinayetlerin sayısı 15'ten fazla. Bu adalet dağıtımından aldığı 2-3 idam da cabası. Kendi kendine uhrevi bir misyon biçerek, 'Ben Allahın kılıcıyım' dese de o aslında Türkiye'nin en namlı katili. Ama seri katil değil. Çünkü gerekçesiz adam öldürmüyor. Hemen hepsine bir bulaşma nedeni var.

Ya cezaevinde kumar oynatmıyor ya bir arazi anlaşmazlığını çözmek isterken sözünü dinlemeyenlere ceza kesiyor. Aslında dramı da burada başlıyor. Birisine kızdı mı veya bir haksızlık gördü mü döveyim, küfredeyim veya yaralayayım demiyor. Ona göre böyle 'adi'lere karşı tek çözüm var: Öldürmek. Cinayetlerini okurken içiniz daralıyor ama hemen hepsine bulduğu gerekçelere de şaşırmadan edemiyorsunuz.

Tabii bir de ardında bunca kan olan birinin 69 yaşında eceliyle ölme durumu var ki o da bir başka şaşkınlık konusu. Kitabı okuyunca anlıyorsunuz ki can almada olduğu kadar kendini korumada da usta. Güvenmediği kişilerin yanında içki içmiyor, silahını elinin altına almadan yatmıyor. Hangi cezaevine girerse girsin içeri silah sokmayı beceriyor. Yemek ikram edildiğinde ikram eden yemeden kaşık sürmüyor. Ve bunları 48 yıl bir yaşam prensibi haline getirerek yaşıyor. Zaten bunlar olmadan bu kadar hüküm süremezdi herhalde. İsterseniz Antep Canavarı Abdullah Palaz'ın hayatını kitaplaştıran Dr. Turhan Temuçin'le bu inanılmaz yaşam öyküsüne uzanalım...

Tanışmanız nasıl oldu?

Karacan Yayınları'nda çalışıyordum. Bir gün dev gibi bir adam içeri girdi. 17 yıl sonra tahliye olmuştu. Bıçağı aldı eline tak tak oynatıyor. Sihirbaz gibiydi. 'Benimle bıçak düellosunda kimse başa çıkamaz' derdi. Cinayetlerinin çoğu bıçak ve baltayla.

Etkilendiniz mi ondan?

Büyük acelesi vardı. 'Tez akşam oldu, yapacak işlerimiz vardı' lafı onundur. Yapacak işler dediği de şuydu. İstanbul'da akrabaları vardı. 'Onlar için adam öldürdüm, hapis yattım. Onlar yükünü alıp gitti. Yüklü para vermeleri lazım' derdi. Ankara'da kalması için zorluyordum. 'Önce Gaziantep'e gidelim, malımızın dökümünü yapalım, İstanbul'a gideyim, sonra Ankara'da otururuz' diyordu. Antep'e gitti, gelemedi.

İlk seferinde 'bir caniyle mi karşılaşıyorum' diye tedirgin oldunuz mu?

Yeğeni Mehmet'e bozulmuştu. Telefon açtı ve nasıl küfrediyor. 'Hapishanede devamlı kalmayacağım. Ona sorarım' diyordu. Sonra araları düzeldi. Tedirgindim. Her an değişebilir diye. Mülakatlar sırasında bir yeri atlamışım teypten. 40-50 saniyelik. Kasetin o boş yerini açmışım. Anlattığı şeyler yok. 'Orayı anlattım ağam' dedi. Hatırlayamıyorum. 'Anlattım bul!' dedi. Tesadüfen buldum 'oh be' dedim.
İlginç bir durum var. Siz hekimsiniz, hayat kurtarıyorsunuz. O ise tam tersi.
O normal bir insan değil. Normal insan 1 veya 2 kişiyi öldürür. 43 kişi öldürülmez

Bir de kafaya takıyor değil mi?

Öldüreceğim dediği zaman kesin öldürüyor.
Cezaevine hakim olma telaşı var mı?
Zaten hakim oluyor. Kumar oynatmıyor, uyuşturucu kullandırmıyor. Cezaevi karşı koyunca da başlıyor gardiyan vurmaya.
'Öldür öldür bitmiyor' derdi

Kendisini Allah'ın lütfu gibi görüyor.
Allah'ın Kılıcı diyordu kendisine.
Kitabı göremedi. Görseydi kitaba bu ismi vermenizi ister miydi?
İsterdi. Yaptıklarından pişman olmuyordu. 'Tahrik ettiler, Ağam bu kötüleri öldür öldür bitmiyor' derdi.
Bir orta yolu yok. Kızdığı zaman öldürüyor.
Evet. Keskin nişancı, diz kapağından vurur. 'Diz kapağından vurdun mu iflah olmaz' derdi. Ceza hukukuna çok hakimdi. İtalyan Ceza Hukuku'nu okumuş.
Hep 'çok paralıyım' diyor. Acaba 'çökme' işleri falan yapıyor mu?
Babası para ve zeytinyağı tenekesinde silah gönderiyordu. Ailesi varlıklı.
Kitapta dramatik bir son var. Karısını öldürüyorlar ve cevap veremiyor?
Karısı oğlunu öldürenin yeğeni olduğunu söylüyor. Yeğeni hapse giriyor. Solcularla kaçıyor. Bir gece 'Yenge senin yüzünden hapis yattım. Ali'yi ben öldürmedim' deyip karısını öldürüyor.
Abdullah Dayı, sadece İstanbul'da öldürdüğü küçük çocuğa üzülüyor. Bir kişi daha var üzüldüğü ama onu unuttum

Silah sesine çıkan kapıcı mı?
Hayır. 'Senin neyine silah sesine çıkıyorsun ben şahit bırakır mıyım? diye kapıcıyı öldürüyor. Üzüldüğü iki kişi var.
Karısı öldürüldükten sonra, intikamını alacağım diyor muydu?
Hiçbir şey demedi. Oğlunun katillerini öldürdükten sonra kimseyi öldürmedi.
Abdullah Dayı seri katiller gibi gerekçesiz mi öldürürdü?
Hayır. Mesela Ankara Cezaevi'nden kaçtığı zaman dağlarda geziyor. Bakıyor ki bir çoban küçük bir kıza tecavüz ediyor. Çobanın diz kapaklarına sıkıp, bekliyor. Adam tüfeğini çıkarıyor, tam nişan alacak, bir daha ateş ediyor. Pantolonu çıkarmaya başlayınca, kız yalvarıyor. Sus diyor. Çıkarıyor, altındaki pijamasını kıza giydirip, evine öyle gönderiyor.
Bir ekibi var mı?
Hiçbir zaman yanına adam tutmadı. 'Adamla uğraşamam. Yanımdaki adamı satın alırlar' derdi.
Hangi 'Baba' Abdullah Dayı'yı özellikle yanında istiyor?
Sağcı bir çocuk vardı. Defalarca geldi.
Görüştü mü Abdullah Dayı'yla?
Yok, istemedi. Branşım değil bu işler demişti.
Dayının branşı neymiş?
Adam öldürmek.
48 yıl cezaevinde yaşıyor ama dışarıda 48 gün yaşayamadan ölüyor.
İnsanlar 80, 85'e kadar yaşıyor. Bu çok erken söyledi bu lafı. Öleceği malum oldu buna herhalde. Çıktıktan sonra bir hafta burada kaldı. Sonra 15 gün beraber çalıştık. Üç gün sonra da öldü. Yani tahliyesinden sonra 25 gün içinde öldü.

Santim işini bozmazsın

Afyon Cezaevi'ne sürgün gelen Abdullah Dayı ve arkadaşları yerli mahkumların koğuşunu basmaya karar verir. 'Parmak işi' yapacaklardır. Parmak işi dedikleri ise bıçağı parmak içine alıp açıkta kalan 2 santimle hasımını yaralamaktır. Bundan sonrasını kitaptan dinleyelim:
O günkü vukuatımız, Mustafa'nın parmak işini biraz fazla kaçırmasıyla 59 yaralı, 1 ölüydü. İdamlık Mustafa seslendi:
-Artık beni asarlar değil mi? Herif öldü.
-Asamazlar. Bu bir meydan savaşıydı. Koğuşa daldığımda önce o adama ben dokunmuştum. Ne malum benim vurmamla ölmediği.
Koca Mustafa bu sözüme güldü: Sen bilirsin yaptığın işi Abdullah. Santim işini bozmazsın. Bıçağı ben kaçırdım, bunu biliyorum.

Baltanın
amanı yoktur

ANTEP Canavarı'na özgü sözler ise şöyle:
Tehlikeli olan gecikmektir. (Neden silahının ağzında mermi taşıyorsun tehlikeli değil mi diyen Turhan Temuçin'e)
Ölümle korku ortak çalışır.
Düşman sahibi adam hiçbir zaman uyuşturucu kullanmamalıdır.
Cezaevinin içinde silahlar patladığı zaman ortalık duruluncaya kadar idare işe karışmaz. Silahlar susacak, ölen ölecek ondan sonra idare işe karışacak.
Hapishanede işlediğin cinayetlerin yüzde doksanını sonu ölüm diye yaparsın.
Balta en güçlü silahtır. Amanı yoktur, bağışlaması yoktur.

Su veren adam Nazım Hikmet'ti

ABDULLAH ve arkadaşları bu kez Bursa Cezaevine getirilir. Cezaevi müdürü, onları kanalizasyon çukuruna sokar. 8 saat kalırlar. Dışarı çıkarıldıklarında çoğu bayılır...
'Asker bozması kaputtan bir paltoyu omuzlarına atmış, saçları karmakarışık, gözleri çakmak çakmak, dev gibi bir adam demir parmaklıkların önüne geldi. Halimize baktı. Hiç ses çıkarmadan koşarak gitti. Elinde bir testi ve bardak ile geri geldi. Doldurup doldurup verdiği bardakla diğer arkadaşları da temizledim. Birer bardak su içtik. 'Sağ ol abi' dedim, o dev adama. Cebinden sigara paketi çıkarıp içinden üç tane kendine ayırdı, gerisini bize verdi. 'Geçmiş olsun ağalar' dedi. Arkasını dönüp gitti. O sırada bir mahkum geçiyordu.
-Şu giden adam kim?
-O mu? Şairdir, yazardır tarihçidir. Vatan hainidir. Nazım Hikmet!
-Ulan p...! Hiçirinizin k... sıkmadı su vermeye. O verdi, onun için mi vatan haini oldu.
 
Ankarahaber
 
 
 
 
GaziantepHaberler.com 10589 defa okundu
Yazdır   |   
 
 
Bu habere yapılan yorumlar (1) Yorum Yaz
 
 
antepli
palaz aptullah gaziantebin kaleboynu köyünde defnedilmiştir kendi köyüü
 
 
  WEB TV
• Vedat Demircioğlu'nu..
• Adnan Hoca'nın Kedic..
• AH ROJA - NEVİN KOÇOĞLU .
• Başbakan Madenciye Yumruk..
• geldiği gibi halvete gird..
 
  KÖŞE YAZILARI
A. Mümtaz İdil
Bizim kuşak kaybolup gitti
Ali Vefa Yurdal
BAYRAM BENİM NEYİME !
Atilla Karaduman
Oyumu Kime Vereceğimi Açıklıyorum
Orhan BAHÇIVAN
Ardahan'a Havalimanı İstiyoruz Kardeşim...
Burhan Özbey
TOLSTOY VE MUHAMMED
Zahide UÇAR
Gözaltına alınan F Çete üyeleri bağırıyor: Haram yemedik(!)
Prof.Dr. Levent Seçer
TEZATLAR ÜLKESİNDE SANATI AĞLATANLAR...
Doğan ÖZDİNÇ
İMAR YOLUNA HAVET
Lale Dilligil
SAKIN ÖLME
Ali Eralp
ALMA MAZLUMUN AHINI, ÇIKAR AHESTE AHESTE
Nuray Çevirmen
Klahed Hamad'ın Suretinde
Bahattin Gülyuva
Ya hacı, ne söz, ne yazı kaldı!...
Murat KANLI
Cemaaetle Erdoğan Arasındaki Savaş
Emin NERGÜZ
SU’dan MUSLUK’tan DARBE GÜZELLEMELERİ
Vildan Sevil
Demokratik Seçim Oyunu Oynayalım mı?...
Nevin KOÇOĞLU
AY SİZ BİZİ YANNIŞŞŞ ANLADINIZZ....
KONUK YAZAR
FİLİSTİN: ' MODERN 'DÜNYANIN ORTAK AYIBI / Adil Okay
Bahar SAYGIN
KADININ ADI YOK...Kabus gibi bir yaşam
Emrah AKGÜN
EKMELEDDİN BİR TESTTİR
Muzaffer'in Seçtikleri
Yeşil leğendeki küçük istavrit!
Sevgi DÜNDAR
GECE GÜNAHLARI
ÇAPULCU MELAHAT DİYOR Kİ
100.Yıl Parkı, Mimarlar ve Mühendis Odalarının Tavrı
Erkan Arkut
Ölüm anında neler yaşayacağız?
Sevilay ÇETE
SONUN BAŞINDAYIZ.. VAKİT ÇOK GEÇ..
Gölge Adam
YAŞASIN CUMHURİYET/ ARZU KÖK yazdı
İshak KONYA
İsot Tarlaları İşgal Edildiğinde
Canip DOĞUTÜRK
Ant İçme Üzerine
Erdal ELGİN
EMPERYALİZMİN ORTADOĞU POLİTİKALARI
Sibel ONBAŞIOĞLU
MİSYON VE VİZYON
Hasan Yelken
GÜZEL ATLAR DİYARI: KAPADOKYA
 

  KAPTAN  


  Anket
Cumhurbaşkanlığında Kime Oy Vereceksiniz
 
 
 
 
   
  Döviz Kurları
IMKB 100
103.953,38
IMKB 30
DOLAR
2,1056
EURO
2,8292
 
  Linkler
• facebook
• google.com
• twitter.com
• www.alexa.com
• www.baidu.com
• www.canliskor.com
• www.ulusalbakis.com
• www.yandex.com.tr
• www.youtube.com
• yorumcahaber.
• amazon.com
• www.gaziantephaberler.com
• www.haberx.com
• www.hakimiyetgazetesi.com
• www.herseygaziantepicin.com
Tüm linkler
 
 
  • Vefat Edenler
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Hava Durumu
 

haberler  

  © 2011 GaziantepHaberler.com
Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden alıntı yapılamaz
Köşe yazılarının sorumluluğu yazarlarına aittir
Anasayfa    İletişim    Künye    Reklam